Fikri Işık: "Bu nasıl diktatörlük" - - Son Dakika
Son Dakika Logo

Fikri Işık: "Bu nasıl diktatörlük" -

09.02.2014 15:28

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, "Türkiye diktatörleşiyor' diyenler, bu nasıl diktatörlük ki hükümet her alanda kendini kısıtlayan adımlar atıyor yani kendini kısıtlayarak, yetkilerini devrederek, diktatörleşen bir anlayış herhalde dünyada sadece Türkiye'de var" dedi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, "Türkiye diktatörleşiyor' diyenler, bu nasıl diktatörlük ki hükümet her alanda kendini kısıtlayan adımlar atıyor yani kendini kısıtlayarak, yetkilerini devrederek, diktatörleşen bir anlayış herhalde dünyada sadece Türkiye'de var" dedi.

İzmit ilçesindeki otelde düzenlenen kahvaltı programında basın mensuplarıyla bir araya gelen Işık, TÜBİTAK'ın yazılım çalışmalarıyla ilgili soru üzerine, Pardus yazılımını E-Devlet Projesi kapsamında TÜBİTAK'ın geliştirdiğini, bununla ilgili çalışmaların devam ettiğini, bu yazılımı çok önemsediklerini, yakında TÜBİTAK'tan detaylı brifing alacağını söyledi.

Bilgi güvenliğinin çağın en önemli tartışma alanlarından olduğunu, özellikle internet ortamında bilginin güvenli saklanması, kişilerin özellikle elektronik ortamda verilerinin korunmasının en önemli öncelik alanlarından olduğunu vurgulayan Işık, şöyle konuştu:

"Şu anda bizim de bu konuyla ilgili kanun çalışmamamız var. Bu kişisel verilerin korunması ve saklanmasıyla ilgili kanun tasarısı taslağı, şu anda zannediyorum olgunlaştı ve Meclise sevk edilmesi noktasında olması gerekiyor. Bu alanlarda da çok ciddi düzenlemeler var. Biz bunu bir taraftan hukuken teminat altına alıyoruz. 'Türkiye diktatörleşiyor' diyenler, bu nasıl diktatörlük ki hükümet her alanda kendini kısıtlayan adımlar atıyor yani kendini kısıtlayarak, yetkilerini devrederek, diktatörleşen bir anlayış herhalde dünyada sadece Türkiye'de var. Bunu özellikle vurguluyorum. İkincisi de bilgi güvenliğinin sadece kanunla korunamadığını biliyoruz. Bununla ilgili de TÜBİTAK'ta ve diğer kuruluşlarda yoğun çalışma var. O yoğun çalışmada mümkün olduğu kadar, kimsenin hakkı olmayan bir bilgiye erişmemesi ve devletin güvenliğinin elektronik ortamdaki güvenliğinin maksimize edilmesi çalışması yürüyor."

- "11 yıllık iktidar dönemimizde 7 defa halka gitmişiz"

Milli eğitim müdürlerinin değiştirilmesiyle ilgili düşüncesi sorulan Işık, "Eğer davul benim boynumdaysa, tokmak da elimde olmalı ki başarımı ve başarısızlığımı millet net değerlendirsin. Siyasette 'ya ben yapacaktım ama' gibi bir mazeret kabul olmuyor. Siyasetçi hesabını millete 5 yılda en az 3 seçimde veriyor. Siz 5 yılda 3 defa halka hesap veriyorsunuz. 11 yıllık ikidar dönemimizde 7 defa halka gitmişiz. Neredeyse 1,5 yılda bir millete hesap vermişiz. Millete hesap verilen noktada tabii ki iktidarın inisiyatif kullanması kadar doğal bir şey olamaz" şeklinde konuştu.

Eğitimin Türkiye'nin geleceği, sadece Türkiye'nin değil, dünyada şu anda hükümetlerin en fazla üzerinde yoğunlaştığı alan olduğunu dile getiren Işık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye de sadece bunu söylemde bırakmıyor. 11 yıldır bütçeden en fazla kaynağın ayrıldığı alan eğitimdir. Türkiye'de eğitimde öğretmen ve yardımcı personel oranı sürekli öğretmen lehine gelişiyor. 2014 yılının sonunda, Türkiye'de net 850 bin öğretmen oluyor ve bu 'yaklaşık 450 bin net artış' demek. Peki bir iktidarın eğitim politikalarının en kılcal noktalarına ulaşmasını kim sağlar? Eğitim bürokrasisi sağlar. Bu eğitim bürokrasisi eğer iktidarın eğitim anlayışını paylaşmıyorsa ve buna karşı direnç gösteriyorsa, o politikanın başarı şansı olur mu? Peki soruyorum size, beni eğitim politikasından dolayı mahkum edeceksiniz ama aynı zamanda eğitim politikamla ters düşen anlayışın okulda idareci olması noktasında ısrarcı olacaksınız. Şimdi bu temel bir çelişki olmaz mı? Bu açıdan baştan beri savunduğum şey şu, elbette ülkenin anayasal çizgide belirlenmiş eğitim politikası vardır. Hükümetler de bu anayasal çizgideki eğitim politikasına bağlı kalmak kaydıyla politikasını oluşturur. İdareci, bu politikanını uygulanması noktasında direnç göstermemeli. Bunu yapmadıktan sonra çok sorun olmaz."

- "Elektrikli otomobille ilgili şu anda TÜBİTAK'ta yürüyen bir projemiz de var"

"Otomotiv sektörüne verilen desteklere rağmen patent alınamıyor. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?" sorusu üzerine Işık, Türkiye'de otomotiv sektörünün gittikçe güçlendiğini, ihracatta sürekli birinci olduğunu, otomotiv yan sanayisinde ciddi patentler bulunduğunu ve her geçen gün artan faydalı modeller, tasarımlar üretildiğini vurgulayarak, otomotiv sektöründe Türkiye'nin güçlü olduğunu belirtti.

Özellikle otomotiv yan sanayisinin gittikçe gücünü artırdığını aktaran Işık, "Bu sektörü desteklemememiz Türkiye açısından kritik önemde. O sektöre verilen Ar-Ge desteklerini asla boşa atılmış para olarak görmeyiz. Proje kalitemizin yükselmesini arzu ederiz. Bir yerli otomobil markasının çıkmasının arzu ederiz ama bu şu ana kadar yapılan çalışmalar ve emeklerin yok sayılması anlamına gelmez. Türkiye, şu anda otomotiv sektöründe iyi, emin adımlarla ilerliyor. Bu sektörü de desteklemek bizim görevimiz. Çok ciddi patentler de alınıyor. Proje kalitemizi sorgulayabiliriz, her alanda olduğu gibi onu da yükseltme noktasında bulunabiliriz. Elektrikli otomobille ilgili şu anda TÜBİTAK'ta yürüyen bir projemiz de var. İyi bir mücadele, iyi bir gayret, iyi bir performans var. Biz o performansın cesaretlendirilmesini düşünüyoruz" ifadesini kullandı.

(Bitti)

Kaynak: AA

Son Dakika Politika Fikri Işık: 'Bu nasıl diktatörlük' - - Son Dakika


Advertisement