Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Suriye'de iç savaşı durmak amacıyla tarafları bir araya getiren Cenevre 2 Konferansı'na ilişkin, "Çıkacak sonuçtan ümitli olmalıyız. Yani ümitsiz olmamalı, 'buradan kesinlikle bir şey çıkmaz' dememeliyiz. Madem iş bu noktaya gelmiştir, hele hele bu fotoğrafların yayınlanmasından sonra vicdan taşıyan, kalp taşıyan insanların Suriye'de yaşananlara bakışında çok önemli değişiklikler ummalı" dedi.
Başbakan Yardımcısı Arınç, Başbakanlık Merkez Bina'da düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Arınç, "Hükümetin, Cenevre 2 Konferansı'ndan beklentisi nedir, nasıl bir beklenti içerisindesiniz. Suriye ile ilgili önemli bir adım atım atılacak mı sizce" şeklindeki bir soru üzerine, şunları kaydetti:
"Cenevre Konferansı aylar öncesinde konuşuldu. Önce Haziran'da, Temmuz'da toplanacağı ifade edildi sonra kimlerin katılacağı belli olmadı. Eylül, Ekim, Kasım derken 22 Ocak'a kadar geldik. Yani dolayısıyla o tarihlerde bu soru sorulduğunda çok fazla ümitli olmadığımızı, yaşanan olaylar karşısında ifade etmiştik. Ancak büyük bir katılımla toplantı ve Türkiye bu konferansın oluşumuna veyahutta cereyanına, toplanmasına katkı verdi. Suriye'de yaşanan trajediyi, insan hakları ihlallerini, hatta katliamı, çünkü bunlar fotoğraflarla belgelendi, en çok derununda hisseden, göğsünde kalbinde taşıyan Türkiye'dir. Buna bizzat şahit oluyor. Suriye'deki dramın trajedinin bir an önce sona ermesi için kim ne yapacaksa Türkiye bunu destekler ve onlara yardımcı olur."
-"Aynı odada oturmak bile hayaldi"
Arınç, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun ciddi bir ekiple, Cenevre 2 Konferansı'nın ilk günkü toplantısına katıldığını anımsatarak, şöyle devam etti:
"Orada konuşmalar yaptı. Bu konuşmaların bazıları tartışmalı halde cereyan etti. Ama Türkiye tezlerini en güzel şekliyle ortaya koymuş oldu. Sonra, Davos'a katıldılar. Şimdi de bildiğiniz gibi Suriye'deki taraflarla yürüdüğünü bildiğimiz bir görüşme ve müzakere var. Bunun sonucunun ne olacağını doğrusu şu anda kestirmek zor. Çünkü aynı anda, aynı odada masaların bir tarafında oturmak bile hayaldi. Ama buna ikna edildiklerini düşünüyoruz. Bir taraftan El-Ahdar İbrahimi, öbür taraftan BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon ve belkide onlara etkide bulunan güçlü devletler, önemli devletler böyle bir toplantının devamını sağlamaya çalışıyorlar. Çıkacak sonuçtan ümitli olmalıyız. Yani ümitsiz olmamalı, 'buradan kesinlikle bir şey çıkmaz' dememeliyiz. Madem iş bu noktaya gelmiştir, hele hele bu fotoğrafların yayınlanmasından sonra vicdan taşıyan, kalp taşıyan insanların Suriye'de yaşananlara bakışında çok önemli değişiklikler ummalı. Eğer bu başka bir yerde olsa, başka insanlar bu şekilde Allah korusun katledilmiş olsaydı ben dünyadaki tepkinin güçlü olacağına inanırdım. Ama Suriye'de yaşanmış ve bu ölen insanların pekçoğunun inancı ve kimliği de belliyse hür dünyanın veya insan hakları diye ayağa kalkan pekçok ülkelerin bu tavır karşısında sessiz kalmasını anlamak mümkün olmadı. Dolayısıyla Cenevre 2'den ne çıkacağını zannediyorum bir kaç gün içerisinde hep beraber görmüş olacağız."
-"Mesele sadece dershane değilmiş"
Başbakan Yardımcısı Arınç, dershanelerle ilgili tasarının detaylarının sorulması üzerine de "Yani genel itibarıyla özellikle en son Bakanlar Kurulu'nda açıkladığım temel parametreler esas alınmak suretiyle bir rasyonel tasarı hazırlanmış. Yani biz bütün arkadaşlarımız, olsa olsa bu kadar olur, dediler" diye konuştu.
Söz konusu tasarının çeşitli endişeleri gideren bir düzenleme olduğunu ifade eden Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yani etüt merkezi nedir, nasıl olacaktır, okuma salonları veya diğerleri ama genelde dershanelerle ilgili, şunu söylemek istiyorum; son düzenlememizi anlattığımız gün, yani bir geçiş döneminin dershanelerimiz için tanındığı konusundaki sözlerimizin bu işin paydaşları tarafından büyük bir memnuniyetle karşılandı. Hepiniz, hatırlayacaksınız; bütün dershaneleri temsil eden dernekler, başkanlar ertesi gün geldiler, önce Milli Eğitim Bakanımızı daha sonra bendenizi ziyaret ettiler, 'bizim düşüncelerimizi, görüşlerimizi paylaştığınız için düzenlemelerde bunlara yer vereceğiniz için size teşekkür ediyoruz. Biz de buna katkı sağlayacağız' dediler.
Dolayısıyla dershane meselesinin gelecek kanun tasarısıyla çözülebileceği konusunda taraflar bir anlayış içerisinde oldu. Ama sonra başka olaylar yaşadık. O zaman şu gerçek ortaya çıktı; yani sadece dershaneler üzerinde konuşurken ve tartışırken bir kısım kişiler ve kurumlar, samimi dileklerini ortaya koymuşlar, dershanelerle, öğrencilerimizle, Milli Eğitim sistemiyle endişeleri paylaşmışlardı. Bunlara müteşekkiriz. Çünkü onların bütün söylediklerinin hemen hemen gerçekleştirilmesi için onları da dikkate alan bir çalışma yaptık. Ama o günlerde işin bu tarafına girmeden yüksek sesle bağırarak hükümeti eleştiren, bunun çok kötü sonuçlar vereceğini ifade eden, bunun bir kesimi görmezden gelmek olduğunu söyleyen ve dershaneleri kapatmakla bütün gençlerimizin sokağa döküleceğini ifade edenler, herhalde bundan memnun olmadılar ki mesele sadece dershane değilmiş, önümüze başka meseleler geldi."
-"Samimi taleplerini sonuna kadar dikkate alacağız"
"Ben dershaneler konusunda samimi düşünceler taşıyan herkes tasarıyı gördükten sonra Meclis'teki görüşmeleri esnasında, komisyonlar ve genel kurulda, hangi pozitif düzenlemenin olması gerektiğini bize söylerlerse, bu aşamadan sonra bile onlarla birlikte oluruz" diyen Arınç, şöyle devam etti:
"Ama sadece bağırıp çağırarak, hükümeti yıpratmayı, itibarsızlaştırmaya ve arkasından yaşanacak olaylara zemin hazırlamayı amaç edinenlere kötü haberim var; kusura bakmayın sizin samimiyetiniz yok. Sizler dershane konusunu sadece bir kavgayı başlatmak için ortaya koymuşsunuz. Çünkü gelişmeler onu gösteriyor. Biz samimi insanlarla, öğrencilerimizle, o dershanelerin öğretmenleriyle, o dershanelerin yöneticileriyle hem hür teşebbüsü ilgilendirmesi bakımından hem gençlerimize eğitim alanında katkı sağladığına inandığımız bu dershanelerin bundan sonra daha çok ihtiyacımız olan okullara dönüşmesi konusundaki samimi taleplerini sonuna kadar dikkate alacağız. Ama amaçları kavga olan amaçları bu zemin üzerinde başka kötülükleri gerçekleştirmek isteyenlere böyle bir primi biz vermedik herhalde onlar da vermeyeceklerdir. Zannediyorum bugün yarın tasarı internetten paylaşıma açılacaktır ve ben kendisinden rica ettim Milli Eğitim Bakanımız herhalde bir basın toplantısıyla işin detaylarını teklifin gerekçelerini sorularınız da olacaksa bu soruları da sizlere cevaplandıracaktır. Bu düzenlemenin şimdiden hayırlı olmasını diliyorum."
- Ankara
Son Dakika › Politika › Bakanlar Kurulu Toplantısı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.