
BDP'nin Diyarbakır'da desteklediği bağımsız milletvekili adayları, Leyla Zana, Şerafettin Elçi, Emine Ayna, Altan Tan, Nursel Aydoğan ve KCK/TM davasından tutuklu aday Hatip Dicle'nin vekili Mehmet Ali Aydın, son kez toplu halde durum değerlendirmesi yaptı.
Şerafettin Elçi, barış fırsatının doğduğunu belirterek, bu fırsatın kaçırılması halinde Türkiye halklarına haksızlık yapılmış olacağını söyledi. Kürtçe ezan okunduğu şeklindeki haberlerin yalan olduğunu belirten Altan Tan ise bunun provakasyon olduğunu savundu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, anadil vurgusunu değerlendiren Zana, "Anadil eğitimi karnımızı aynı zamanda, beynimizi, yüreğimizi ve ruhumuzu da doyuracaktır" dedi.
BDP'nin Diyarbakır'da desteklediği bağımsız milletvekili adayları, Leyla Zana, Şerafettin Elçi, Emine Ayna, Altan Tan, Nursel Aydoğan ve KCK/TM davasından tutuklu aday Hatip Dicle'nin vekili BDP İl Başkanı Mehmet Ali Aydın, Ekin Park Beybun Kafe'de 12 Haziran genel seçimleri öncesi son kez durum değerlendirmesi yaptı.
Bağımsız milletvekili adayları, kendi seçim bölgelerini tek tek anlatarak, son kez kameralar karşısında seçmenlerinden oy istedi.
"BARIŞ İÇİN SON FIRSAT"
Sırayla konuşan bağımsız adaylardan Şerafettin Elçi, barış için yeni bir fırsatın yakalandığını belirterek, "Eskiden biz halkı zorlayarak bu davanın içine çekiyorduk. Şimdi onlar bizi çekip yönlendiriyor. Bu gür ses Kürtler'i anlamayanların aklını başına getirecektir. Bu ses, barış, huzur ve güveni getirecektir. Biz buna hazırız. Şimdi barış için bir fırsat doğmuştur. Eğer devleti yönetenler bu fırsatı kaçırırsa Türkiye halkına da haksızlık etmiş olurlar" dedi.
"Diyarbakır, TÜRKİYE'NİN VİCDANIDIR"
Bu seçimde Türkiye demokrasisinin oylanacağını ifade eden Leyla Zana ise, halkın iradesini sandığa götürme kararlılığına tanık ettiklerini söyledi. Halkı yönlendirmediklerini tam tersine halkın kendilerini yanlöndirdiğini anlatan Zana, "Bu da halkın geldiği düzeyin göstergesidir. Basında geçen günlerde 'iktidarın yolu Diyarbakır'dan geçer' diye bir haber vardı. Her lider öncelikle Diyarbakır'a başvurduktan sonra politikasını belirlediğini, stratejisini çizdiğini vurgulamışlardır. Ben de iddia ediyorum Diyarbakır'ın Türkiye'nin vicdanı olduğu inancını taşıyorum.
Çünkü Diyarbakır çok acılar çekmesine rağmen hiç bir zaman felaket tellalığını yapmadı. Hiç bir zaman barış, demokrasi ve özgürlük ilkelerinden sapmadı. Diyarbakır Kürt halkının meşru mücadelesinin kimliğidir aynı zamanda. Kürt halkı artık çok hakim, sadece Türkiye gündemine değil dünya gündemine de hakim. 12 haziran günü demokrasinin ve barışın oylanacağını çok iyi biliyor Diyarbakır. Bu nedenle değil 6 vekili bütün Diyarbakır vekilliğini çıkarabilecek düzeyde sandığa gideceğini ve kendisine oy kullanacağını şimdiden ifade etmek istiyorum. Hiç kimsenin bir kaygısı olmasın" diye konuştu.
"KARAYOLLARI DEĞİL BARIŞIN YOLUNU AÇIN"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın seçim mitinglerinde sürekli olarak karayollarındaki iyileştirmeyi, ulaşımdaki kolaylığı anlattığına değinen Leyla Zana, şöyle konuştu:
"Bu seçim barış yolunun açılacağı bir seçim olacak. Sayın Başbakan zaman zaman ifade ediyor, 'yolları açtık, yolları yaptık" diyor. Doğru. Bölgenin ulaşımı çok kolaylaştırılmış. Gittiğimiz her alanda yolların açıldığını görüyoruz. Ama barış yolunun açılmadığını da görüyoruz. Barış yolu açılmadan, kara yolunda açılan hiç bir yolun pek bir yarar sağlamayacağını, bölge insanını rahatlatamayacağını da ifade ediyoruz. Barış yolu açıldığında bütün sorunların bunun akabinde çözüleceği inancını ifade etmek istiyorum. Bu kan durursa, gençlerin ölümü durdurulursa hep birlikte çok şey kazanacağımızı ve ülkenin önünün açılacağını, dünyadaki saygın yerini alacağını biliyoruz. "
"SAHADAKİ TOP ARTIK BAŞBAKAN'IN AYAĞINDA"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın seçim sonrası balkon konuşmasını merakla beklediklerine işaret eden Zana, "13 Haziran günü Başbakan'ın ülkeye hitap etmesi çok önemli ve anlamlıdır. Tümüyle sahadaki top Başbakan'ın ayağında olacak. Kürt halkı kendi iradi gücünü ortaya koymuş, barışa dair kararlılığını ifade etmiştir. Bundan sonrası devletin, hükümetin de bir bütün olarak devletin vereceği kararla açıklanacaktır. Toplum 13 haziran günü büyük bir sabırla adeta nefesini tutarak beklemektedir. Umuyor ve diliyoruz ki en önemli yol olan barış yolu, o gün startını verecektir. Ülke rahat bir nefes alacaktır" şeklinde konuştu.
"ANA DİLDE EĞİTİM, BU TOPLUMU AYAKTA TUTAN YEGANE ETKENDİR"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Diyarbakır mitingi sırasında söylediği, "Anadilde eğitim anayasa girerse karnınız doyacak mı?" şeklindeki sözüne cevap veren Leyla Zana, "Karnımızı doyurmuyor, ama karnımız neden aç? O'na bakmak lazım. Eğer bu ülkede inkar, asimilasyon ve yok etme politikaları olmasaydı, karnımız da tok olurdu. Topraklarımız bizi de Türkiye halklarını da doyurabilecek verimlilikte ve zenginliktedir. Eğer bugün bölge insanımız açsa, savaştan kaynaklı nedenlerden dolayıdır. Anadil eğitimi karnımızı doyuracaktır, aynı zamanda, beynimizi, yüreğimizi ve ruhumuzu da doyuracaktır. Sayın Bahçeli'nin karın doyurmaz dediği şey aslında bu toplumu ayakta tutan yegane etkendir. Bir insan kendi dilini konuyaşamıyorsa, yazamıyorsa okuyamıyorsa, o insan insan olmaktan çıkmıştır. O nedenle sayın Bahçeli'nin ifade ettiği sözün hayatın gerçekliği ile bağdaşmadığını ifade etmek istiyorum" dedi.
"KÜRTÇE EZAN, AKP'NİN PROVOKASYONUDUR"
BDP çadırlarında Kürtçe ezan okunduğu şeklindeki bir soruyu yanıtlayan Diyarbakır bağımsız milletvekili adayı Altan Tan, bunun kabul edilebilir durum olmadığını söyledi. AK Parti'yi çöplükte dane arayan ancak kırıntılarla idare eden yaşlı horoza benzeten Tan, "Bu uygulama kabul edilemez. Kürtler de asla böyle bir şeyi kabul edemez. Bu tip beyanatlar provokasyondur. Son günlerde sıkışan AK Parti iktidarı, din elinden gidince ne yapacağını şaşırdı. Şaşırınca da çöplükte dane arayan yaşlı horozlar gibi kırıntıların peşine düşüyor. Kürt halkı müslümandır.
Kemalistlerin Türkçe ezan kararına karşı en büyük direniş, Kürtler arasında olmuştur. Silvanlı Mele (imam) Hüseyni Küçük efendi ezan Arapça olana kadar camiye gitmemiştir. Böyle bir halkın evlatlarıdır Kürtler. Bu provokasyona asla gelmeyeceğiz. Eğer kastı aşan bir şekilde dil sürçmesi veya şaşkınlık veya sapkınlık içerisinde olanlar varsa da biz onlara hadlerine bildireceğiz. Tıpkı Kemalistler'e bildirdiğimiz gibi" şeklinde sert bir dille yanıtladı.
Son Dakika › Güncel › Altan Tan: 'Kürtçe Ezan, AKP'nin Provokasyonudur' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.