(ANKARA) - Toplum Çalışmaları Enstitüsü'nün yayımladığı rapor, Türkiye'nin yapay zeka yarışında hangi avantajlara ve hangi kırılganlıklara sahip olduğunu ortaya koyarken, "AI Act" uyumu ve"yerli yapay zeka modeli" gibi kritik başlıklarda da somut politika önerileri sunuyor.
Ankara merkezli düşünce kuruluşu Toplum Çalışmaları Enstitüsü, "Türkiye Büyük Millet Meclisi Yapay Zeka Komisyon Raporu Üzerine: Küresel Perspektifte Analiz ve Politika Önerileri" başlıklı rapor yayımladı. Çiğdem Gizem Okkaoğlu imzasını taşıyan çalışmada, TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu'nun hazırladığı 923 sayfalık rapor küresel yapay zeka ekosistemi çerçevesinde değerlendirildi.
Raporda, TBMM Komisyon Raporu için "Türkiye'de yapay zeka alanında bugüne kadar hazırlanmış en kapsamlı kurumsal politika belgelerinden biri niteliğini taşımaktadır" ifadeleri kullanıldı.
Çalışmada, yapay zeka yarışının yalnızca teknoloji geliştirme süreci olmadığı belirtilerek, "veri, hesaplama kapasitesi, yarı iletken tedarik zincirleri, bulut altyapıları ve düzenleyici standartlar üzerinden şekillenen çok katmanlı bir küresel güç mücadelesine dönüştüğü" ifade edildi.
Raporda, ABD'nin piyasa merkezli, Çin'in devlet koordinasyonuna dayalı, Avrupa Birliği'nin ise hak temelli bir yaklaşım benimsediği kaydedildi.
Türkiye açısından ise "kendi ekonomik yapısına, kurumsal kapasitesine ve stratejik önceliklerine uygun hibrit bir yönetişim modeli geliştirebilme" ihtiyacına dikkat çekildi.
Raporda, yapay zekanın yalnızca ekonomik büyüme perspektifiyle ele alınmadığı belirtilerek, "Komisyon, yapay zekayı aynı zamanda ulusal güvenlik, toplumsal dönüşüm, kültürel üretim, hukuki düzen ve dijital egemenlik bağlamında değerlendirmektedir" değerlendirmesine yer verildi.
Çalışmada, Türkiye'nin genç nüfusu, kamu dijitalleşme kapasitesi ve savunma sanayisindeki teknolojik deneyimi avantaj alanları arasında gösterilirken; beyin göçü, veri erişim sorunları ve yüksek ölçekli hesaplama altyapısındaki eksiklikler temel kırılganlıklar arasında sıralandı.
Raporda, kısa vadeli öncelikler arasında "Türk Yapay Zeka Kanunu" hazırlık sürecinin başlatılması gerektiği belirtildi. Avrupa Birliği Yapay Zeka Tüzüğü'nün (AI Act) Türkiye açısından doğrudan ekonomik ve ticari etkileri bulunduğu ifade edildi.
Çalışmada, "AI Act'e uyum süreci, yalnızca Avrupa Birliği'ne adaylık veya mevzuat yakınsaması perspektifiyle değil; aynı zamanda Türkiye'nin ihracat kapasitesi, sanayi rekabetçiliği, yatırım ortamı ve küresel değer zincirlerindeki konumu bakımından da stratejik bir gereklilik olarak değerlendirilmelidir" denildi.
Raporda ayrıca "Türkiye Yapay Zeka Kurumu", "Veri Kurumu" ve "Kamu Yapay Zeka Genel Müdürlüğü" gibi yeni kurumsal yapılar önerildi.
Uzun vadeli hedefler arasında yerli büyük dil modeli geliştirilmesi de yer aldı. Raporda, "Dil modelleri yalnızca teknik araçlar değil; kültürel hafızayı, bilgi üretimini ve dijital kamusal alanı şekillendiren altyapılar haline gelmektedir" ifadeleri kullanıldı.
Toplum Çalışmaları Enstitüsü'nün çalışmasında, Türkçe'nin yapısal özelliklerine uygun yerli modeller geliştirilmesinin "dijital egemenlik bakımından önemli katkılar sağlayabileceği" belirtildi.
Raporda, Türkiye'nin yapay zeka alanındaki mevcut potansiyelinin güçlü olduğu ifade edilirken, ilerleyen dönemde belirleyici unsurun "stratejik vizyonun uygulama kapasitesiyle desteklenebilmesi" olacağı kaydedildi.
Son Dakika › Güncel › Türkiye'nin Yapay Zeka Raporu Yayınlandı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?