AK Parti TBMM Grup Toplantısı
Genel Başkan ve Başbakan Davutoğlu: (3) "Gün hesap günüdür, gün hesap verme günüdür.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Gün hesap günüdür, gün hesap verme günüdür. Bir yıl içinde yapılan her türlü faaliyetin hesabını sorma günüdür. Herkes bilsin biz hesap sorma makamındayız. Millet olarak ve milletin temsilcileri olarak hesap sorma makamındayız" dedi.
Davutoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, Suriye'de kaçakçılarla mücadele sırasında alıkonulan Astsubay Özgür Örs'ün, MİT'in son derece başarılı bir operasyonuyla Türkiye'ye getirildiğini belirtti. Geçmiş olsun dileğinde bulunan Davutoğlu, MİT'i başarılı çalışmasından dolayı kutladı.
Sarıkamış Harekatı'nın 100. yılı, Gaziantep ve Mersin'in kurtuluş yıl dönümleri dolayısıyla şehitlere rahmet dileğinde bulunan Davutoğlu, "Bilinsin ki biz o şehitlerimizin miraslarına her zeminde sahip çıktık, sahip çıkmaya da devam edeceğiz" diye konuştu.
Yıl dönümlerinin her zaman muhasebe için çok büyük bir imkan sunduğunu kaydeden Davutoğlu, günlük ve anlık gelişmelerin ötesinde, soğuk kanlı bir şekilde nereden gelindiğini, nereye gidildiğini anlayabilmek için bu yıl dönümlerinin bir vesile olduğunu ifade etti. Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Geçen sene, 2014 Ocak ayındaki ilk grup toplantısını ve o günlerin Türkiye'sindeki tartışmaları gözler önüne getiriniz. O günlerde AK Parti Grubu ve Sayın Cumhurbaşkanımız, AK Parti Grubu'nun Genel Başkanı ve Başbakan olarak, hep beraber tam bir kadro halinde omuz omuza Türkiye'yi 2023'e taşıma hedefi yolunda bıkmadan, usanmadan çalışırken ki siyasetin esası budur, bir başka çevre, bir başka odak, iç ve dış koalisyonlar, Türkiye'ye karanlık bir yıl yaşatma çabası içindeydiler. Düşününüz, geçen sene bu vakitlerde biz TBMM'de çalışırken, ülkemizin her bir santimetrekaresinde faaliyet yürütürken, birileri de 19 Ocak'ta yapacakları tırlara yönelik operasyon çalışmaları içindeydiler. Şimdi bunların hepsi ortaya çıktı. Evet, gün hesap günüdür, gün hesap verme günüdür. Bir yıl içinde yapılan her türlü faaliyetin hesabını sorma günüdür. Herkes bilsin biz hesap sorma makamındayız. Millet olarak ve milletin temsilcileri olarak hesap sorma makamındayız.
Ne yapmak istiyorlardı? Bu odakların, iç ve dış iş birlikçileriyle ve kanatları altına aldıkları muhalefet partileriyle üç hedefleri vardı. Siyasi istikrarsızlık doğurmak, ekonomik krize sebebiyet verecek bir psikolojik ortam hazırlamak, Türkiye'yi uluslararası alanda itibarsızlaştırmak ve mümkünse yalnızlaştırmak.
Şimdi gelin hep beraber, sadece AK Parti Grubu olarak demiyorum, bütün siyasi partiler, bütün milletimiz, bir muhasebe yapalım. Bu hedeflere ulaşabildiler mi ulaşamadılar, ulaşamayacaklar.
Ama bu hedeflerle neye yöneldiklerini sormak da bunun hesabını hem millet huzurunda hem tarih huzurunda sormak da bizim görevimizdir."
-"Sihirli kelime, demokratik istikrar"
Ahmet Davutoğlu, son 12 yıl içinde Türkiye'nin yükselen bir güç haline gelmesindeki sihirli kelimenin "demokratik istikrar" olduğunu vurguladı.
Yalnızca "istikrar" demediğine dikkati çeken Davutoğlu, "Çünkü otoriter rejimler de istikrar sağlayabilir. Ortadoğu'da bazı rejimlerin, bazı şahsiyetlerin 30-40 yıl iktidarda kalmaları gibi. Bazı demokrasilerde de istikrar olmayabilir. 12 yıldır bizim en büyük başarımız, demokratik istikrardı. Dokuz kez milletin önüne gittik ve her seferinde daha büyük bir destekle milletimiz bize teveccüh gösterdi, iktidar verdi. İşin esası budur" diye konuştu.
Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Baktılar ki 12 yıl içinde bir başarı hikayesi var. Bunun üzerinde biraz duracağım. Başarı hikayesi... Çünkü bu başarı hikayesi sadece AK Parti'nin değil, sadece Türkiye'nin değil, bütün İslam dünyasının, bütün Türk dünyasının, bütün mazlumların, bütün mazlum milletlerin başarı hikayesiydi. Bu hikayeyi en can alıcı yerinden vurmak için Türkiye'yi istikrarsızlaştırmaya çalıştılar. 2014 Haziranında milletten oy alarak, destek alarak, siyasi meşruiyeti tam da kamilen haiz olarak millete hizmet eden bir kadroyu, karanlık odakların hesapları ile devre dışına itmek istediler. O kadronun Başbakanı'nı 'dönemin Başbakanı' diye adlandırarak, Türk siyasi hayatından uzaklaştırmak istediler.
Ama milletle kucaklaşarak Türk siyasi hayatına girmiş olanlar böyle karanlık komplolarla siyasi hayatın dışına itilebilirler mi? Millet tarih sahnesinde varsa bunun temsilcileri de bu tarih sahnesinde olmaya devam edecektir. Ne yaptılar? 30 Mart seçimlerine giderken, bir şekilde koalisyonlarla şu hedefi gözettiler; 'AK Parti dışında kim güçlüyse ona oy verin.' Son derece güçlü koalisyonlar oluştu. Hep beraber çalışarak geldiler ama 30 Mart'ta milletimiz bu oyunu bozdu. Siyasi istikrar için demokratik istikrar için siyasi meşruiyet için ama en önemlisi de milli iradeye sahip çıkmak için fevç fevç sandıklara gitti milletimiz ve dersini verdi. 10 Ağustos'a giderken, bu kez Cumhurbaşkanılığı seçimi ki tarihimizde onur seçimidir, ilk defa halkımız kendi iradesiyle doğrudan Cumhurbaşkanı'nı seçmiştir, o zaman da 'çatı adayı' formülleriyle, 'Acaba AK Parti dışında bir kompozisyonla, yeni bir siyaset mühendisliği yapabilir miyiz' çabası içine girdiler. Yanıldıkları nokta bu. Siyaset, mühendislikle olmaz. Siyaset ruhla olur, inançla olur, azimle olur, ahlakla olur, vicdanla olur. İşte yanıldıkları nokta bu."
"Bu oyunları bozan AK Parti Grubu'nun sağlam yapısıdır"
Geçmişteki askeri darbe dönemlerinde olduğu gibi bir takım odalara kapanarak mühendislik yapılmaya çalışıldığını ve başarısız olduklarını ifade eden Davutoğlu, "Bu başarısızlığın sonucunda aslında, 'Acaba siyasi istikrarsızlığı nereden tahrik edebiliriz' diye yeni arayışlar içine girdiler. Hala bu arayışlarını sürdürüyorlar. Ama bir yıl sonra, geçen sene bu hesaplar yapıldıktan sonra, bu sene başında gür bir sesle diyoruz ki 'Elhamdülillah. Millet, milli iradeye sahip çıkmıştır, AK Parti bu emaneti taşıma kararlılığını göstermiştir" dedi.
AK Parti kadrolarına ve AK Parti'ye oy veren her bir seçmene şükranlarını ifade eden Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"AK Parti'ye oy vermemiş olmakla birlikte sandığa gidip demokrasiye sahip çıkan seçmenlere de teşekkür ediyorum. Milletimize takdirlerimi, şükranlarımı sunuyorum. Ama AK Parti Grubu'nun her bir mensubuna da Meclis Grubumuza da tek tek teşekkür ediyor, bağrıma basıyorum Çünkü, bütün bu oyunları bozan AK Parti Grubu'nun sağlam yapısıdır. 2002'den beri, her türlü tuzağa karşı bizim en büyük dayanağımız millet, en büyük güç desteğimiz AK Parti Grubumuz olmuştur. Her zaman birliğini, beraberliğini korumuş, her oyunun karşısında, oyun ve tuzak kuranlara karşı inadına birlik, beraberlik ve siyasi hedef doğrultusunda azimle çalışma kararlılığı göstermiştir.
Türk siyasetinin ileride bir tarihçesi yazıldığında emin olunuz AK Parti Grubu'nun her bir ferdi, ismini altın harflerle bu siyasi tarihe yazdıracaktır. Demokrasi tarihimizde hiçbir grup, sizler kadar birlik ve beraberlik içinde olmamış, hiçbir grup sizler kadar darbe ve vesayet teşebbüslerine karşı milli iradeye sahip çıkmamıştır. AK Parti Grubu'nu ve şimdiye kadar AK Parti Grubu'nda görev yapmış olmakla birlikte şu anda Meclis çatısı altında olmayan bütün milletvekillerimizi şükranla selamlıyorum."
-"Allah'a ve millete sığındık"
Başbakan Davutoğlu, 30 Mart'ta hiçbir telaşa, paniğe kapılmadan, hep beraber alanlara indiklerini, gitmedikleri il ve ilçe kalmadığını, Allah'a ve millete sığındıklarını anlattı. 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçiminde de bir kez daha bütün bir alanı tek tek dolaştıklarını belirten Davutoğlu, "Sayın Cumuhurbaşkanımız hem kendi kampanyasını yürüttü ama her birimiz de bu kampanyanın arkasında durduk. Şimdi de AK Parti Genel Başkanlığı, Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı değişimi sonrasında, bütün bu kritik süreçlerden alnımız ak çıktıktan sonra, son 4 aydır, yine milletimize sığınmak üzere her hafta sonunu, hafta arasını bir ilimizde geçiriyoruz" dedi.
Şu ana kadar 35 ili ziyaret ettiğini, kongrelere katıldığını kaydeden Davutoğlu, yalnızca Aralık ayında 15 ile gittiğini söyledi. Davutoğlu, bu illerin içinde Van, Eskişehir, Edirne, Trabzon, Rize, Adana, Nevşehir, Osmaniye, Hatay ve Gaziantep'in de bulunduğunu, vatandaşlarla göğüs göğüse, omuz omuza, gönül gönüle sarıldıklarını ifade ederek, şöyle devam etti:
"Benim bu bir ay içinde hissettiğim şey şudur: Milletimiz arkamızdadır, yanımızdadır ve milletimiz önümüzdedir, Milleti arkasına alanlar, milletin arkasında yürüyenler tarih ve siyasette hiçbir zaman mahçup olmazlar.
Biz doğudan batıya, kuzeyden güneye, bütün Anadolu ve Trakya'yı bir ay içinde harmanlarken, muhalefet liderleri ne yaptılar? Sayın Kılıçdaroğlu galiba sadece İzmir ve İstanbul'a gitti. Sayın Bahçeli de bizim teşvikimizle gittiği Tunceli dışında herhangi bir ziyaret yapmadı. Aramızdaki fark bu. Biz iyi veya zor günde, mutlu veya kritik süreçlerde hep milletle beraber olduk. Hep milletle beraber olacağız hep milletle birlikte bu tarihi yürüyüşe devam edeceğiz.
Demokratik istikrarın teminatı AK Parti Grubu'dur. İnşallah 2015 Haziranına giderken demokratik istikrar güçlendirerek yolumuza devam edeceğiz."
-"Hiçbir Avrupa ülkesinde böyle bir başarı hikayesi yok"
Ahmet Davutoğlu, Türkiye'de ekonomik kriz çıkarmak isteyenlerin, "kara haber tellallığı" yaptıklarını ifade ederek, şunları söyledi:
"Ne haberler çıkardılar geçen sene. 17-25 Aralık olaylarından sonra, 19 Ocak'tan sonra ne haberler çıkardılar. 'Ekonomik kriz kapıda. Her an Türkiye krize girebilir' dediler. Kara haber tellallığı yaptılar. Paralel çete, onun uluslararası teşvikçileri ve yurt içindeki iş birlikçileri... Hep kara haber üretmeye çalıştılar. Ama ne oldu? Gelin bir senelik bir ekonomik muhasebe yapalım.
Yeni bütçemizin hayırlı olmasını diliyorum. Bu bütçe bir başarı hikayesidir. Çünkü bütçe açığının GSMH'ya oranı Maastricht kriterinin çok altında, yüzde 3'ün çok altında, yüzde 1'lerde seyretti. Üçüncü çeyrekte yüzde 0,5'e indi. Başka hiçbir Avrupa ülkesinde böyle bir başarı hikayesi yok. Yine bu anlamda kamu borcunu GSYH'ya oranını, yüzde 70'lerden yüzde 33'lere indirdik. Bu İtalya'da yüzde 133 mesela. Bir çok ülkeden çok daha performansı yüksek bir bütçe ve bu çerçevede makro ekonomik dengelere sahip olduk.
Dün sabah dahi, bir karamsar tabloyla karşılaşacağını düşünenler, bunun hesabını yapanlar, iki haberle ekonomimizin sağlamlığı konusunda şok yaşadılar. Bir, enflasyon yüzde 0,44 düşüşle 8,17 seviyelerine indi. Bu, son 2,5 yılın en düşük oranıdır. ÜFE'de ise yüzde 0,76 düşüşle, yüzde 6,6'ya indi. Enflasyonda iniş trendi devam edecek. Ama bunun kadar önemli olan İstanbul Borsası'nın 86 bin 463 ile son 2 yılın rekorunu kırmış olması.
Eskiden böyle bir siyasal tartışma gündemde varsa, borsa çöker, enflasyon tırmanır ve ekonomi siyasi çalkantılara mahkum hale gelirdi. Halbuki bu iki rekor 'Türk ekonomisinin sağlamdır' diye ispat etti. Bir yıl önce kriz senaryoları üretenler ki bu senaryolar cari açık üzerindendi. Cari açık 10 yıl içinde yüzde 37 düştü. Beklediklerinin aksine, ithalatın ihracatı karşılama oranı yüzde 70'lere geldi. Artık Türk ekonomisi her zamankinden daha dayanıklı her zamankinden daha güçlüdür."
- TBMM