Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "Nereden bakarsak bakalım son 9,5 yıllık süre içerisinde Türkiye'nin elde etmiş olduğu başarılar dünyanın her bir ülkesinde artık yakından takip ediliyor, takdir ediliyor" dedi.
Bazı toplantılara katılmak üzere kente gelen Babacan, Bursa Valisi Şahabettin Harput'u, Çarşamba Valilik binasında ziyaret etti.
Ali Babacan, ziyaretin ardından Valilik Toplantı Salonu'nda iş dünyası temsilcilerine hitap etti.
Salonda 34 iş dünyası örgütün temsilcisinin salonda bulunduğuna dikkat çeken Babacan, "Gerçekten iş dünyasındaki örgütlenme açısından Bursa çok ileride, aktif bir durumda. Türkiye gerçekten çok önemli bir dönüşüm süreci yaşadı, yaşıyor. Bu bir siyasi dönüşüm süreci oldu, bu bir sosyal dönüşüm süreci oldu, bu bir ekonomik dönüşüm süreci oldu. Nereden bakarsak bakalım son 9,5 yıllık süre içerisinde Türkiye'nin elde etmiş olduğu başarılar, dünyanın her bir ülkesinde artık yakından takip ediliyor, takdir ediliyor" dedi.
Türkiye'nin gerçekleştirdiği ekonomik reformlarla pek çok batı ülkesinde dahi yaptıklarından örnekler alınan bir ülke haline geldiğini dile getiren Babacan, bunun ülke için bir başarı ama aynı zamanda önemli bir fırsat olduğunu kaydetti.
"Hiçbir zaman geldiğimiz noktaya 'Artık bu başarılmıştır' diye de bakmamak lazım" diyen Babacan, şöyle devam etti:
"Yanlış uygulamalar, yanlış politikalar, güven ortamının şu ya da bu sebeple Türkiye'de bulunmaması ülkede bu elde edilen kazanımların hızla kaybına sebep olabilir. Onun için bir yandan bizler Hükümet olarak, bir yandan da sizler iş dünyası olarak tüm sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimlerle beraber hem geldiğimiz noktanın kıymetini bilmemiz gerekiyor, hem de geri dönüşüm kapılarını kapatıp daha ileri nasıl gideceğiz bunun çabası içinde olmamız gerekiyor."
-"Öngörülebilirlik, süreklilik..."-
Hükümet'in kısa vadede uyguladığı politikaların iş dünyası açısından önemine değinen Ali Babacan, "Ekonomik dengeleri sağlam tutmamız, Türkiye'nin devlet bütçesinin sağlam bir yapıya sahip olması, Türkiye'nin artık kamu borç sorununun problem olarak ortadan kalkmış olması, enflasyonun geçmiş dönemlerle mukayese edildiğinde istikrarlı bir trendi yakalamış olması, bankacılık ve finans sektörümüzün gelmiş olduğu nokta... Kuşkusuz bunlar iş dünyamız için sağlam bir veri oluşturuyor" diye konuştu.
"Öngörülebilirlik, süreklilik bizim ekonomi politikamızın çok temel unsurları" diyen Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Mümkün olduğunca yapacağımız işleri, atacağımız adımları, hedeflerimizi önceden açıklamak, iş dünyasının da kendi yaptığı işlerine bizim çizdiğimiz politikalara göre yön vermek gayretindeyiz. Şu anda ABD ve Avrupa'nın pek çok ülkesi dahil hükümetler bu özelliklerini kaybetmiş durumda. Gelecekle ilgili fazla bir politika ortaya koyamıyorlar. Çünkü 2008'in sonunda başlayan kriz, nereden bakarsak 2,5 yıl oldu, hala köklü çözümler atılmış değil. En son birkaç aydır bazı adımlar atıldı, yapılanlara bakacak olursanız sadece açıklama ile ibaret. Bu açıklamanın gerçekten yapılıp yapılmayacağını tabii yakından izlememiz gerekir."
Böyle bir ortamda Türkiye olarak farklı politikalar uyguladıklarını vurgulayan Babacan, bunun da farklı sonuçlarını olumlu bir şekilde gördüklerini söyledi.
Türkiye'nin bu yakaladığı ekonomik büyümesinin önünde özel sektörün varlığına dikkat çeken Babacan, "Ekonomik büyüme varsa ülkede bu tamamen özel sektörün aktivitesiyle olmuştur. Devlet harcamalarının şu geçmiş iki yılda ekonomik büyümemize bir katkısı yok. Pekçok ülke özellikle batıda büyümeyi devlet harcamalarıyla sağlıyor. Ancak devlet harcaması demek aynı zamanda devletin borcu demek. Eğer bu harcamayı geliriniz var da yapıyorsanız, sorun yok. Ama borcunuz zaten çok ve bunun üzerine 'Biraz daha harcama yapayım, ekonomimiz büyüsün' diyorsanız bu zaten gerçekleşmiyor. Son 3 yıl bunun acı tecrübeleri Avrupa'nın pekçok ülkesinde gösterdi. 2009 yılında 'Harcama yapacağım' diyen ülkeler, bugün çok ciddi borç krizi ile karşı karşıya kaldı."
-"İşadamı korkuyorsa, yatırım yapmıyorsa ne yaparsanız yapın..."-
Babacan, ekonomide işin özünün 'güven' olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
"Güven unsuru sağlandıktan sonra işler kolaylaşır. Güven ortamı sağlayamadığınız zaman ne yaparsanız yapın sonuç almanız çok zor. İşadamı korkuyorsa, yatırım yapmıyorsa ne yaparsanız yapın isterseniz ortalığı paraya boğun ekonomik büyüme gelmiyor. Oysa biz maliye politikasında çok sıkı duruyoruz, Merkez Bankamız asla karşılıksız tek bir kuruş basmıyor. Bankalar üzerinde zaten çok sıkı bir politika uyguluyoruz, buna rağmen büyüme var. İşte bu güven ortamı Türkiye'nin ekonomik büyümesine en büyük sebebi ve kaynağı. Hükümet olarak bunun mutlaka kıymetinin bilinmesi gerektiğini düşünüyoruz."
2012 yılının bütçesini hala bağlayamayan ülkeler olduğunu hatırlatan Babacan, "Başta ABD... Ne yapılacağı konusunda kimsenin bir fikri yok. Pek çok ülkede iş dünyası koalisyonlardan, azınlık hükümetlerinden son derece bıkmış durumda. Kiminle oturup konuşsak 'Ben önümü göremiyorum' diyor. 'Ne olacağı belli değil' diyor ve böyle bir ortamda yatırım yapmak istemiyor. Sizler ihracatta görüyorsunuz. Siparişleri küçük küçük veriyorlar. Böylesi korku ortamında maalesef iş yapmak üretim yapmak son derece zor" dedi.
- BURSA
Son Dakika › Yerel › Başbakan Yardımcısı Babacan, Bursa Valiliğinde - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.