3 Mayıs Milliyetçiler Günü 2. Türk Gençlik Kurultayı - Son Dakika
Son Dakika Logo
Politika

3 Mayıs Milliyetçiler Günü 2. Türk Gençlik Kurultayı

3 Mayıs Milliyetçiler Günü 2. Türk Gençlik Kurultayı
03.05.2014 19:05

MHP Genel Başkanı Bahçeli: (2) "Bu tarihten sonra büyük Türk milleti için dönülecek başka toprak parçası, gidilecek başka göç güzergahı ve verilecek başka vatan köşesi asla, ama asla kalmamıştır" "Burasının adı Türkiye Cumhuriyeti, milletinin adı ise büyük Türk milletidir.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Bu tarihten sonra büyük Türk milleti için dönülecek başka toprak parçası, gidilecek başka göç güzergahı ve verilecek başka vatan köşesi asla, ama asla kalmamıştır. Burasının adı Türkiye Cumhuriyeti, milletinin adı ise büyük Türk milletidir" dedi.

Bahçeli, "3 Mayıs Milliyetçiler Günü 2. Türk Gençlik Kurultayı"nda yaptığı konuşmada, Türk milletinin Balkanlar, Kafkaslar, Ortadoğu, Afrika ve Hicaz Yarımadası'ndan tıpkı kar gibi eriye eriye çekildiğini, kuruyan dal gibi düştüğünü, çığ gibi bağıra çarpan ayrılıklarla Anadolu'ya sığındığını söyledi.

Emparyalizmin Osmanlı İmparatorluğunun topraklarını öğüttüğünü, buna rağmen Türk milletinin küllerinden yeniden doğduğunu anlatan Bahçeli, "Biz Hasan Onbaşıların, Seyit Onbaşıların, Nene Hatunların, Sütçü İmamların, Ezineli Yahya Çavuşların, Mustafa Kemallerin, Kazım Karabekirlerin, cepheden cepheye kan ve can takviyesi yapan yüz binlerce millet evladının sayesinde bugün buradayız" diye konuştu.

Türk milletinin geçmişte yaşadığı travmalardan, acılardan, ihanetlerden ders çıkardığını ifade eden Bahçeli, şöyle devam etti:

"Şunu kesinlikle söylüyor ve idrak hastalığına yakalanan milli seciye yoksunlarına bildiriyorum:  Bu tarihten sonra büyük Türk milleti için dönülecek başka toprak parçası, gidilecek başka göç güzergahı ve verilecek başka vatan köşesi asla ama asla kalmamıştır. Burasının adı Türkiye Cumhuriyeti, milletinin adı ise büyük Türk milletidir. Ya bu vatanda yaşayacağız ya da bu vatan uğruna seve seve can vereceğiz. Ya bu topraklar ve üzerinde yaşayan millet bir ve kardeşçe kalacaktır ya da Türk milletinin kayıplarına yeni halkalar eklenecektir. Göbek bağımızın kesildiği yer daima son nefesimizi vereceğimiz yer olacaktır ve bu hakikati ne Recep Tayyip Erdoğan ne İmralı canisi ne bölücü mihraklar ne de küresel işbirlikçileri değiştiremeyecektir. Türk gençliğinin kararı budur. Türk milletinin iradesi bu yöndedir."

-"Taziye mektubu yazmanın yeni adı korkularımızdan kurtulmak olarak formüle edilmiştir"

Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ın "korku edebiyatı, tarihle yüzleşme sözleriyle geçmişi çarpıtma peşinde olduğunu" öne sürerek, "Başbakan yüz yıl önceki olayları korkularımızdan arınarak ele almamız gerektiğini söylemektedir. Sözde soykırım tezlerine destek vermenin, taziye mektubu yazmanın yeni adı korkularımızdan kurtulmak olarak formüle edilmiştir" dedi.

Başbakan Erdoğan'a göre yaşanan kayıpların büyütülecek bir yanı olmadığını iddia eden Bahçeli, "Milletçe geçmişte yaşadığımız hüsran verici dönemlerin istismar edildiği ve tehdit aracı olarak kullanıldığı Başbakan'ın iki dudağından çıkmıştır. Başbakan'a göre, son iki yüz yıldır, bu topraklarda bölünme ve irtica vasıtasıyla toplum terbiye edilmek istenmiştir. Sayın Erdoğan emin ol, bilmiş ol, böyle bir terbiye hali vasat bulsaydı senin adından ancak ve ancak mahalle aralarında birlikte top koşturduğun, bilye oynadığın arkadaşların bahsederdi" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan'ın TBMM'deki grup konuşmasında "Türk müsün? Korkmayacaksın. Kürt müsün, Arap, Çerkez, Laz, Gürcü, Roman mısın, Boşnak mısın? Korkmayacaksın. Sünni misin, Alevi misin? Artık korkmayacaksın" dediğini aktaran Bahçeli, şunları söyledi:

"Sanki cesaret abidesi kesilen, sanki cesaret anıtına dönen Başbakan, acaba mahkemenin önüne çıkmaktan, rüşvet ve yolsuzluktan dolayı hesap vermekten niçin korkuyor, niçin ödü kopuyor? 17-25 denilince saklanacak kovuk, kaçacak yer arayan bu Başbakan bize ne anlatmaya çalışıyor, hangi fitneyi kabullendirmeye çabalıyor? Türk milletinin korktuğunu, korkutulduğunu söyleyen Recep Tayyip Erdoğan, önce yüreği yetiyorsa, cesareti varsa oğluyla birlikte hakim huzuruna çıksın da o zaman görelim boyunun uzunluğunu.

Buradan soruyorum:  Rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasını yürüten savcılara soruşturma açmak, yürüyen davalar hakkında takipsizlik kararı verdirmek, polislere zulüm yapmak korkaklık değildir de nedir? Ahlak ve adaletle yüzleşmeden Ermeni çetelerine göz kırpmak, Patrik'e zeytin dalı uzatmak korkaklığın dik alası değildir de nedir? Kutlu vatanımızın bir bölümünde bölücü terör örgütü her gün provokasyonlarına yenilerini ilave ederken, İmralı canisi tehdit zincirini sıkılaştırırken çıt çıkarmamak korkaklık, sinmişlik ve rezillik değildir de nedir? Ona buna yüksek perdeden atıp tutarken, Müslüman kanına doymayanlara, küresel sömürü düzenini meşrulaştırmak için vızır vızır uğraşanlara kuzu kesilmek korkaklık değildir de nedir? Rüşvetçi eski bakanlarının pisliklerini temizlemek ve kamuoyundan uzak tutmak için TBMM'ni alet etmek, Meclis televizyonunu karartmak iflah olmaz korkaklık değildir de nedir? Yüce Divan riskini asgariye indirmek, evlerde saklanan ve bir türlü sıfırlanamayan milyarlarca liralık haram paranın kaynağını ve nereden elde edildiğini yargı önünde açıklamaktan imtina etmek için cumhurbaşkanlığına aday olma hazırlığı korkaklık değildir de nedir?"

-"Türk milletini korkutacak fani de henüz anasından doğmamıştır"

Bahçeli, "Başbakan Erdoğan'ın Türk milletine cesaret hakkında herhangi bir tavsiye ve temennide bulunacak bir sicile sahip olmadığını" öne sürerek, "Zira kendisi ve zihniyeti kargaları kovan bostan korkuluğunun aynısıdır" dedi.

Bu ülkede Türküm diyen, Türk milletine mensubiyetten şeref duyan hiç kimsenin korkmadığını ve korkmayacağını ifade eden Bahçeli, "Türk milletini korkutacak fani de henüz anasından doğmamıştır. Fakat Başbakan, Türküm, doğruyum, çalışkanım seslenişinden ürkmüş ve korkmuştur" iddiasında bulundu.

Andımızın kaldırılmasını eleştiren Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türk kimliğinden korkmuş, Türkiyelilik zırvasını benimsemiştir. Ezcümle Başbakan Türk'e dair ne varsa korkudan tir tir titremiştir. Bizim geçmişimizden korkumuz değil yaşadığımız tecrübelerden dolayı kaygılarımız vardır. Korku başka, kaygı ise bambaşka bir şeydir. Tarihindeki olayları önemsiz gören, acı hatıraları buruşturup bir kenara atan milletlerin bunlarla tekraren karşılaşması şaşmaz bir hakikattir. Başbakan'da tarih şuuru yoktur, milli haslet ve hassasiyet sıfırdır. Başbakan Türk tarihiyle değil hiçbir doğru yönü olmayan kendi kişisel tarihiyle yüzleşmelidir. İnşa ettiği korku devletinin, kurduğu baskı ve istihbarat düzeninin, yaydığı kötü kokuların önce milli vicdanlarda bedelini ödemelidir. Sonra yüzü kalırsa, dermanı olursa çıkıp geçmişle ilgili ahkam kesmelidir.

Bakınız merhum düşünürümüz Ziya Gökalp, Kavim Şiiri'nin bir dörtlüğünde, bugüne mesaj verircesine ne diyor: 'Karacık Dağı'ndan Kıpçak Çölü'nden, Gelen atalarım gibi Türküm ben. Bana yol gösteren benden olmalı, Olamaz Türk'e baş Türküm demeyen, Osmanlı kalamaz Türk'ü sevmeyen.' Herhalde Başbakan kendisine ait payı çıkarmış, ne demek istediğimizi de anlamıştır. Recep Tayyip Erdoğan'dan Cumhurbaşkanı olmaz."

-"Sizler oldukça Türkiye ve Türk milleti üzerindeki oyunlar paramparça edilecektir"

Bahçeli, Türkiye'de sosyal bir uyanış olacaksa milli kalkınma sağlanacaksa milli diriliş ve toparlanma temin edilecekse bunun, ülkücünün inisiyatif almasından, ülkülerinin hakkıyla ve layıkıyla benimsenmesinden geçeceğini ifade ederek, demokrasinin milliyetçilikle eş zamanlı doğduğunu, birisi olmadan diğerinin yarım yamalak kalacağını savundu.

Milliyetçilik anlayışlarında ötekileştirme, dışlama, zorlama, dayatma, içe kapanma, değişik milletleri aşağılamanın olmadığını dile getiren Bahçeli, ülkücülerin insana saygı ve riayeti merkezine aldığını, milli ve manevi değerleri yaşatmak için kararlılık gösterdiğini, milletini doruklara çıkarma amacıyla yanıp tutuştuğunu anlattı. Bahçeli, salondaki gençlere şöyle seslendi:

"Her biriniz, çok iyi yetişmek, iman ve terbiye dairesinden ve iyi insan olma iradesinden ayrılmamak durumundasınız. Tarih, henüz vasıfsız insanlardan müteşekkil güçlü bir millete rast gelmemiştir. Nitelikli nesillere rağmen geri kalmış bir ülke de görülmemiştir. Sizlerden isteğim geleceğinize geleneklerinizden aldığınız destek ve feyizle sahip çıkmanızdır. Kalabalıklar arasında sıkışıp yanlışa razı olmaktansa fert fert doğrularınızın peşinden gidecek kadar özgüvenli olunuz. Bu tavrınızdan dolayı sizlere korkak diyen çıkacaktır, bırakın desinler. Eleştirilerden çekinmeyiniz, yılmayınız, sürekli gelişmeden, devamlı okumaktan, teknolojiyi en iyi şekilde kullanmaktan, dünyayı takipten, ailenize bağlılıktan, arkadaşlarınıza muhabbetten vazgeçmeyiniz. Sizler ruhen, bedenen ve fikren selamete, kemale kavuştukça Türk milletini omuzlayıp ayağa kaldıracaksınız. Başarılı oldukça, kendinize güvendikçe Türkiye ve Türk vatanı güvencede olacaktır, bunu hatırınızdan çıkarmayınız. Sizler Türklüğün hayat iksirisiniz. Sizler Türkiyemizin var olma ümidisiniz. Dost için kadife elli, düşman için çelik bileklisiniz. Gözler onun için sizin üstünüzdedir. Suskun musunuz, yoksa tepkili mi? Uyuyor musunuz, yoksa uyanık mı? Herkesin cevabını merak ettiği sorular da bunlardır. Sizler oldukça, millette korku olmayacaktır. Sizler oldukça Türkiye ve Türk milleti üzerindeki oyunlar paramparça edilecektir."

- Ankara

Kaynak: AA

Son Dakika Politika 3 Mayıs Milliyetçiler Günü 2. Türk Gençlik Kurultayı - Son Dakika


Advertisement