Özdağ'dan Uyuşturucu İle Mücadele Vurgusu - Son Dakika
Son Dakika Logo
Güncel

Özdağ'dan Uyuşturucu İle Mücadele Vurgusu

20.01.2026 16:58

Ümit Özdağ, uyuşturucuya karşı yasaların sıkılaştırılması ve cezaların artırılması gerektiğini belirtti.

(ANKARA)- Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, "Eğer uyuşturucu konusunda ayrı bir yasal düzenleme yapmaz ve cezaları ağırlaştırmaz isek, uyuşturucu baronlarının bütün mal varlıklarına el koymaz isek, uyuşturucu ve sanal kumar organize suç çetelerini besleyen insan kaynaklarını ortadan kaldırmaz isek, sonuç almamız mümkün değil" dedi.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Bayrampaşa Marnas Hotel'de partisinin düzenlediği kahvaltı sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Özdağ, şunları kaydetti:

"Deprem dahil her şeyi yaşadım Silivri'de arkadaşlar. Hakikaten bir gün avukat görüşünde Silivri'de oturuyoruz. Birden avukatlar da ben de sandalyelerimiz havaya fırlayarak ayağa kalktık. Çok güçlü bir deprem oldu ama Allah'a şükürler olsun yıkılan bir şey olmadı Silivri'de o gün İstanbul'da da. Zaten hapishaneyi o kadar sağlam yapmışlar ki sanırım 9 şiddetinde bir deprem bile yıkamaz ama Silivri'de haksız yere düşman ceza hukukuyla tutulanlar için Silivri'yi yıkacak bir deprem var. Ne zaman? Gelecek sene seçimlerde. O seçimlerden sonra hukuk devleti tekrar kurulduğu zaman düşman ceza hukuku uygulamaları sona erdirilip, herkes Anayasa'nın 10. maddesi uyarınca yasalar önünde siyasi görüşü, mezhebi, felsefesi ne olursa olsun eşit şekilde yargılanmaya başladığında, Silivri'den de bugün haksız yere tutuklu bulunanlar Anayasa Mahkemesi kararına rağmen içeride tutulmaya devam edilenler, serbest kalacaklar ve tutuksuz yargılanacaklardır diye düşünüyorum."

Özdağ, beklenen büyük İstanbul depremine ilişkin de "Bu deprem olsun olmasın, devletler en kötü senaryo ilkesine göre hazırlıklarını yapmak zorundadırlar. İstanbul da en kötü senaryoya, yani 6'nın üstünde bir depreme hazırlıklarını yapmak zorunda olan bir şehir" ifadelerini kullandı.

"10 bin lirayla 50 bin lira arasında yapılan ödemelerle cinayet işliyorlar"

Özdağ, İstanbul'daki suç oranlarına ilişkin veriler paylaşarak, şöyle konuştu:

"İstanbul'un yaşam kalitesinin düştüğünü, bunu biliyoruz ama aynı zamanda organize suç örgütlerinin, çetelerin, uyuşturucu çetelerinin, sanal kumar çetelerinin adeta çullandığı bir şehir. Uluslararası mafyanın yerleştiği bir şehir. Önce kara para geldi Türkiye'ye, bu bir ekonomi politikti kendiliğinden gelmedi, açıldı öyle açıldı. Önce kara para geldi, sonra kara paranın sahipleri geldiler. Türkiye'de İnterpol'ün aradığı kırmızı bültenli adamlar, mafya liderleri vatandaşlık aldılar arkadaşlar. İstanbul'un sokaklarında yabancı mafya şefleri birbirleriyle çatışıyor ve suikastlar düzenleniyor. Sadece bu mu? İstanbul'un sokaklarında yaşları 15 ile 25 yaşında adamlar 10 bin lirayla 50 bin lira arasında yapılan ödemelerle cinayet işliyorlar. Bakın önümde TÜİK'in istatistikleri var. Suça sürüklenen çocuk istatistiği; 2010 yılında yaklaşık 83 bin çocuk suça sürüklenmiş. 2023 yılında 178 bin. 14 yılda neredeyse 2 kat artmış ve artmaya devam ediyor. Aradaki yıllar da var her yıl artmış. Yani münferit değil, sistemli bir artış. ya hiç düşündünüz mü bir çocuk neden suça sürüklenir? Kötü mü doğuyor bu çocuklar? Kötü oldukları için mi suça sürükleniyorlar? Yok. Arkadaşlar, bu çocukları suça uygulanan politikalar sürüklüyor. Ülkeyi yoksullaştıran, orta sınıfı ortadan kaldıran, küçük bir azınlıkla geride kalanlar arasında açılan uçurum sürüklüyor. İstanbul'da barınma sorunu bu çocukları suça sürüklüyor. Televizyonlarda yayınlanan ve her birisinin sahte parıltılı çalışmadan ve şiddet yoluyla elde edilen parayı kutsayan dizilerle çocuklar suça sürükleniyor. Uyuşturucu patronlarının değişik kafeteryaları av alanı haline getirmeleri ve bu çocukları baştan çıkarmalarıyla ve buna karşı önlem alınmamasıyla suça sürükleniyor. Sonuçta İstanbul'da kullanılan uyuşturucu miktarının Amsterdam'da kullanılan uyuşturucudan daha fazla olduğunu devlet açıklıyor. Bu politikaya karşı da Zafer Partisi dışında bir partinin sistemli ve Türkiye'nin ulaşmış olduğu organize suç örgütlerinde Avrupa'da 1., dünyada 14. sıra gerçeğini ortadan kaldıracak politikası yok. Bir tek Zafer Partisi 'Tertemiz Türkiye Projesi'yle uyuşturucu, organize suç ve sanal kumara karşı nasıl bir siyaset izleyeceğini açıklamış durumda ve her fırsatta açıklıyoruz."

"Uyuşturucu kullanmak canlı bomba olmak gibi bir şey"

Uyuşturucu hususunda cezaların artırılması gerektiğini belirten Özdağ, şunları söyledi:

"Eğer uyuşturucu konusunda ayrı bir yasal düzenleme yapmaz ve cezaları ağırlaştırmaz isek, uyuşturucu baronlarının bütün mal varlıklarına el koymaz isek, uyuşturucu ve sanal kumar organize suç çetelerini besleyen insan kaynaklarını ortadan kaldırmaz isek, sonuç almamız mümkün değil. Biz de Zafer Partisi olarak yasayı değiştireceğimize ve cezaları arttıracağımıza, mücadeleyi sadece yurt içinde değil, Türkiye'ye yönelik her türlü uyuşturucu sevkiyatıyla yurt dışından başlayarak mücadele edeceğimize, sokak çocuklarını devletin çocukları yaparak çetelerin insan kaynaklarını kurutacağımıza, siyaset ve devlet içinde çetelerin bağlarını ağır tedbirlerle yok edeceğimize ve uyuşturucu ve sanal kumar bağımlılarına zorunlu tedavi getireceğimize dair size söz veriyoruz. Hiç kimse ben uyuşturucu kullanırım, bu benim kişisel hakkım diyemez. Uyuşturucu kullanmak canlı bomba olmak gibi bir şey."

"Kanal İstanbul Projesini durduracağız"

Özdağ, Kanal İstanbul projesine ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak şu ifadeleri kullandı:

"Geceleri 19, gündüzleri 21 milyon kişinin yaşadığı bu kentte şimdi bir de 2,5 milyon nüfusu Kanal İstanbul etrafına, çoğu yabancı, ekleme projesi. Kanal İstanbul inşa edildiği zaman Marmara Denizi'nin bir bataklığa dönüşeceği sabit biz söylemiyoruz bunu, bilim insanları söylüyor. Biyologlar söylüyor. Jeologlar söylüyor. Çünkü Kanal İstanbul'un derinliği İstanbul Boğazı'nda olduğu gibi Karadeniz'le Marmara arasında alt ve üst akıntı olmasını engelleyecek sadece üst akıntı olacak, bu da Marmara Denizi'ni hızla kirleten bir kirli su akışını beraberinde getirecek. Sadece bu mu? Balkanlardan gelen yeraltı sularının siz beton bir bariyerle İstanbul'la Trakya'yı ayırdığınız zaman İstanbul'a geçmesini engelleyecek ve bir süre sonra burada yeraltı suları kuruduğu zaman tuzlu su bu alanı denizlerden dolduracak ve geriye kalan ada, kurak bir alana dönüşecek. Neresinden bakarsanız bakın, kabul edilebilir değil. Yani İstanbul'un deprem dışında, organize suç örgütleri dışında karşı karşıya olduğu 3. büyük tehdit Kanal İstanbul tehdididir. Tehdittir Kanal İstanbul. Biz Kanal İstanbul Projesini durduracağız. Oradan arazi satın alanlara da bir müjdemiz var. O arazide küçükbaş hayvan yetiştirebilirler. Çadır da kurabilirler. Tavuk da yetiştirebilir, yumurtacılık yapabilirler satın alırız."

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel Özdağ'dan Uyuşturucu İle Mücadele Vurgusu - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement