Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Artık burada yapılması gereken, yeni anayasa çağrılarına kulak tıkayan, oyalayıcı, topu taca atıcı tavırlar yerine samimi bir şekilde tekliflerin ortaya konulmasıdır. Yeni anayasa ne kadar geniş temsil kabiliyetine sahip bir yapı tarafından inşa edilirse tatbiki, uygulaması da o derece güçlü, gerçekçi olur" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ATO Kongre Merkezi'nde, Türkiye Anayasa Platformu tarafından düzenlenen "Yeni Anayasa İçin Hep Birlikte" temalı programa katıldı.
"Yeni anayasa" dedikçe birilerinin bundan çok ciddi anlamda rahatsız olduğuna işaret eden Erdoğan, "Yeni anayasadan rahatsız olanlar mevcut anayasadan memnun demektir" ifadesini kullandı.
Mevcut anayasanın, yıllar içinde yapılan tüm tadilatlara rağmen hala 1960 ve 1980 darbelerinin ruhunu taşıyan, millete karşı güvensizliğin eseri metinler olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Eskilerin güzel bir sözü var, 'Tatbiki mümkün olmayanın ıslahı da mümkün olmaz' diye. Mevcut anayasa da sürekli değiştirilmesine rağmen ıslahı mümkün olmayan bir metin durumundadır. Esasen mevcut anayasanın kurduğu siyasi ve idari düzen, işte 13 yıl bu ülkeyi yöneten partinin ve kadronun çok işine gelir ama dikkat edilirse yeni anayasa meselesi en başından beri, başbakanlığımın ilk dönemlerinden itibaren bu kadro tarafından gündeme getirilmekte, güçlü bir şekilde de talep edilmektedir" değerlendirmesinde bulundu.
Muhalefetin tutumu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işe asıl sahip çıkması gereken muhalefetin tam tersi bir tutum içinde olduğunu gördüklerini söyledi.
2011 seçimlerinin ardından bu konuda ciddi bir adım attıklarını dile getiren Erdoğan, "Meclis'te yüzde 60'lık çoğunluğu oluşturuyor olmamıza rağmen grubu bulunan her partinin eşit katılımıyla bir komisyon oluşturulmasını temin ettik. Amacımız, mümkün olan en geniş katılımlı anayasa metninin ortaya çıkmasını sağlamaktı" diye konuştu. Diğer partilerin ise anayasa metni oluşturmak için değil adeta anayasa metni oluşmasını engellemek amacıyla hareket ettiğini, bu nedenle bu komisyonun çalışmalarının akamete uğradığını belirten Erdoğan, "Peki bu durum milletimizi yeni anayasa talebinden vazgeçirdi mi? Hayır" dedi.
Erdoğan, 7 Haziran, 1 Kasım ve cumhurbaşkanlığı seçimleri yapıldığını hatırlatarak şöyle konuştu:
"Yeni anayasayı konuştuğumuz zaman meydanlar kükrüyordu. Niye? Çünkü mevcut anayasa veya anayasalar, bu vücuda dar geliyordu, dar. Artık bunu kaldırmıyor.
İşte bugün burada olduğu gibi milletimizi temsil eden her platformda yeni anayasa meselesi konuşuluyor, tartışılıyor, gündemde tutuluyor. Artık burada yapılması gereken, yeni anayasa çağrılarına kulak tıkayan, oyalayıcı, topu taca atıcı tavırlar yerine samimi bir şekilde tekliflerin ortaya konulmasıdır. Yeni anayasa, ne kadar geniş temsil kabiliyetine sahip bir yapı tarafından inşa edilirse tatbiki, uygulaması da o derece güçlü, o derece gerçekçi olur. Bunun için gerek Meclis'te temsil edilen diğer partilerin gerekse farklı görüşlere, düşüncelere sahip kesimlerin sesi olan siz sivil toplum kuruluşlarının yeni anayasa sürecine dahil olmalarını özellikle bekliyoruz.
'Barika-i hakikat müsademe-i efkardan doğar' diye biliyorsunuz bir söz var. Yani hakikatin ışığı, gerçeğin ışığı farklı fikirlerin çarpışmasıyla ortaya çıkar. Şimdi sizler bunu yapıyorsunuz, yani çoğunlukçu değil çoğulcu bir anlayışla yeni anayasanın hazırlanmasını arzu ediyoruz. Anayasa metinleri bir toplum sözleşmesidir, öyle de olmalıdır. Oysa bizdeki anayasa metinleri dayatmadır, darbe direktifleri olarak hazırlanmıştır. Burada bulunan herkes, 1960'tan itibaren darbecilerin hazırladıkları anayasalarla hayatlarını geçirdiler, hayatımızı geçirdik. Gelin darbecilerin değil bizatihi bu milletin, onun temsilcilerinin yaptığı bir anayasayı bizden sonraki nesillere armağan edelim. Bu yeni anayasa, ruhuyla, diliyle, yöntemiyle milletimizin birikimini, kültürünü, tarihini, özlemlerini yansıtan bir metin olmalıdır. Bu anayasaya baktığımız zaman millet kendini görmelidir, geleneklerini görmelidir, tarihini görmelidir. Hukukta usul, bilimde yöntem, en az esas kadar içerik kadar önemlidir."
Usulü iyi belirlemek gerekiyor
Erdoğan, yeni anayasanın yapımındaki usulü çok iyi belirlemek gerektiğine işaret ederek, 2011'deki yöntemin sonuç vermediğini gördüklerini vurguladı. Söz konusu dönemde 4 partinin 3'er temsilci verdiğini, daha sonra 47 madde üzerinde mutabakat sağlandığını anımsatan Erdoğan, "Ve çıkıyor ana muhalefetin başı diyor ki 'işte gelin bunları hiç olmazsa Meclis'ten geçirelim.' Arkadaşlarıma diyorum gidip görüşün, hadi bunu hemen halledelim. Gidiyorlar, 4 partinin de buna onay vermesi lazım. 4 parti temsilcisinin işte burada onayları var, bak buraları paraf ettiler. 'Yok genel başkanların da bu işe onay vermesi lazım.' İnanmak, dürüst olmak, bu başka bir şey. Çok önemli" ifadelerini kullandı.
Verilen aranın ardından çalışmalara tekrar başlandığını ve 60 maddeye gelindiğini belirten Erdoğan, bu defa kendisinin, "Gidin bir daha dolaşın. Eğer bu işe evet diyeceklerse evet desinler, şu 60 maddeyi çıkartalım. Ondan sonra yine devam edelim" dediğini aktardı.
Erdoğan, şunları kaydetti:
"Yine aynı cevap, 'diğer partilerin de buna evet demesi lazım'. İşte 60 maddede 4 parti temsilcilerinin onayı var. Bu temsilciler burada kim adına var? Bu partiler adına var ve buna da onay verdiklerini paraflayarak söylüyorlar. 'Yok, genel başkanların buna evet demesi lazım' ve yine yapılmıyor. Şu anda 60 madde bu şekliyle duruyor. Kimin dürüst olduğunu, kimin akşam başka, sabah başka olduğunu öğrenmek bakımından aslında bu 60 maddelik o çalışma çok önemli bir ispattır.
Şimdi sivil toplum kuruluşlarımız aracılığıyla milletimizin tüm kesimlerini de içine alacak bir anayasa yazım süreci yürütmeliyiz. Seçkinci değil, kapsayıcı. Böyle bir anayasa metnini ancak bu şekilde ortaya çıkarabiliriz. Hani zaman zaman diyorum ya 'Türk tipi başkanlık'. Onu diyorduk ya, işte bu konuda da Türkiye modeli anayasayı hazırlama başarısını ortaya koyabilmeliyiz. Bu millet, içinden bir anayasa yazabilecek, yapabilecek kadro bugüne kadar hazırlayamadı mı ya? Millet hazır da, 'ben elitim' diye geçinenler, siyasetçiler buna tam hazır değil, sıkıntı burada. Yoksa millet hazır. Millet zaten meydanlarda hep kükrüyor, bunu bekliyor. Bize göre milleti merkeze alan, 'insanı yaşat ki devlet yaşasın' ilkesiyle ifade ettiğimiz kadim yönetim geleneğimize yaslanan bir anayasa Türk tipi anayasadır."
(Sürecek)
Son Dakika › Politika › Yeni Anayasa İçin Hep Birlikte' Toplantısı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.