Antakya'nın Hafızası: Yürünebilir Tarih Turu - Son Dakika
Son Dakika Logo

Antakya'nın Hafızası: Yürünebilir Tarih Turu

20.05.2026 15:52

Tuğçe Tezer'in organize ettiği yürüyüşlerle Antakya'nın kaybolan hafızası yeniden inşa ediliyor.

Haber:  Burcu ÖZKAYA GÜNAYDIN

(HATAY) - 6 Şubat depremlerinin üzerinden 3 yılı aşkın zaman geçti. Antakya'da yalnızca yıkılan binalar değil, gündelik hayat, hafıza ve bir kente ait olma duygusu da yeniden kurulmaya çalışılıyor. Akademisyen ve araştırmacı Tuğçe Tezer, "Birlikte hatırlamanın, unutmamanın ve hafızaya sahip çıkmanın bir yolu" sloganıyla Antakya Yürünebilir Tarih Turu'nu sürdürüyor.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) Şehir ve Bölge Planlama Bölümü'nde Öğretim Üyesi Akademisyen Tuğçe Tezer'in Antakya ile bağı yıllar önce doktora çalışması sırasında başladı. Tezer, 2020'de Salt Araştırma Fonu desteğiyle hazırladığı Antakya Yürünebilir Tarih Rehberi ile yürümek ve Antakya'yı birleştirmek istediğini fakat çalışmasının 6 Şubat 2023 depremleri sonrası düşündüğünden çok daha anlamlı bir çalışmaya döndüğünü söyledi.

Tuğçe Tezer, deprem öncesinde Antakya'yı yürüyerek tanımayı ve kültürel mirasını korumayı amaçlayan yürüyüşlerini, deprem sonrası ise farklı bir anlamla sürdürmeye başladığını ifade ederek, "Artık her adım, kaybolan bir sokağı, binayı yeniden hatırlamak için atılıyor" diye konuştu.

İlk "Yürünebilir Tarih Turu", Temmuz 2024'te Evvel Temmuz Festivali kapsamında gerçekleştirildi. Mayıs ayında ise turun 15'incisi düzenlendi. Katılımcılar, Antakya'nın "Köprübaşı" olarak bilinen merkez bölgesinden başlayarak, Eski Antakya'nın sokaklarını birlikte yürüyor. Turda hem şehir içinden hem de şehir dışından katılımcılar yer alıyor. Katılımcı sayısı genellikle 30-35 kişi arasında değişiyor, bazen 70-80 kişiye kadar çıkıyor. Tuğçe Tezer, yürüyüşlerde Antakya tarihine dair kitabi bilgileri paylaşıyor, katılımcılar ise şehirle ilgili anılarını anlatıyor.

Yürüyüşler, kolektif bir hafızanın yeniden inşa edildiği alanlara dönüşüyor. Zaman zaman artık yerinde olmayan yapılar önünde duruluyor, bazen çocukluk anıları paylaşılıyor. Sokakların kokusu, dükkanların sesleri ve binaların yapısı üzerinden geçmişe dair konuşmalar yapılıyor. Tezer'e göre bu yürüyüşler sadece geçmişi anmak değil, aynı zamanda "Bu kent hala burada" diyebilmenin bir yolu. Deprem sonrası hızlanan yıkımlar, rezerv alan kararları ve yeniden inşa süreçleri, birçok Antakyalıda sadece fiziksel değil, hafızasal bir kayıp duygusu yaratıyor.

Tezer, özellikle Cumhuriyet Meydanı, Kurtuluş Caddesi ve Uzun Çarşı çevresindeki yürüyüşlerde artık var olmayan yapılarla birlikte kaybolan hayatların konuşulduğunu vurguladı ve yürüyüşlerin anlamını ise şöyle özetledi:

"Aynı zamanda güçlü bir direnç de ortaya çıkıyor. İnsanların yeniden aynı sokaklarda buluşma isteği, çocukluğunun geçtiği yerlere tekrar dönmesi, 'gitmedim, buradayım' deme hali… Belki de Antakya'nın en büyük direnci tam burada saklı. Bu yürüyüşlerde sadece bir kent anlatılmıyor; aynı zamanda birlikte iyileşmenin yolları aranıyor. Antakya artık yalnızca bir şehir değil; hafızası için mücadele eden insanların ortak hikayesi. Bugün Antakya'da yürümek, kaybolan bir kapıyı hatırlamak, artık olmayan bir sokağı zihinde yeniden kurmak ve tüm yıkıma rağmen geleceğe dair umudu birlikte taşımak anlamına geliyor."

Kaynak: ANKA

Son Dakika Yerel Antakya'nın Hafızası: Yürünebilir Tarih Turu - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement