Eski Mısır'da Firavunlar için güzel kokulu bitkilerin yakılmasıyla elde edilen kokular, günümüzde önemli bir sektör haline geldi. İnsanlar artık parfüm veya deodorant kullanmadan sokağa çıkmamaya başladı. Kozmetikçiler, insanların parfüm seçerken aynı anda en fazla 3 koku denemelerini salık veriyor.
Latince, kokulu duman anlamına gelen "perfumum" kelimesinden gelen parfümün tarihi 5 bin yıl öncesine Mısırlılar'a kadar dayanıyor. Mısırlılar güneş tanrıları Ra için güneşin doğuşundan batışına dek kokulu otlar yakıyorlardı. Ölülerini ise kokulu yağlar kullanarak mumyalar, mezarlarına parfüm şişeleri ve kokulu kremler koyarlardı. Çağdaş niteliklere sahip ve bilinen ilk parfüm 14. yüzyılda, 1370 yılında yapıldı ve güzelliğiyle ünlü Macar kraliçesine atfedildi. Esans ve biberiye yağıyla alkol karışımından elde edilmiş, lavanta yağıyla zenginleştirilmiş bu karışıma, "Macar Suyu" adlı özel bir isim verilmesi de unutulmamıştı. Tarihçiler, cam sanatının ilerlemesiyle birlikte parfümün de gelişme sağladığını söyleyerek, 16. yüzyıl ve sonrasında en çok parfüm kullananların Fransızlar olduğunu aktarıyor. Ancak o dönemde hastalıklara neden olur diye vücut yerine elbiselere ve mendillere sürülüyordu. Günümüzde ise göz alan şişeleriyle birlikte parfümler ayrı bir uzmanlık ister hale geldi. Güzellik uzmanları, insanların parfüm alırken kullanılan zamana ve mekana dikkat etmelerini isteyerek, "Aynı anda en fazla 3 koku denenmeli. Daha fazla denenmesi durumunda, kokular arasındaki farkı anlama kapasitesi kayboluyor. Bu durumda sonradan beğenilmeyen bir koku satın alınabiliyor. Parfüm hakkında şişeden koklayarak karar verilmemeli. Parfümün kokusu vücut kimyanızla temas edince ortaya çıkıyor. Bileğinizin içine küçük bir miktar sürülmeli ve bir süre bekledikten sonra koklanmalı. Parfüm satın almadan önce kokunun oturması için en az 10 dakika beklenmeli. Bu sürede alkol buharlaşıyor, parfümün vücut kimyasıyla uyumu tamamlanarak gerçek kokusu ve etkisi ortaya çıkıyor" uyarısında bulunuyor. "Başkasında beğenilen bir parfüm denemeden alınmamalı, çünkü her insanın ten kimyası farklı" diyen uzmanlar, "Koku duyunuz günün ilerleyen saatlerinde keskinleştiği için parfüm almak için akşamüstlerini tercih edilmeli. Seçim yaparken her insan kendi vücut kokusunu tamamlayan kokuları tercih etmeli. Yıl boyu tek kokuya bağımlı kalınmamalı, ısı farkları kokuların yoğunluğunu etkileyebiliyor" açıklamasını yapıyor.
Kozmetikçilere göre, vücut parfümler kokularını yaymak için sıcaklık, hareket gibi faktörlere ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle parfüm sürmek açısından vücudun bazı bölgeleri ayrıcalıklı. Bunlar birkaç ana gruba ayrılıyor. Sıcak ve nemli noktalar, koltuk altları, göğüs araları, ense, kulak arkaları ve göbek kanın fazla pompalandığı bölgeler oluyor. Hareketli noktalar ise dirsekler ve diz içleri, bilek içleri, şakaklar ve boyundan oluşuyor. Uzmanlar, saçın parfümlenmesinin istenilmesi durumunda öncelikle temiz olmasına dikkat çekiyor. Kokuların birbirine karışmaması için şampuanınız kokusuz olanlar arasından seçilmeli. Saçlar, kısa ise saç diplerine, uzun ise uçlarına sıkılması yeterli. Parfümlerin pamuklu, yünlü gibi doğal lifle dokunmuş kumaşlarda çok kalıcı olduğunu söyleyen uzmanlar, "Sentetik liflerde yayılımı ve kalıcılığı azdır. Parfümün en kalıcı olduğu dokular ise kürkler ve muslin kumaştan yapılmış eşarplardır" diyor.
Güzellik uzmanlarına göre parfüm, ceket ve mantoların astarlarına, etek ve elbiselerin etek baskılarına sıkılmalı. Asla giysilere farklı parfümler sıkılmamalı. İpekli kıyafetlerde parfümler kalıcı lekeler bırakırken, sık sık parfüm değiştirenlerin vücutlarına sıkması yeterli. Mücevherlere sıkılacak parfüm ise onlara zarar verebiliyor.
Son Dakika › Magazin › İstanbul: Parfüm, İnsanlık Tarihi Kadar Eski Bir Güzellik - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.