Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'ın "Uluslararası Hacı Bektaş-ı Veli Anma Kültür ve Sanat Etkinlikleri"nde saldırıya uğramasına ilişkin, "Bir AK Parti hükümetinin mensubuna yumruk atan şahsı kahraman olarak görmek, ona arka çıkmak bir siyasetçiye, bir milletvekiline, bir genel başkana hiç yakışık almıyor. İşin üzücü olan tarafı budur" dedi.
Arınç, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'ın, uğradığı yumruklu saldırıyla ilgili, "olayın arkasında bir organizasyon olduğu"na işaret ettiğinin hatırlatılması ve bu konuda Bakanlar Kurulu'nda bilgi paylaşıp paylaşmadığını sorulması üzerine Arınç, Bozdağ'ın maruz kaldığı saldırıdan büyük üzüntü duyduklarını, Bakanlar Kurulu toplantısında da Bozdağ'ın, İçişleri Bakanı Muammer Güler'in ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in olayla ilgili bilgi verdiğini aktardı.
Olayı "fevkalade üzücü" olarak niteleyen Arınç, her yıl 16 Ağustos'ta yapılan törenlere katkı sağlayan kurum ve kuruluşların hükümet bağlı olduğunu, bu kurum ve kuruluşların desteği olmadan Hacı Bektaş'ta törenlerin yapılmasının mümkün olmadığını belirtti. Her yıl hükümeti temsilen bir bakanın törenlere katıldığını anımsatan Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Maalesef geçmişten bu yana orada başta CHP olmak üzere birtakım kuruluşlar gösteri yapmaktadır. Oraya hükümetimizden veya partimizden kim giderse yuhalamayı da iş edinmişlerdir. Biz yuhalanmayı göze alarak Hacı Bektaş-ı Veli pirin hürmetine, bu toplantılara her sene katılıyoruz çünkü kendini bilmez birkaç insan, ki Belediye Başkanı da gerçek Hacı Bektaş'ı temsil eden insanlar da ilçe adına söylüyorum: Bu yapılanlardan her zaman üzüntülerini ifade etmişlerdir. Biz de 'Bunu yapanlar kendini bilmez birkaç kişidir, bu bizi oraya gitmekten alıkoymasın' diye her sene gidiyoruz.
Bu sene, Sayın Başbakan Yardımcımız gitti. Ne var ki yine yuhalanmasıyla iş biteceğini zannederken, kendini bilmez birisi, özel görevli kartıyla oraya sızmış bir adam, Pazarcık Belediyesinde bir süre çalışmış ve güya bu törenlerden bir hafta önce de görevden el çektirilmiş birisi. Sayın Başbakan Yardımcımıza o kadar korumanın ve halkın içinde yumruk vurmak istedi. Bu yumruk kendisine isabet etti. Ama çok yakınında olsa ve serbest bir halde olsaydı, Allah korusun, çok daha acı verecek bir sonuç ortaya çıkabilirdi. Zannediyorum ki yanında bulunanlar tarafından engellendiği için sadece yüzüne ve burnunun bir kısmına bu yumruk isabet etti."
-"Oy ambarı olarak görüp oraya koşan insanlar, bizim gelmemize tahammül edemiyorlar"-
Olayı orada bulunan herkesin gördüğünü vurgulayan Arınç, şöyle devam etti:
"Sayın Kılıçdaroğlu, bundan sonra kürsüye çıktığında bu olayı telin etmedi. Yanlış bulduğunu da ifade etmedi. Aksine başka bir şey söyledi. Hacı Bektaş'ın sözünü hatırlattı; 'İncinsen de incitme'. Bu sözün muhatabı Bekir Bozdağ. Bekir Bozdağ'a diyor ki Kılıçdaroğlu: 'Sana bir yumruk attılar ama sen onu affet.'
Sayın Kılıçdaroğlu, yumruk atanı kınamak yerine, bunun çok ayıp, çok çirkin bir şey olduğunu söylemek yerine Hüseyin'i müdafaa edercesine 'o bir şey yapmış ama sen incinme o kadar. Sen onu affet' anlamında. Daha kötüsü, CHP'li milletvekilleri Sayın Durdu Özpolat, herhalde hemşehrisi ve yakından tanıdığı bir insan, Umut Oran ve Gökhan Günaydın, bu kişinin hemen yanına gitmek suretiyle güvenlik güçleri tarafından elleri kelepçelenip emniyet aracına götürülürken bağıra çağıra elindekini çözdürdüler ve CHP'nin aracıyla karakola gitmesine ancak izin verdiler. Umut Oran'ın fotoğrafına bakarsanız neredeyse yanaklarından öpmek üzere, herhalde tebrik ediyordu o anda. Gökhan Günaydın'ın yazdığı tweetlere bakarsanız, bu işten çok büyük memnuniyet duymuşlar. Bunlar çok çirkin şeyler. Bir AK Parti hükümetinin mensubuna yumruk atan şahsı kahraman olarak görmek, ona arka çıkmak bir siyasetçiye, bir milletvekiline, bir genel başkana hiç yakışık almıyor. İşin üzücü olan tarafı budur. Yoksa kanunlarımızda bu tür suçlara karşı verilecek cezalar belli, o kanunları da işin kötüsü biz yaptık. Önemli olan, bir siyasetçiye duyulan husumet, bu husumetin nefrete dönüşmesi ve bu nefreti kışkırtan, koruyan, kollayan bir CHP'li milletvekili grubunun da orada olması."
Olayın ardından Alevi derneklerinin de Bektaşi derneklerinin de üzüntü ifade eden bildiriler yayımlandığına işaret eden Arınç, gerçek Alevi ve Bektaşilerin bu olaydan büyük üzüntü duyduklarını, bir daha yaşanmaması için de çağrıda bulunduklarını ifade etti. Arınç, "Keşke onların yapabildiğini CHP de yapabilmiş olsaydı. Orayı kendilerine bir oy ambarı olarak görüp her sene oraya koşan insanlar, bizim gelmemize tahammül edemiyorlar. Bu tahammülsüzlüklerini çoğu zaman yuhalamakla bu kez de bir fiili saldırıyla gerçekleştirdiler" diye konuştu.
İçişleri Bakanlığının olayla ilgili olarak mülkiye müfettişleri görevlendirdiğini kaydeden Arınç, "Mülkiye müfettişleri şu anda görevlerinin başında çalışıyorlar. Bildiğim kadarıyla iki polis görevlisine işten el çektirildi, görevlerini tam yapmadıkları için. İncelemenin sonucunda başka görevliler içerisinde idari ve adli yönden yapılabilecek şey de çıkabilir. Olay bütün boyutlarıyla araştırılmaktadır. Bir kez daha yaşanmamasını hepimiz arzu ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
- Ankara
Son Dakika › Politika › Bakanlar Kurulu Toplantısı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.