YAZICI: GREV KARARINDAKİ AMAÇ BİRİLERİNE DERS VERMEK
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, basın toplantısı düzenledi, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Yazıcı, TEK Gıda-İş Sendikası ile ÇAYKUR ve Kamu İşverenleri Sendikası arasında yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin anlaşmazlıkla sonuçlanmasının ardından alınan grev kararına yönelik bir soru üzerine, kurumun ekonomik yapısına göre müzakere yapılabileceğini söyledi. Vatandaşın ve kurumun ekonomik çıkarları gözetilirken buna paralel olarak dikkat edilmesi gerekli bir sorumluluk alanı daha olduğunu ifade eden Yazıcı, "Çay üretim mevsiminin başlayacağı bir süreçte, 'Fabrika veya alım yerlerindeki çalışmaları durdururuz' demenin Rizeliler, müstahsiller, hatta çalışanlar tarafından makul karşılanacağı düşüncesinde değilim" dedi.
'EYLEME DESTEK VERMEMELİLER'
Grev kararını basından öğrendiğini bunun üzerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ile ÇAYKUR' un bağlı olduğu Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile görüştüğünü ancak ilgili sendikanın iki bakanlıkla bir temasının olmadığını öğrendiğini ifade eden Yazıcı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hak arama süreci peşinde olan insanların bu süreçlerde hakemlik yapacak ya da etkin rol icra edebilecek kesimlerle temas kurmaları gerekir. Kurmamak, 'Bizim amacımız burada ne olursa olsun bir grev uygulamasını ortaya koymak, birilerine ders vermek' demek. Böyle bir şeye de bizim sıcak yaklaşmamız mümkün değil. Çay üretimi ile uğraşan hemşehrilerimizin, fabrikada çalışan ve alın terini döken insanlarımızın bu yaklaşımı doğru bulacakları kanısında değilim. Dünyanın hiçbir yerinde hak zorla alınmaz. Oturur, konuşursunuz. Konuşmalar imkanlara göre olur ve yapılır. ÇAYKUR işletmelerinde çalışan işçi kardeşlerime çağrıda bulunuyorum; hiç kimsenin yaş çay kampanyası dönemi başında, kaosa, çekişmeye ve kargaşaya yol açacak, insanlarımızı sıkıntıya düşürecek bir eyleme destek vermemeleri gerektiğini düşünüyorum."
'GREVE GİDEN İŞÇİLER ÜCRET ALAMAYACAK'
Yazıcı, Bakanlar Kurulu'nun grevi erteleme kararı alıp alamayacağı yönündeki bir soruya da şu yanıtı verdi:
"Ülkede yapılan eylemler ve işlemlerin sıkıntıya yol açacak boyuta varması halinde hiçbir zaman seyirci kalmayız. Bunu söyleyerek, 'Bakan bunu söyledi, tehdit etti' diye bir değerlendirme yapmanızı doğru bulmam. Elbette süreçleri takip ederiz. 'Aklın yolu tektir' deriz. O tek dediğimiz yol neyse o icraatı yaparız ama grevin de farklı açıdan bir bakışı var. Greve götürüyorsanız, o işçilerin kamudan ücret alamayacaklarını biliyorsunuz. Greve katılan işçiler kamudan alması gereken maaş ve ücretleri alamazlar. Kamu da bunu ödeyemez. O işçilerin ücretlerini sendika ödemek zorunda. Sendikanın gücü var ve ödüyorsa onu bilemem."
'TEKEL DİRENİŞİYLE ÖZDEŞLEŞTİRMEYELİM'
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, 'Biz direneceğiz, her işçinin eline 8-10 bin lira para geçecek' şeklinde değerlendirmeler duyduğunu belirterek, "Hiç kimse afaki değerlendirmelere inanarak duruşunu farklılaştırmasın. Sevgisini kine dönüştürmesin. ÇAYKUR'daki grev kararı ile daha önce Türkiye'nin yaşadığı ve hepimizi üzen Tekel işçilerinin direnişini özdeşleştirmeyelim. Ama o süreci yaşatanların Türkiye'ye bir şey kazandırmadıklarını da iyi değerlendirelim. Türkiye çok haksız bir süreç yaşadı. Gidin Tekel işçilerine sorun, yaşadıkları o süreçten memnunlar mı? Çaykur'da çalışan işçi kardeşlerimizi bütüncül bir bakışla durumu değerlendirmelerini özellikle öneriyorum" dedi.
'3.5 AYDIR KAN AKMAMASI ÖNEMLİ DEĞİL Mİ?'
Çözüm sürecine ilişkin bir soru üzerine de, 3.5 aylık dönemde hiç kimsenin kanının akmamış olması ile şehit cenazelerinin olmayışının herkesin vicdanını rahatlattığını ifade eden Yazıcı, şunları söyledi:
"Bu bile önemli bir kazanım değil mi? Türkiye bana göre terörden arınma noktasında dönülmez bir kulvara girmiştir. Bu da hükümetimizin katkıları ile Başbakanımızın duruşu ile olmuştur. Bu bir risk işidir. Bunu istismar eden unsurlar çok. Geçenlerde Tekirdağ'a gittim. Bir muhalefet partisinin yöneticisi, 'Niçin bu akil adamların sayısı 63. Şanlıurfa'nın plakası 63 de onun için. Adadaki o kişinin yaşı 63 de onun için' demiş. Bana böyle bir şey sordular, 'Şeytanla arkadaşlığım yok' dedim. Bu şeytani bir değerlendirme. Samsun'da bir hemşehrimiz, 'Dağdaki teröristleri indirip hepsine maaş mı bağlayacaksınız?' dedi. Ben de espri olsun diye, 'Siz başka bir gezegenden mi geldiniz?' diye cevap verdim. Birileri vatandaşın belleğini bu tür absürd şeylerle kirletmeye ve doldurmaya çalışıyor."
Son Dakika › Politika › Kardeşlik Rakamlarla Ölçülmez - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.