
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, bazı ülkelerin Türkiye'yi her an köşeye sıkıştıracak bir terör faktörünün ortada kalması hesabını yapabileceğini belirterek, "Ama benim hesabım, eğer oraya girmişsem ki girdim, o zaman o işi bitirmek olmalıdır. Beni üzen bunların karşısında bizim siyasi hesabımızın olmaması" dedi. Baykal, harekatın erken bitmesine yönelik eleştirilerine tepki gösterenlere ise, "Ben Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) güç koşullarda verdiği bu mücadeleyi sadece 8 gün sürdürebileceğine, onun ötesine taşımaya muktedir olmadığına inanmıyorum" şeklinde karşılık verdi.
CHP'nin TBMM'deki grup toplantısında konuşan Baykal, gündeme ilişkin konuları değerlendirdi. TSK'nın Kuzey Irak'a yönelik kara harekatını ve harekatın sonuçlandırılması ile ilgili tartışmalara değinen Baykal, TSK'nın çok güç koşullarda, kendisine yakışan, Türkiye'ye yakışan üstün başarıyla bir operasyon gerçekleştirdiğini belirterek, harekatın tüm dünyanın da takdirini kazandığı ve bu başarının şaşırtıcı olmadığını ifade etti. Baykal, Türkiye'nin uzun yıllardır Kuzey Irak'tan kaynaklı teröre tahammül ettiğini belirterek, ancak Dağlıca ve Şırnak'taki olayların ardından bıçağın kemiğe dayandığını ve askeri operasyona başlanıldığını söyledi. Önce hava sonra da kara harekatının tüm Türkiye tarafından ümitle izlendiğini kaydeden Baykal, "Ancak kara harekatının noktalanması, bütün dünya ve Türkiye için sürpriz olmuştur" dedi. Yürütülmekte olan harekatın en uygun hale geldiği sırada aniden durdurulmuş olmasının dünya ve Türkiye'de tartışma başlattığını belirten Baykal, 'Acaba neden Türkiye 8 günde bu harekata son verme kararı almıştır?' sorusunun vicdanlarda olduğunu söyledi. "Kimseyi üzmek istemiyorum" diyen Baykal, ancak bazı gerçeklerin de tespit edilmesi gerektiğini dile getirdi.
Türkiye'nin bu harekata başlarken ve yürütürken ABD ile mutabakat içinde olduğunu anlatan Baykal, "Böyle bir işbirliğiyle başladık. Harekat söyle yürüdü. ABD zamanlaması ile ilgili bir sürpriz var mı? Peki kara harekatına geçerken ABD'ye bilgi vermeden mi geçtik? Elbette olacak, Türkiye terörle mücadele edecek demediler mi? 'İçeriden ve dışarıdan kimseden bir işaret almadık' sözlerinin yaşanan olaylar karşısında ne anlama geldiğini irdelemek lazım" dedi. Kendisinin de operasyonun başlamasından memnun olduğunu belirten Baykal, ancak operasyon yürürken ABD Savunma Bakanı'nın Avustralya'dan 'operasyonu bitirin' demeye başladığını söyledi. Baykal şunları kaydetti:
"Sonra Türkiye'ye geldi. Kaç gün kaldı, kaç saat kaldı? Ne yaptı, kimlerle görüştü? Dört görüşme yaptı. Genelkurmay Başkanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanı ve Başbakan ile görüştü. Gelirken 'bitmeli' dedi. Perşembe günü görüştü. Harekat Cuma günü saat 04.00'te bitti. Peki dünya bunu nereden öğrendi? Irak'ın Dış İlişkiler Sorumlusu Zebari'den öğrendi. Türkiye, 'evet çekiliyoruz' diyebildi mi? Bir televizyon kanalı 'Türkiye çekiliyor' dedi. Tüm Türkiye şokta. Bakanlar 'çekilme söz konusu değil, birlikler değişiyor' diye açıklama yaptı. Başbakan Perşembe günü saat 20.00'de yayınlanmak üzere yaptığı TV çekiminde 'mücadelemizin karlarlılıkla devam ettiğini' söylüyor. Bütün bunları kimseyi üzmek için söylemiyorum. Bunlar temel gerçekler. 'Efendim biz Cuma günü saat 04.00'te çıkmayı planlamıştık'. O plandan Cumhurbaşkanı'nın Başbakan'ın haberi var mı? Kimse ABD Savunma Bakanı'na 'Kardeşim, zaten biz çekileceğiz" niye demiyor. Yüz yüze konuşmalarda Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan acaba 'Biz zaten çıkacağız' dedi mi? Böyle bir açıklama yapıldı mı? ABD Savunma Bakanı Türkiye'den 'zaten çıkacaklarmış' diye mi ayrıldı? Gazeteciler ABD Savunma Bakanı'na uçakta soruyor, 'mesajınızı verebildiniz mi?' diye. 'Dört defa ağzımdan işittiler, almış olmalılar' diyor. Aldılar diyemiyor. En yakın partnerimiz ABD Savunma Bakanı Perşembe günü görüşme yaptığında bile Cuma günü için çıkma kararı alındığından haberdar değil öyle mi? 'Aldık ama söyleyemeyiz, çünkü çekilirken zayiat veririz' Ya çekildiğinizi Zebari söylüyor. Roj TV söylüyor. Savunma Bakanı'na niye söylemiyorsun?" Türkiye'nin PKK'ya karşı mücadele etme hakkını kabul ettirme şansı elde ettiğini ancak harekatın erken bittiğini belirten Baykal, "Birileri Türkiye'nin terör örgütü ile mücadelesinde PKK'yı Kuzey Irak'tan tümüyle tasfiye etme konusunda nihai hedefe gitmesini sanki uygun görmediler. Yani 'Tasfiye eder gibi yap, ABD'ye olan düşmanlığı da yatıştırmış olalım, ama sakın PKK'yı tümüyle tasfiye etme' dedi diye kaygı duymak hakkımız değil mi?" şeklinde konuştu.
Günümüz siyasetinde duygusallık ve dostluğun olmadığını vurgulayan Baykal, Türkiye'yi her an köşeye sıkıştıracak bir terör faktörünün ortada durmasını pek çok ülkenin, hatta komşu ve dost ülkelerin, Türkiye'yi yönlendirme ihtiyacı bakımından uygun görebileceğini söyledi. Baykal, "Bu onların hesabı. Ben onların bu hesabını anlayışla karşılıyorum. Ama beni üzen bunların karşısında bizim siyasi hesabımızın olmaması" dedi.
Bu ülkelerin 'Türkiye'nin başının üstünde hep bir kılıç tutalım' diye hesap etmiş olabileceklerini ifade eden Baykal, "Ama benim hesabım, eğer oraya girmişsem, ki girdim, o zaman o işi bitirmek olmalıdır. Benim işim 'birazcığı dursun' diyenlere hak vermek değildir. Ya da 'Onlar hiç bu işe karışmadılar, kendimiz bu işi yaptık, onların katkısı yok canım' dediler diye onları beraat ettirmeye çalışmak değildir. Ben TSK'nın güç koşullarda verdiği bu mücadeleyi sadece 8 gün sürdürebileceğine, onun ötesine taşımaya muktedir olmadığına inanmıyorum. Kimse alınmasın, kimse duygusallaşmasın, kimse kızmasın. Hepimiz görevimizi yapıyoruz. 'Sen ne hakla karışıyorsun?' (diyorlar). Ben bu Meclis'te ana muhalefet partisinin lideriyim, milletin vekiliyim. Silahlı Kuvvetler'e bu görevi veren heyetin bir parçasıyım. Tezkerenin altında benim de imzam var" şeklinde konuştu.
Eğer şu andaki siyasi yaklaşım 1974 yılında olsaydı Kıbrıs Harekatı'nın da yapılamayacağını ileri süren Baykal, bu harekatın siyasi güç ve irade ile yapıldığını söyledi. Askeri güç kadar siyasi gücün de önemli olduğunu belirten Baykal, "Bu tabloda göremediğimiz budur" dedi. ABD'de askeri operasyonlarla ilgili Başkan ya da bakanların konuştuğunu, Türkiye'de ise Genelkurmay Başkanı'nın konuştuğunu belirten Baykal, "Dışişleri Bakanını ara ki bulasın. Savunma Bakanı ortalarda yok. Başbakan sütre gerisinde.
Bizimkiler herşey bittikten sonra CHP ile polemik yapmak için çıkıyorlar" dedi.
ABD Savunma Bakanı'nın Cumhurbaşkanı ve Başbakan ile görüştüğünü anlatan Baykal, "Genelkurmay Başkanı görüşmeden sonra, 'Kısa süre bir yıl da olabilir' dedi. Belli ki reddetmiş. Ama öbürleri ne dedi bilmiyoruz" dedi.
(MÜG-NÇ-Y)
Son Dakika › Politika › CHP TBMM Grup Toplantısı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.