Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: (4)

Son Güncelleme:

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Türk hava sahasını ihlal eden Rus savaş uçağının düşürülmesinden sonra Türkiye'nin son derece ciddi, samimi, sorunu çözmeye yönelik ama vakur bir duruş sergilediğini belirterek, "Buna mukabil Rus tarafının tahrik edici, kara propagandaya yönelen seviyesiz açıklamaları maalesef devam etti.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Türk hava sahasını ihlal eden Rus savaş uçağının düşürülmesinden sonra Türkiye'nin son derece ciddi, samimi, sorunu çözmeye yönelik ama vakur bir duruş sergilediğini belirterek, "Buna mukabil Rus tarafının tahrik edici, kara propagandaya yönelen seviyesiz açıklamaları maalesef devam etti. Biz yine bu sorunun, müzakere yoluyla, diplomatik kanallardan çözülmesinden yanayız. Bu konuda bizim kapattığımız herhangi bir kapı söz konusu değil. Elbette karşı taraf da buna olumlu cevap verirse biz gerekli adımları atar, ilişkilerin normalleşmesi için yapılması gerekenleri de birlikte yaparız" dedi.


Kalın, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yaptığı basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.


Hamas'ın Siyasi Büro Şefi Halid Meşal'in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu ile bir araya geldiği hatırlatılarak, "Müzakerelere Filistin kanadı nasıl bakıyor, onlar nasıl destek veriyor, görüşlerinizi alabilir miyiz?" sorusu üzerine Kalın, Meşal'in Türkiye ile İsrail arasında müzakerelerin sürdüğüne yönelik haberler çıktıktan bir kaç gün sonra Ankara'ya geldiğini ve görüşmeler yaptığını anımsattı.


Türkiye ile İsrail arasındaki müzakerelerin görüşmelerde gündeme geldiğini kaydeden Kalın, sözlerine şöyle devam etti:


"Kendileri, Türkiye'nin Filistin halkına verdiği destekten dolayı duydukları memnuniyeti ve teşekkürlerini ifade ettiler. Zaten bu konuda, bütün Filistin taraflarının, Fetih olsun Hamas olsun, Gazze'dekiler, Batı Şeria'dakiler olsun, Türkiye'nin samimiyeti konusunda en ufak bir tereddütleri söz konusu değil. Bunu da her fırsatta sağolsun ifade ediyorlar. Bu süreçle ilgili de gerek Gazze'nin, gerek Batı Şeria'nın yani Sayın Mahmud Abbas'ın da Sayın Halid Meşal'in de yaklaşımları son derece olumludur. Filistin halkının nefes almasını sağlayacak her girişime onlar da destek vereceklerini ifade ettiler. Zaten bu müzakerelerin amacı da ikili ilişkilerin normalleşmesi kadar aynı zamanda Filistin halkının nefes almasını sağlayacak tedbirlerin hayata geçirilmesidir."


- "Siber saldırı geri püskürtüldü"


Türkiye'nin geçen hafta bir siber saldırıya maruz kaldığı ifade edilerek, saldırının boyutunun ve nereden geldiğinin sorulması üzerine Kalın, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, ilgili bütün devlet kurumları ve bankaların da aralarında bulunduğu özel sektör kuruluşlarına yönelik yoğun siber saldırının geri püskürtüldüğünü ifade etti.


Gerekli tedbirlerin alındığını vurgulayan Kalın, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Gerek bizim kurumumuzla gerekse diğer kurumlarla ilgili ciddi bir sıkıntı yaşanmadı. Kaynağıyla ilgili farklı görüşler, teoriler ortaya atıldı. Hatta bunu üstlenen bir grup ortaya çıktı. Bununla ilgili çalışmalar devam ediyor. Şu anda bizim ilgili bütün kurumlarımız, BTK, buradaki bilişim birimimiz, ilgili tüm birimlerimiz, Başbakanlık ve diğer kurumlarda şu anda kapsamlı bir çalışma yürütüyorlar. Bir, bir daha bu tür saldırıların önlenmesi için alınabilecek ilave tedbirler neler olabilir? İki, bunları kaynağında tespit edip kesebilir miyiz? Çünkü bunlar Türkiye içinden, Türkiye dışından olabilir. Burada herhangi bir zaaf, boşluk var mıdır? Şu ana kadar olmadı. O saldırı boşa çıktı şu anda ama olabilecek muhtemel saldırılara karşı da gerekli tedbirleri arkadaşlarımız en kapsamlı şekilde alıyorlar."


Siber güvenlik konusunun sadece devlet kurumları açısından değil özel kurumlar ve bireyler açısından da önemine işaret eden Kalın, bu alanda ciddi yatırımlar yapıldığını, gerekli tedbirlerin kapsamlı şekilde alınacağını ve artırılacağını belirtti.


- "ABD ziyaretinin tarihi üzerinde çalışılıyor"


Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, 2016'nın ilk yarısında öngörülen bir ABD ziyareti olup olmadığına ilişkin soruya yanıt verirken de Kalın, gelecek yıl Erdoğan'ın çok sayıda yurt dışı ziyareti yapacağını, Şubat başında bir dizi Afrika ziyareti olacağını bildirdi.


ABD ziyaretinin planlandığını ancak tarih üzerindeki çalışmaların sürdüğünü aktaran Kalın, " Maryland'de kurulan bir cami ve külliye var, onun açılışıyla ilgili, inşallah 2016 içerisinde karşılıklı mutabık kalacağımız bir tarihle gidip onun açılışını yapacağız. Orası Türkiye'nin de medarıiftiharı bir proje oldu, mimarisiyle, fonksiyonlarıyla. İnşallah oradaki hem Türk Müslüman topluluğuna hem de Amerikalı Müslüman topluluğuna güzel hizmetler verecek bir merkez. İnşallah yakın bir zamanda ama henüz tarih kesinleşmedi, onun üzerinde çalışıyoruz, bir ziyaretimiz olup açılışı da yapacağız" diye konuştu.


Kalın, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında yakın zamanda Bakanlar Kurulu toplantısı yapılıp yapılmayacağına ilişkin soruyu, "Sayın Cumhurbaşkanımız belli periyodlarla Bakanlar Kurulu'na başkanlık ediyor. Şu anda kesin bir tarih yok. Yakın bir zamanda belirlendiğinde onun sizinle paylaşırız" diye yanıtladı.


- "Kırgızistan Cumhurbaşkanı'nın açıklaması talihsiz bir açıklama"


"Cumhurbaşkanı'na 'Ağabey' diye hitap eden Kırgız liderin Türkiye-Rus arasındaki krizde Türkiye'nin özür dilemesini istemesini Sayın Cumhurbaşkanı nasıl değerlendirmiştir acaba?" sorusu üzerine Kalın, şu değerlendirmelerde bulundu:


"Kırgızistan Cumhurbaşkanı'nın açıklaması, en hafif tabiriyle son derece talihsiz bir açıklama. Burada Türkiye'nin uluslararası hukuk açısından da kendi ulusal angajman kuralları açısından da haklı ve meşru olduğunu bütün dünya biliyor, bütün dünya kabullenmiş durumda.


Biz Rus uçağına karşı, özellikle Rusya'ya karşı yapılmış herhangi bir hasmane tavır içinde olmadık. 24 Kasım günü yaşanan hadiseden bugüne kadar devlet, millet olarak ortaya koyduğumuz tavır ortadır. Son derece ciddi, samimi, sorunu çözmeye yönelik ama vakur bir duruş sergiledik. Buna mukabil Rus tarafının tahrik edici, kara propagandaya yönelen seviyesiz açıklamaları maalesef devam etti. Biz yine bu sorunun, müzakere yoluyla, diplomatik kanallardan çözülmesinden yanayız. Bu konuda bizim kapattığımız herhangi bir kapı söz konusu değil. Elbette karşı taraf da buna olumlu cevap verirse biz gerekli adımları atar, ilişkilerin normalleşmesi için yapılması gerekenleri de birlikte yaparız. Bu gerilimin ne Türkiye'ye ne Rusya'ya bir faydası olduğu kanaatindeyiz. Böyle bir şey olsa bile, mesela Suriye konusunda Rusya ile yaşadığımız görüş farklılıklarını ortadan kaldırmaz. Bu konudaki eleştiri hakkımız mahfuzdur, bu konudaki itirazlarımızı da biz ifade etmeye devam edeceğiz."


"En hafif tabiriyle trajikomik bir yaklaşımdır"


Cumhurbaşkanı Sözcüsü Kalın, "İsrail Refah Bakanı, 'İsrail topraklarının bir bütün olduğunu, Filistin diye bir devletin hiçbir zaman olamayacağını, Filistinlilerin de çevre ülkelere dağılması gerektiğini' söyledi. Türkiye ile İsrail arasında böyle bir görüşme varken bu açıklamaları nasıl değerlendirmek gerekiyor" şeklindeki soru üzerine, "Öncelikle, İsrail'den gelen açıklama, doğrudan Türkiye'ye yönelik bir açıklama değil fakat maalesef en azından İsrailli bazı yetkililerin Filistin halkına, Filistin topraklarına ve iki devletli çözüm formülüne nasıl baktığını ortaya koyması açısından son derece endişe verici açıklamadır" ifadesini kullandı.


"Filistin halkı diye bir şey olmadığını, Filistin Devleti diye bir şey olmayacağını iddia ettiğiniz zaman bu sizin varlık gerekçenizi de sorgulanır hale getirir" diyen Kalın, şunları kaydetti:


"Bunu iddia edenler olmuştur, geçmişte de bazı siyonistler 'Filistin halkı diye bir halk yoktur, ne zaman İsrail Devleti kuruldu, Araplar Filistin diye bir halk icat etti' diye. Bu konuda kitap yazanlar bile olmuştur. Bu en hafif tabiriyle trajikomik yaklaşımdır. Filistinliler, yüzlerce yıldır o topraklarda yaşıyorlar. O coğrafyanın insanları olarak orada yaşıyorlar. Atalarının, dedelerinin mezarları orada. Eserleri orada. Bu abesle iştigaldir, böyle bir tartışmayı ortaya atmak. Bunu sorgularsanız, size de 'Peki siz nereden geldiniz' diye sorarlar, tartışmamın sonu gelmez. Bugün önemli olan iki devletli çözüm formülü etrafında bir an önce İsrail'in güvenlik talepleri kadar Filistin'in güvenlik ve özgürlük taleplerini karşılayacak bir formülün hayata geçirilmesidir."


IKBY Lideri Barzani'nin bağımsızlık referandumu talebi


Kalın, "Kuzey Irak bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı'nın bir özgürlük referandumu talimatı verdiğiyle ilgili haberler var. Türkiye, acaba böyle bir şeye nasıl bakar, Kürt bölgesinin Irak'tan ayrılması konusuna?" şeklindeki soruyu da şöyle yanıtladı:


"Kürt bölgesi, Irak bağlamında, bağımsızlık, referandum ya da özgürlük referandumu meselesiyle ilgili olarak, biz Irak'ın bütün sorunlarını, Irak'ın toprak bütünlüğü, birlik, beraberliği çerçevesinde çözülmesi gerektiği kanaatindeyiz. Maalesef şu anda Irak'ta ciddi bir yönetim zafiyeti var. Yani Irak topraklarının bir kısmının DAİŞ işgali altında bulunuyor olması, Bağdat siyasetinin son 5-6-7 yıldır özellikle bütün Iraklıları, Sünni, Şii, Türkmen, Kürt vesaire kucaklayacak formüller üretememiş olması orada bu tür arayışları da tetikliyor.


Bizim bu konudaki yaklaşımımız son derece net. Gerek Kürt bölgesiyle olsun, gerek Bağdat ile Sünni bölgesi, hangi kısmına bakarsak bakın Irak'ın, mutlaka bu sorunların Irak'ın toprak bütünlüğü içerisinde çözülmesi gerekir. Bizim bütün katkımızı, çabamız bu yönde olmuştur. O bağlamda Bağdat ile ilişki kurarken hep Erbil ile de ilişki içinde olduk. Çünkü Irak'ta yaşayan Kürtler de bizim için komşumuzdur, müttefikimizdir, kardeşimizdir ama Bağdat'ta, Irak'ın genelinde yaşayan Iraklı vatandaşlar da bizim kardeşlerimizdir, bizim komşularımızdır. Adeta kader birliği yaptığımız insanlardır. Onlar arasındaki bu sorunların gerilimlerin azaltılması için biz elimizden gelen çabayı gösteririz."


Başika'daki Türk askeri varlığı


Başika'daki Türk askerinin varlığıyla ilgili soruyu da yanıtlayan Kalın, "Bizim oradaki askerlerimiz eğitim amaçlıdır. Bugüne kadar Peşmerge ve Musul gönüllüleri başta olmak üzere yaklaşık 2 bin 500 kişiye eğitim verilmiştir. Bu eğitim çalışmaları da DAİŞ ile mücadele kapsamında devam etmektedir. Bizim amacımız orada herhangi bir ülkenin egemenlik haklarını ihlali asla değildir. Türkiye gibi bir ülke kalkıp bir başka ülkeye asker gönderirken herhalde bunu kendi kafasına göre yapmaz. Bu daha önce ifade ettiğimiz gibi Irak Savunma Bakanıyla, Musul Valisiyle, Bağdat'taki diğer yetkililerle görüşmek suretiyle müzakere edilmiş, neticelendirilmiş bir yardım faaliyetidir" şeklinde konuştu.


Irak Cumhurbaşkanı'nın, Türkiye ziyareti sırasında da Başika'daki Türk askerinin varlığıyla ilgili konunun ele alındığını anlatan Kalın, "Tabii bizim kanaatimiz bunu üçüncü aktörlerin tahrik ettiği, Türkiye-Irak ilişkilerini germek için bunu bir mesele haline getirdiğidir. Ama umarım Iraklılar da bu konuda bizim samimiyetimizi gördükten sonra bu mücadelede katkılarımızı gördükten sonra bu krizi de en kısa sürede aşacağız" ifadelerini kullandı.


(Bitti)

Kaynak: AA