(ANKARA) - Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi, " Suriye'nin geleceğinin silahla, zorla ve tekçilikle değil; halkların eşitliği, özgür iradesi ve demokratik ortak yaşamı temelinde kurulacağına inanıyoruz. Halep'te, Rojava'da ve Suriye'nin dört bir yanında imhaya karşı direnenlerle dayanışmamızı açıkça ilan ediyor; tüm Türkiye ve dünya halklarını da enternasyonal dayanışmaya davet ediyoruz. Katliamlara sessiz kalmayacağız" açıklamasını yaptı.
Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi Merkez Yürütme Kurulu, Suriye'de yaşanan gelişmelerle ilgili yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Halep'te Şexmeqsüd, Eşrefiye ve Süryani halkının yoğun yaşadığı Beni Zeyd mahallelerine dönük HTŞ öncülüğündeki saldırılar, Suriye'de halkların birlikte yaşam iradesine karşı yürütülen açık bir imha ve teslim alma operasyonudur. Tank, obüs, dron ve ağır silahlarla sivil yerleşimlerin hedef alınması; Suveyda'da Dürzilere, Lazkiye, Tartus ve Humus'ta Alevilere yönelen saldırıların devamı niteliğindedir. Bu tablo, HTŞ ve Colani yönetiminin Suriye'yi demokratik, çoğulcu ve barışçıl bir zeminde yönetme gibi bir niyetinin ve kapasitesinin olmadığını bir kez daha ortaya koymuştur. 2011'den bu yana akan onca kana rağmen aynı yöntemlerde ısrar edilmesi, bu yapının Suriye'yi yeni bir savaş ve kaos sarmalına sürüklemekten başka bir programı olmadığını göstermektedir.
Özellikle altı çizilmelidir ki, 10 Mart Mutabakatı kapsamında Suriye Demokratik Güçleri'nin Halep'teki Kürt mahallelerinden ağır silahlarla çekilmesini fırsata çeviren HTŞ yönetimi, bilinçli biçimde savunmasız bırakılan halklara saldırmıştır. Bu durum yalnızca bir güvenlik ihlali değil; siyasi mutabakatların fiilen ortadan kaldırılması, halk iradesinin zor yoluyla ezilmesi ve Suriye'nin çok halklı yapısının tasfiyesi anlamına gelmektedir. Kürtlerin, Alevilerin, Arapların, Süryanilerin, Ermenilerin, Dürzilerin ve Hristiyanların yüzyıllardır bir arada yaşadığı Suriye, selefi-cihadist bir azınlığın tekçi, zorba ve kanlı tahakkümüne teslim edilemez. Bu saldırıların alacağı yanıt da geçmişte BAAS rejiminin baskı ve zor politikalarının aldığı yanıttan farklı olmayacaktır.
Bu noktada Türkiye'nin rolü görmezden gelinemez. 8 Aralık 2024'ten bu yana HTŞ'ye mali, askeri ve lojistik destek sunduğu bilinen Türkiye Devleti, fiilen bu saldırıların siyasal ve ahlaki sorumluluğunu taşımaktadır. Bir yandan 'istikrar' ve 'barış' söylemleri dillendirilirken, diğer yandan Kürtlere, Alevilere ve Dürzilere karşı yürütülen imha politikalarına destek verilmesi kabul edilemez. Türkiye başta olmak üzere tüm uluslararası güçler, HTŞ'ye sağladıkları desteği derhal çekmeli; Suriye'yi yeni bir savaş alanına çeviren bu saldırganlığa son verilmesi için sorumluluk üstlenmelidir.
Bizler, Suriye'nin geleceğinin silahla, zorla ve tekçilikle değil; halkların eşitliği, özgür iradesi ve demokratik ortak yaşamı temelinde kurulacağına inanıyoruz. Halep'te, Rojava'da ve Suriye'nin dört bir yanında imhaya karşı direnenlerle dayanışmamızı açıkça ilan ediyor; tüm Türkiye ve dünya halklarını da enternasyonal dayanışmaya davet ediyoruz. Katliamlara sessiz kalmayacağız, saldırıları meşrulaştıran hiçbir politikayı kabul etmeyeceğiz. Suriye halklarının barış, özgürlük ve demokratik gelecek mücadelesi kazanacaktır."
Son Dakika › Güncel › Sosyalist Partiden Suriye Açıklaması - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?