Minik Çocuğun Ölümüyle İlgili Dava - Son Dakika
Son Dakika Logo
Güncel

Minik Çocuğun Ölümüyle İlgili Dava

15.01.2026 18:10

Zonguldak'ta park halindeki kamyonetin altında kalan 4 yaşındaki Sarp Eymen'in ölümü davası sürecinde savcı, sürücünün 2-15 yıl hapisle cezalandırılmasını istedi.

ZONGULDAK'ta park halindeyken geri kayan su dağıtım kamyonetinin altında kalan Sarp Eymen Darıcı'nın (4) hayatını kaybettiği, annesi ile birlikte 2 kişinin de yaralandığı kazanın davasında mütalaasını veren savcı, sürücü Ömer S. (21) ile firma sahibi İsmail K.'nin 'taksirle bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına sebep olma' suçundan 2 yıldan 15'er yıla kadar hapsini istedi.

Kaza, geçen yıl 1 Aralık'ta Bahçelievler Mahallesi Işık Yönder Caddesi'nde, Ahmet Erdoğan Anaokulu önünde meydana geldi. Ömer S., 67 DD 908 plakalı su dağıtım kamyonetini, anaokulu önündeki yokuşa park edip, okula su bırakmak için indi. Bu sırada hareket eden kamyonet, okuldan çıkan Sarp Eymen Darıcı'ya, ardından da park halindeki 2 araca çarptı. Yaralanan Sarp Eymen, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Tedaviye alınan Sarp, müdahalelere rağmen kurtarılamadı. 2 Aralık'ta sürücü Ömer S. tutuklanırken firma sahibi İsmail K. serbest bırakıldı. Aynı gün minik Sarp da Devrek ilçesindeki Oğuzhan köyünde toprağa verildi. 2 sanık hakkında Zonguldak 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'ne dava açıldı.

İLK DURUŞMA GÖRÜLDÜ

Davanın bugün görülen ilk duruşmasına tutuklu sanık Ömer S., tutuksuz sanık İsmail K. ile ölen çocuğun annesi Ömürcan ile babası İlker Darıcı ve kazada yaralanan R.Y. katıldı. Olaya ilişkin savunma yapan Ömer S., "Okul kapısı kapalıydı, yönetimi aradım cevap vermediler. El frenini çekip aracı birinci vitese takıp indim ve kapıyı açmaya çalışırken birinin 'kayıyor' diye bağırdığını duydum. Ben indikten 15 saniye sonra falan araç kaymaya başlamış. Fark edince araca doğru koştum. Çocuğun araç altında kaldığını gördüm. Kendi telefonumla 112'yi aradım. Birinin çocuğu çıkardığını gördüm, 'Müdahale etmeyin, 112'yi aradım' şeklinde bağırdım. Beni duymadı ya da dinlemedi. Çocuğu çıkarıp oradan geçen sivil bir araçla hastaneye götürdüler" dedi.

'EL FRENİ SORUNUNU DAHA ÖNCE YAŞAMIŞTIM'

Araçta eksikler olduğunu, sözlü ve mesajla yöneticilerine söylediğini anlatan, SRC belgesi (ticari amaçla araç kullanan sürücüler için zorunlu mesleki yeterlilik belgesi) olmadığı tespit edilen Ömer S., "Bilirkişi raporlarında, balatalarda bazı kusurlar olduğu ve el freni seviyesinin düşük olduğu belirtiliyor. Araç bu sebeple kaymış olabilir. Araçta takoz yoktu, koyamadım. Olaydan önce ben araç içindeki el freni sorununu daha önce yaşamıştım. Sorunu mesajla şirket yetkililerine bildirdim. Araçtaki sorunlar zaman zaman söylememe rağmen sorunlar çözülmedi. Şirkette 1 yıl çalıştım. B sınıfı ehliyetim vardı. SRC gerekli olduğunu bilmiyordum. Trafik cezası yedim, şirkette başka ceza yiyenler de oldu. Topluca SRC almak için yazıldık. Ben dosya yaktım, alamadım. Yine de çalıştırmaya devam ettiler. Araçtan inerken vites birdeydi. Araçtan indim. Kayma esnasında araç tekliyor ve vitesten atıyor. Araca kazadan sonra binip vitesi bire takmam bu sebeptendir" diye konuştu.

SRC SINAVINDAN 4 KEZ KALMIŞ

SRC alması için çalışanlarında farkındalık oluşturduğunu, almaları için teşvik ettiğini ifade eden firma sahibi İsmail K., "7'nci aydan beri Ömer sınavlara girdi çıktı ama 4 kez başarısız oldu. Başarısız olması tekrar sınava girmeye engel değil. Araçta bu olaya ilişkin arıza olup olmadığını, Ömer'in yetkililere bildirip bildirmediğine dair net bir bilgim yok. Araçta bir arıza olması durumunda şoför arkadaşlar aracı servise götürür. Bunun dışında araçların yılda bir rutin muayeneleri olur. Bu muayeneden önce de herhangi bir olumsuz durumla karşılaşınca anlaşmalı olduğumuz serviste baktırırız" ifadelerini kullandı.

'OĞLUMU 2 YIL SEVEMEDİM'

Gemiadamı olarak çalıştığını, bir belgesi bile eksik olsa hiçbir deniz aracında görev alamayacağını ancak SRC belgesi olmayan birinin burada çalıştırıldığını anlatan Sarp'ın babası İlker Darıcı, "Sertifikalar olmadan çalışmam mümkün değil. Aracın üstüne çıkan arkadaş, okula, bayıra çıktığını biliyor. Madem daha önce başına geldi, neden takozun yok? Ben 4,5 yaşındaki evladımı 48 yaşındayım 2 sene sevemedim. Çünkü 14 günlük periyotlarda çalışıyorum. Hepsi suçlu. Herkes kendini savunup bu işten yırtma derdinde, adalet için buradayız. Hiçbirini affetmiyorum davamdan vazgeçmiyorum. Şikayetçiyim" dedi.

'GÖRÜNTÜSÜ GÖZÜMÜN ÖNÜNDEN GİTMİYOR'

Anne Ömürcan Darıcı da ağlayarak "Oğlum elimi tutuyordu, 'kayıyor kayıyor' diye bir ses duydum. Ben yere düşmüştüm, Sarp Eymen tekerleklerin altındaydı, görüntüsü gözümün önünden gitmiyor. Biri gelip çıkardı arabayla hastaneye götürdük. Sanık indikten kısa süre sonra kaymaya başladı. Ben el frenini görmedim. Polis ifademde el freni çekilmemiş olsa hemen kayardı, diye düşündüğümü söyledim. Sanıklardan şikayetçiyim kendi yaralanmam adına da şikayetçiyim" diye konuştu.

SAVCI, MÜTAALASINI AÇIKLADI

2 tanığın da dinlendiği duruşmada savcı mütalaasını sundu. Savcı, mütalaasında Ömer S. ve İsmail K.'nin 'taksirle bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma' suçundan 2 yıldan 15'er yıla kadar hapis ile cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme, Ömer S.'nin tutukluluğunun devamına ve mütalaaya karşı savunma için taraflara süre verilerek duruşmanın ertelenmesine karar verdi.

Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel Minik Çocuğun Ölümüyle İlgili Dava - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement