Ankara'da terör örgütü El Kaide'ye üye olduğu iddia edilen 16 sanığın yargılandığı davada, sanıklardan Mehmet Cabir Işık'ın
"hücre evi" olarak kullandığı öne sürülen ve patlayıcı madde yapımında kullanılan maddelerin bulunduğu Sincan'daki evin sahibi, "tanık" olarak dinlendi.
Ev sahibi, "evi kiraya verdiği kişinin, duruşmaya katılan ve Işık'ın da arasında bulunduğu sanıklar olmadığını" bildirdi.
Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuklu sanık Mehmet Cabir Işık ile tutuksuz sanıklar Metin Bildirici, Turgay Güzel ve sanık avukatları katıldı.
Duruşmada, sanıklardan Mehmet Cabir Işık'ın "hücre evi" olarak kullandığı iddia edilen Sincan'daki evin sahibi Menderes Çelik, "tanık" olarak dinlendi.
Dubleks evini kiraya çıkardığı sırada cep telefonundan arayan bir kişinin evi kiralamak istediğini anlatan Çelik, yaptığı görüşmelerde, bu kişinin iki farklı cep telefonu numarasından kendisini aradığını bildirdi.
Anlaşma üzerine 12 Mayıs 2011'de eve geldiğini belirten Çelik, kendisini
"Naci Sert" olarak tanıtan kişinin, son model bir araçta beklediğini ifade etti.
Çelik, "Bana ifadem alınırken bazı fotoğraflar gösterildi ve bu kişilerden evi kiralayan olup olmadığı soruldu. Ben de olmadıklarını söyledim" dedi.
Mahkeme heyeti Çelik'e duruşma salonunda hazır bulunan sanıklar Işık, Bildirici ve Güzel'in evi kiraya verdiği kişi olup olmadığını sordu. Çelik, "Üç sanığı da inceledim. Evimi kiraya verdiğim kişi değiller. Sanıkları daha önce de görmedim" diye konuştu.
Cumhuriyet Savcısı Yıldırım Bayyurt, eksiklerin giderilmesini ve sanık Işık'ın tutukluluğunun devamını istedi.
Işık'ın avukatı Osman Karahan ise sanıklardan Metin Bildirici ve "Naci Sert sahte ismiyle evi kiralayan kişide bir gariplik olduğunu" ifade ederek,
"Bunlar, HTS ve kamera kayıtlarının dışında kalma yönünde çaba göstermişler. Bizce planlı olan bu işin içindeler" dedi.
"Sanık Bildirici'nin istihbarat amaçlı kullanıldığından" duyduğu şüpheyi dile getiren Karahan, Bildirici hakkında başka bazı suçlamalar dolayısıyla soruşturma yürütüldüğünü öne sürdü ve "Bu tarz kişilerin istihbarat güçlerince kullanılması çok kolaydır. Bu olayda bir tertip olduğunu düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. Avukat Karahan, müvekkilinin tahliyesini talep etti.
Mahkeme, "suçun vasıf ve mahiyeti, delil durumu ve kuvvetli suç şüphesi" gibi nedenlerle Işık'ın tutukluluğunun devamına karar vererek, eksiklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.
-İddianame-
İddianamede, sanıkların terör örgütü El Kaide'ye üye oldukları öne sürülerek, 17'şer yıldan 40 yıl 4'er aya kadar hapisleri isteniyor.
Sanık Işık'ın "hücre evi" olarak kullandığı öne sürülen Sincan'daki evde, Ankara'daki ABD ve Pakistan büyükelçilikleri ile Fransız Kilisesi, Uluslararası Protestan Kilisesi ve TBMM'ye ait fotoğraflar, uydu görüntüleri ile dokümanların bulunduğu kaydedilen iddianamede, iki tam otomatik silah ve bunlara ait çok sayıda fişek, bomba ve patlayıcı yapımında kullanılan maddeler ile patlayıcı düzeneklerinin hazırlanmasına ilişkin dokümanların da evde ele geçirildiği ifade ediliyor.
- ANKARA
Son Dakika › Politika › Ankara'daki El Kaide Davası - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.