Dha Yurt Bülteni - 9

Son Güncelleme:

Büyükerşen'e saldıran sanıklara ait 5 büfe mühürlendiESKİŞEHİR Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'li Yılmaz Büyükerşen'e saldıran şüphelilerin işlettiği 5 büfenin ruhsatları Tepebaşı Belediyesi tarafından iptal edilerek kapılarına mühür vuruldu.

Büyükerşen'e saldıran sanıklara ait 5 büfe mühürlendi


ESKİŞEHİR Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'li Yılmaz Büyükerşen'e saldıran şüphelilerin işlettiği 5 büfenin ruhsatları Tepebaşı Belediyesi tarafından iptal edilerek kapılarına mühür vuruldu.


Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, geçen cumartesi Haller Gençlik Merkezi karşısında yer altına alınan Yüksek Hızlı Tren (YHT) hattının üst kısmında kalan Zübeyde Hanım Caddesi'ndeki büfelerin, yayaların geçiş yolunu masa ve sandalyelerle kapattığı için tartıştığı işletme sahibi emekli polis memuru Mahfuz Banlı ve adamlarının saldırısına uğramıştı. Polis tarafından gözaltına alınan Mahfuz Banlı, yeğeni Yunus Mehmetoğlu ve Yunus Emre Aksoy çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı, diğer 2 şüpheli Mustafa Çetiner ve Aydın Tekin adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.


CHP'li Eskişehir Tepebaşı Belediyesi, olaydan sonra Mahfuz Banlı'nın aynı cadde üzerinde büfe ve kafeterya olarak işlettiği 5 yerin ruhsatını iptal etti. Ruhsat şartlarına uymadığı ve yayaların geçiş yolunu kapattığı için ruhsatları iptal edilen 5 büfe bugün TOMA'lı çevik kuvvet polislerinin gözetiminde Tepebaşı Belediyesi Zabıta Müdürlüğü'ne bağlı ekipler tarafından tek tek kapıları mühürlenerek kapatıldı.


Görüntü Dökümü:


-------------------------


-Zabıta ekiplerinin büfelerin kapılarını mühürlemesi,


-TOMA aracının,


-Zabıta aracının,


-Zabıta ve polislerin,


-Büfelerin kapalırının mühürlenmesi,


-Bir zabıta görevlisinin telsizle merkeze bilgi vermesinden çekilen görüntü


Haber-Kamera: Eyüp KELEBEK-ESKİŞEHİR,


===================================================


Boşanma isteyen eşi ve 2 kızını silahla rehin aldı


KAYSERİ'de boşanma aşamasında olduğu eşi ile 2 kızını kurusıkı tabanca ile evlerinde rehin alan koca çevreye rastgele ateş etti, ardından silahı bırakarak teslim oldu.


Ahmet Fener (41), Merkez Kocasinan ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi Hilal Caddesi üzerindeki Keşoğlu Apartmanı'nın ikinci katında 2 kızı ile birlikte yaşayan boşanma aşamasında olduğu eşi Ayşegül Fener'le (37) konuşmaya geldi. İddiaya göre Ahmet Fener olumsuz yanıt alınca, yanında getirdiği kurusıkı tabancayı çıkararak apartmanın önünde rastgele ateş etmeye başladı. Olayın ihbar edilmesi üzerine binanın önüne gelen polis ekipleri güvenlik önlemi alırken, Ahmet Fener kurusıkı tabancayla ateşe devam etti. Bunun üzerine polisler de havaya ateş açınca Fener, eşi ve 2 kızının yaşadığı daireye zorla girip eşi Ayşegül ve kızları Rana (15) ile Berna'yı (9) rehin aldı. Polislerin ve komşularının ikna çabaları sonucu, elindeki kurusıkı tabancayı bırakarak teslim olan Ahmet Fener, ekip aracıyla emniyete götürüldü. Ahmet Fener'in Ankara'daki Alkol ve Madde Bağımlılığı Merkezi'nde (AMATEM) tedavi gördüğü, bir süre önce izin alarak Kayseri'ye geldiği bildirildi. Hafta başında ise Ayşegül Fener'in avukatı aracılığıyla boşanma davası açtığı kaydedildi.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


-------------------------------


-Rehin alma olayının yaşandığı binadan görüntü


-Eşi ve 2 kızını rehin alan adamın, yakalanıp binadan çıkarılışından görüntü


-Adamın ekip otosuna bindirilmesi


-Detay görüntüler


Haber-kamera:  Zafer BARIŞ/KAYSERİ DHA)


===================================================


Oğlunu kurtarmak isterken birlikte ölmüşler


MUĞLA'nın Marmaris İlçesi, Bozburun Mahallesi açıklarında, bindikleri motoryatın batmasıyla 3 kişinin öldüğü, 8 kişinin ise sağ kurtarıldığı faicayla ilgili soruşturma sürerken, yaşanan dram da ortaya çıktı. Safia Ağdemir'in (40) içeride uyuyan oğlu Mert Ali Ağdemir'i (15) kurtarmak için kamaraya girdiği, ancak ne oğlunu ne de kendisini kurtarabildiği belirtildi. Faicada yaşamını yitiren 3 kişinin otopsileri devam ederken, 30 metre derinlikteki motoryatın tam koordinat ve bulunduğu yerdeki durumunun tespiti için bugün bölgede inceleme yapıldıktan sonra bir iki gün içinde çıkartılacağı bildirildi.


Marmaris'e 50 kilometre mesafedeki Bozburun Mahallesi'nin, Kızılkum Mevkisi'nde, dün (çarşamba) saat 10.00 sıralarında içinde 11 kişi bulunan Türk bayraklı, 20 metrelik 'Anemone' isimli motoryat, battı. Motoryatın kaptanı Mustafa Donka, gemici Yücel Bektaş (28), Giray Donka (12), Bartu Donka (7) İsmail Turgut (50), Dilek Çayırlıoğlu (51), Zeynep Ağdemir (10), Ayhan Ağdemir (50) sağ olarak çevredeki diğer yatlar tarafından kurtarıldı. Motoryatın sahibi Ali Doğan Çayırlıoğlu (55), Mert Ali Ağdemir (15) ve annesi Safia Ağdemir'in (40) cesetleri ise dalgıçlar tarafından 30 metre derinliğindeki motoryattan çıkartıldı. Faciadan sağ olarak kurtulan kaptan Mustafa Donka ile gemici Yücel Bektaş, jandarma tarafından gözaltına alındı.


MOTORYATIN ÇIKARTILMASI İÇİN İNCELEME YAPILACAK


Marmaris Liman Başkanlığı yetkilileri, motoryatın denizdeki tam koordinatları ve denizdeki durumuyla ilgili bugün inceleme yapılacağını, bir iki gün içinde de sudan çıkartılacağını bildirdi. Arkasındaki kapak açık unutulduğu için su aldığı ileri sürülen motoryatın denizden çıkartılmasından sonra, kesin batma nedeninin tespiti için bilirkişi incelemesi yapılacağı da kaydedildi. Yatın sigortalı olduğu öğrenildi.


3 KİŞİNİN OTOPSİSİ SÜRÜYOR


Faicada yaşamını yitiren 3 kişinin Muğla Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsilerinin sürdüğü bildirildi. Batan motoryattan sağ kurtulan ve Bodrum'da yaşayan Dilek Çayırlıoğlu, halen olayın şokunu yaşarken, bugün kuyumculuk da yapan aile dostları işadamı Ali Rıza Akdolu ile Muğla Adli Tıp Kurumu'na gidip, 22 yıllık eşi Ali Doğan Çayırlıoğlu'nun otopsisi hakkında bilgi aldı. Otopsisi süren Çayırlıoğlu'nun cenazesinin, çocuklarından Arjantin'de eğitim gören Deniz Çayırlıoğlu (18) ile ABD'de eğitim gören Beste Çayırlıoğlu'nun (19) gelmesinin ardından, 5 Ağustos Cumartesi günü Bodrum'un Gümbet Mahallesi'ndeki Türbe Mezarlığı'nda toprağa verileceği bildirildi.


"İYİ BİR DENİZCİ VE KAPTANDI"


Motoryatının batması sonucu yaşamını yitiren Ali Doğan Çayırlıoğlu'nun çevresinde sevilen, sayılan biri olduğunu belirten işadamı Ali Rıza Akdolu, "Kendisi 1980'li yıllarda Bodrum'a yerleşip, mavi yolculuk turları düzenleyen şirket kurmuştu. İyi bir denizci ve kaptandı. Çok yakın arkadaştık. İnsan ağırlamayı, gezdirmeyi, mutlu etmeyi çok severdi. Halen olayın şokunu yaşıyoruz. Batan motoryatını da 8-9 sene kadar önce satın almıştı. Ben de bir denizciyim ve böyle bir yatın nasıl kısa sürede battığını anlamış değilim" dedi.


"OĞLUNUN KURTARMAK İSTERKEN YASAMINI YİTİRMİŞ"


Faciada yaşamını yitiren eşinin acısını yaşan Dilek Çayırlıoğlu'nun, kendisine yaşanan faicayı detaylı bir şekilde anlattığını da aktaran Akdolu, "Dilek Hanım, motoryat su alıp batmaya başladığında Safia Ağdemir ile teknenin arkasında bulunan havuzun kenarında oturuyormuş. Yatın birden kıç tarafından batmaya başlayınca Dilek hanım, denize düşmüş. Her şey çok hızlı olmuş. Safia Hanım ise kamaraya yakınmış. İçerde yatan oğlunu kurtarmak için su dolu kamaraya dalmış. Ancak ne oğlunu ne de kendisini kurtarabilmiş. Motoryatın batışı ile ilgili hiçbir teknik detay belli değil. Yatın battığı yerin balçık olduğu söyleniyor. Detaylar yat tamamen çıkartılınca ortaya çıkacaktır" diye konuştu.


"BU MOTORYAT FAZLA YÜKTEN BATMAZ"


Bozburun'da tekne acenteciliği yapan, kaptan Salih Yiğit, motoryat sudan çıkartılmadan neden battığı konusunda bir şey söylemenin zor olduğunu belirtip, "Aldığımız duyumlar üzerine varsayımlar ekleyerek fikir yürütebiliriz. Duyumlarımıza göre motoryat limandan ayrılırken içinde su varmış. Hareketten önce bu suyun boşaltılması gerekirdi. Tekneye binildikten sonra arka kapak kapatılmamış. Hareket sırasında arka kapak kapatılmadığından teknenin içine su girmeye devam etmiş olabilir. Teknelerde su tahliye boruları vardır. Bunlar dışardan su almadan tekne içindeki suyu dışarıya atmak üzere ayarlanmıştır. Bu borulardan birisinde kırılma veya kopma olduysa buradan da sürekli tekne içine bu dolmuş olabilir. Fakat şu gerçeği de hatırlatmak gerekir ki bu tekneye birkaç ton su girse bile batırmaz" dedi.


"MOTORYAT ÖZEL YAPIM"


Batan yatın 'trawler' cinsi motoryat olduğunu belirten Yiğit, "Amerikan tipi şatafatlı bir tekne. Bu motoryatlar, eski balıkçı teknelerine büyük paralar harcanarak her türlü tedbir ve konfor eklenip, motorları güçlendirilerek üretiliyor. Bunu meraklıları ve parası olanlar yaptırır. Böyle bir teknenin içine ne kadar su girerse girsin, kolay kolay batmaz" diye konuştu. Gözaltındaki kaptan Mustafa Donka'nın çok uzun süredir çalıştığını motoryatın sahibi Ali Doğan Çayırlıoğlu tarafından da çok sevildiğini de anlatan Yiğit, "Tekne hareket etmeden suyuna, sintinesine, deşarj pompalarının çalışıp çalışmadığına bakılması gerekir. Bilemiyorum ama gidilecek yer yakın diye bunlar atlanmış olabilir. Tekne sudan çıktıktan sonra tüm bunlar ortaya çıkacaktır" dedi.


KAPTAN VE GEMİCİNİN JANDARMADAKİ İŞLEMLERİ SÜRÜYOR


Faciadan sağ olarak kurtulan tekne kaptanı Mustafa Donka ile gemici Yücel Bektaş'ın Bozburun Jandarma Karakol Komutanlığı'ndaki işlemleriin sürdüğü bildirildi. Kaptan Mustafa Donka'nın jandarmadaki ifadesinde, "Ne olduğunu ben de bilmiyorum. Bir anda, su alıp, battık. Üzgünüm" dediği öğrenildi. Öte yandan faciadan yaralı kurtulan İsmail Turgut'un Marmaris Özel Ahu Hastanesi, Bartu Donka'nın ise Denizli Pamukkale Üniversitesi Hastanesi'ndeki tedavilerinin sürdüğü bildirildi.


Haber: Mustafa SARIİPEK - Yaşar ANTER - Ali GÜNDOĞAN/ MARMARİS (Muğla),


===================================================


Şanlıurfa'da intihar girişimine kalkışan genci polis vazgeçirdi


ŞANLIURFA'da, işsizlik nedeniyle bunalıma girdiğini öne sürerek 5 katlı binanın çatısına çıkan 29 yaşındaki Bayram P., polisin 1 saatlik çabasıyla ikna edilerek indirildi.


Olay, öğleden sonra Bamyasuyu Mahallesi'nde meydana geldi. İşsiz olduğu öğrenilen Bayram P., 5 katlı binanın çatısına çıkarak intihar edeceğini söyledi. İş bulamadığı için ölmek istediğini söyleyen Bayram P.'yi gören mahalle sakinleri, durumu sağlık, polis ve itfaiye ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine gelen itfaiye ekipleri atlama ihtimaline karşı branda açarken, çatıya çıkan polisler ise Bayram P.'yi ikna etmeye çalıştı.


Bayram P., polisin bir saat süren çabasının ardından iş bulma konusunda yardımcı olunacağı belirtilerek ikna edildi. Çatıdan indirilen genç, hastanede sağlık kontrolünden geçirilerek ifadesi alınmak üzere Polis Merkezi'ne götürüldü.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


----------------------------------


Çatıya çıkan genç


Polis ekiplerinin genci ikna etmesi


İtfaiye ve sağlık ekiplerinin beklemesi


Polis genci ikna etmesi


Toplanan meraklı vatandaşlar


Genel ve detay görüntüler


Haber: Ömer ŞULUL-Kamera: Uğur BUDAK-ŞANLIURFA,


GÖRÜNTÜ BOYUTU: 131 MB


===================================================


Tunceliler 41 derece sıcaklıkta Munzur'a akın etti


TUNCELİ'de son yılların en sıcak günlerinden birininin yaşandığı bugün, 41 dereceye ulaşan hava sıcıklığından korunmak ve serinlemek amacıyla halk, Munzur Çayı kıyısındaki plajlara akın etti. Dışarda gezmenin bile zorlaştığı Tunceli'de halk buz gibi Munzur Çayı suyuna girerek serinlemeye çalıştı.


Mevsimin en sıcak günlerden birinin yaşandığı Tunceli'de halk, Munzur plajlarına akın etti. Öğlen saatlerinden itibaren sıcakların iyice bastırmasıyla birlikte Munzur Çayı kenarındaki plajlara giren genç, çocuk, yaşlı, kadın ve erkekler, buz gibi sularda serinleyerek sıcaklardan korunmaya çalıştı. Özellikle Almanya, Hollanda, Fransa ve İngiltere gibi ülkelerde yaşayan Tuncelili vatandaşların Ege yada Akdeniz yerine tatillerini memleketlerinde geçirmesi ve Munzur Plajlarını tercih etmesi nedeniyle Munzur Çayı'nın kenarındaki plajlar dolup taştı. Munzur Plajında serinleyenler arasında yer alan Suna Tosun, tatil için batı illeri yerine tercihini Tunceli'den yana kullandığını belirterek, "Ben batıda tatilimi geçirmek istemedim ailece Munzur'da serinlemek, kendi topraklarımızda kalmak daha doğruydu. Munzur'un buz gibi suyu dünyanın hiçbir yerinde yok, bu sıcaklıklarda Munzur bizi serinletiyor" dedi.  Almanya'dan gelen Hasan Ulu ise, Çeşme yada Bodrum sahilleri yerine Tunceli'de Munzur Çayı kıyısını tercih ettiklerini ve bu yüzden pişman olmadıklarını söyledi.


Görüntü Dökümü


-----------------------------


-Plajdan görüntü


-Munzur çayından görüntü


-Munzur plajından görüntü


-Serinleyen insanlar


-Suya atlayan insanlar


-Güneşlenen kadın ve erkekler


-Suda yüzen  çocuklar


-Plajdan detay görüntüler


-Röpörtajlar


-Genel ve detay görüntüler


Haber-Kamera: Ferit DEMİR/TUNCELİ,


==================================================


Roman havası oynayarak kilim dokuyorlar


EDİRNE'de Rotary Kulübü Derneği liderliğinde hayata geçirilen 122 bin Euro bütçeli 'Rengarenk' isimli AB projesiyle kilim dokumayı öğrenen çoğunluğu Romanlardan oluşan 20 dezavantajlı kadın, atölye çalışmalarını roman havası eşliğinde yapıyor.


Edirne Rotary Kulübü Derneği öncülüğünde Edirne Süpürgeciler Mahallesi Yardımlaşma Dayanışma ve Kalkınma Derneği ile Edirne Sanayici İşadamları Derneği ortaklığıyla hayata geçirilen 'Rengarenk' projesi kapsamında kadınlar,bir süre önce tezgahlarının başına geçerek başladıkları kilim dokuma işini büyüttü. Çanta, atkı, panço, pike gibi çeşitli ürünleri de dokuyan kadınlar, Roman havasıyla oynayarak atölye çalışmalarını sürdürürken, kentin unutulmaya yüz tutmuş sanatları arasında yer alan kilim dokuma el sanatını da icra ediyor.


EDİRNE'YE ÖZGÜ ÇUL KİLİMİ YAŞATMAK


Edirne Rotary Kulübü Dönem Başkanı İsmail Bilgi, projenin Ekim ayında sona ereceğini kendilerinin ipek böcekciliğiyle dokuma işini büyütmeyi hedeflediklerini belirterek, "Projemiz bir AB projesi. Dezavantajlı kadınlarımız kilim dokuyorlar burada. Onların istihdamlarını geliştirmeye çalışıyoruz. Şu an gördüğünüz atölyemizde 21 tezgah var ve tamamı Hatay'dan getirilmiş el yapımı tezgahlar. Aynı şekilde iplikler de pamuk olup onlar da Hatay'dan geldi. Yaklaşık 20 bayan var burada. Ekim ayında projemiz bitecek ve sonrasında da İpek üzerine devam ettirmeyi düşünüyoruz. Bununla ilgili de Rotary Kulübü bünyesinde çalışmalarımız devam ediyor.  Belki büyüklerimiz daha rahat hatırlar. Büyüklerimiz, babaannelerimiz kilim dokurdu. Edirne'ye özgü 'Çul Kilim' vardı. Bu projenin bir amacı da Edirne'de ölmüş bir geleneği AB desteği ve Rotary liderliğiyle gün yüzüne çıkarmak. Burada proje daha çok dezavantajlı gruplara yönelik romanlarımız, kadınlarımız hep birlikte bu mesleği ve geleneği öğreniyorlar" dedi.


'KADINLARIN İSTİHDAM EDİLMESİNİ İSTİYORUZ'


Proje Koordinatörü Serhad Ceylan, kadınların dokuduğu kilimlere yoğun bir şekilde taleplerin geldiğini ifade ederek, "Projemizde 20 dezavantajlı grubumuzdan bayan çalışıyor. Burada hep birlikte birarada olabileceklerini bizlere de gösterdiler. Gayet yakın, iş birliği içerisindeler. Edirne'deki el sanatlarından şimdiye kadar bildiğimiz meyve sabunu, Edirnekari, bezbebek gibi ürünlerin haricinde şimdi biz kilimi ortaya çıkarıyoruz yeniden. Bununla ilgili çalışmalarımızı geliştiriyoruz.  Artık kilimin türevlerini yapmaya başladık. Mesela kilimden çantalar yapmaya başladık, masa örtüleri, kıyafet yapmaya başladık. Bunlarla ilgili birçok tasarım geliştirmeye başladık. Şimdilik bu ürünler satışa sunulmuyor ve kursiyerlerimizin kendilerine ait. Projenin ardından bunların ne yapılacağına hep birlikte karar vereceğiz ama daha şimdiden sosyal medya hesabımız üzerine koyduğumuz ürünleri görenler satın almak için talepler var. Hatta geçenler de Alaçatı'dan bir talep geldi. Ama şu an gönderemiyoruz.  Mümkün olduğunca katma değeri yüksek ürünler yapmaya çalışacağız. Çünkü hanımlarımızın istihdamlarını, kendi ihtiyaçlarını karşılayacak ciddi gelirler etmelerini istiyoruz. Bununla ilgili de dışarıdan çeşitli yardımlar alıyoruz. Daha da tasarımla ilgili gelecek destekler var. İleriki günlerde projenin sonuna doğru hep beraber göreceksiniz ki çok güzel gelişmeler olacak. Edirne'de yeni bir gelir kaynağı yaratılması konusunda güzel bir işbirliği ortaya çıkacak" dedi.


Projede yer almaktan dolayı mutlu olduğunu dile getiren kursiyer Şüheda Gülceylan,  ekonomilerine katkı sağlaması açısından yaptığı işin önemli olduğunu söyledi. Gülceylan, "Burada olmaktan dolayı çok mutluyuz. Avrupa Birliği projesi olduğu için daha büyük avantajlara sahibiz. Şu anda Edirne'de hiç olmayan bir şey öğreniyoruz. Bu da bize artı bir şey kattı. İnşallah proje devam eder ve iş sahası olarak bize döner. Proje aynı zamanda ekonomimize de katkı sağlıyor. Hem eğlenip hem kazanıyoruz" dedi.


Bir diğer kursiyer, Nazik Düztepe de dokuma gibi bir işi öğrenmenin oldukça keyifli olduğunu belirterek, "Kendi emeğimizin karşılığını alıyoruz. Ailemize de destek de bulunuyoruz. Bu işin devam etmesini istiyoruz. Yok olmaya yüz tutmuş bir kültürü canlandırıyoruz. Bunu yapmak çok güzel" dedi.


Görüntü Dökümü


-----------------------------------


-Kilim dokuma atölyesi genel


-Kilim dokuyan kadınların tezgah başında


-Dokuma iplerinin sarılışı


-Rotary kulübü başkanının açıklaması


-Proje koordinatörünün açıklaması


-Atölyede örülen çantaların detayı


-Kilim dokurken detay


-Örülü pikenin görüntüsü


-Kursiyerlerle röportaj


-Atölyede çalışan roman kadınların oynaması


-Atölye kilim dokunurken genel görüntü


Haber-Kamera: Jale AVYÜZEN/ EDİRNE,


==================================================


Ford Otosan İnönü Fabrikası'na 5 Ödül


FORD Otosan İnönü Fabrikası, Ford Motor Company'nin geleneksel İş Sağlığı Güvenliği Ödülleri organizasyonu President Health and Safety Award (PHSA) tarafından 4 ayrı dalda toplam 5 ödüle layık görüldü.


Ford Motor Company'nin geleneksel İş Sağlığı ve Güvenliği Ödülleri'nde bu yıl; 'Hayat Kurtarma', 'Yılın İş Sağlığı ve Güvenliği Profesyoneli' ve 'İş sağlığı ve Güvenliğinde en iyi Performans Gösteren Fabrikalar' kategorilerinde 4 ödüle layık görülen Ford Otosan, 'İş güvenliği Kültürü ve Standartlarında Mükemmellik' kategorisinde ise 'İş Güvenliği Kültürünün Yayılımı Projesi' ile dünya birinciliğinin sahibi oldu.


Eskişehir'in İnönü İlçesi'ndeki Ford Otosan İnönü Fabrikası'nda düzenlenen ödül töreni, İnönü Belediye Başkanı Kadir Bozkurt, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Ford Otosan Genel Müdürü Haydar Yenigün, Türk Metal Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Orhan Demir, Ford Otosan İnsan Kaynakları Direktörü Nursel Ölmez Ateş ile Ford Otosan yöneticilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Törende ödüller sahiplerine takdim edilirken Ford Otosan, iş sağlığı ve güvenliği alanında hem Ford dünyasında hem de otomotiv sektöründe örnek teşkil eden uygulamalarıyla başarısını bir kez daha göstermiş oldu.


DÜNYA BİRİNCİLİĞİ ÖDÜLÜ


Ford Otosan, 'İş güvenliği Kültürü ve Standartlarında Mükemmellik' kategorisinde 'İş Güvenliği Kültürünün Yayılımı Projesi' ile bu yıl dünya birinciliğini elde etmeyi başardı. 'Riski en iyi çalışan bilir' yaklaşımıyla gerçekleştirilen 'Riskini Yaz Parmağını Koru' konulu uygulama ile her çalışanın bir iş güvenliği uzmanı bakış açısıyla yaptığı işi değerlendirmesi hedeflendi. Çalışanların özellikle el ve parmak yaralanmalarına sebep olacak tehlikelere karşı farkındalık kazanmaları amaçlanan proje ile el ve parmak yaralanmasına sebep olabilecek riskler tespit edildi. Alınan önlem ve aksiyonlar sonucunda Ford Otosan İnönü Fabrikası'nda iş kazalarının oranı 2015'de 6.9 iken, 2016'da 3.4'e 2017'de ise 2.8'e kadar düşürüldü.


HAYAT KURTARMA ÖDÜLLERİ


Çalışanlarına acil durumlarda gerekli müdahalede bulunabilmek için sağlık merkezlerinde; alanında tecrübeli sağlık çalışanları ile eksiksiz tıbbı ekipmanlar ve tam teşekküllü ambulansla hizmet sunan Ford Otosan, arı sokması sonucu alerjik reaksiyon başlayan ve hayati tehlikesi yüksek olan anaflaktik şok tablosuna giren bir çalışanını sağlık ekibinin hızlı ve yerinde müdahalesiyle sağlığına kavuşturmayı başardı. Ford Otosan Sağlık ekibi bu vaka ile 'Hayat Kurtarma' kategorisinde ödüle layık görüldü.


Şirketin 'Hayat Kurtarma' kategorisinde aldığı bir diğer ödül ise; diğer sağlık merkezlerine başvurmasına rağmen devam eden baş ağrısı ile Ford Otosan Sağlık Merkezi'ne başvuran bir çalışanının sağlığına kavuşturulması sonucunda kazanıldı. Çalışandan alınan detaylı anamnez ve muayene sonucunda 'intrakranial kanama' teşhisi konularak, hızlıca ilk müdahalesi yapıldı ve sağlığına kavuşturuldu.


YILIN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ PROFESYONELİ ÖDÜLÜ


Ford Otosan İnönü Fabrikası'nın 24 yıllık çalışanı A sınıfı İş güvenliği uzmanı Saffet Özırmak, iş sağlığı ve güvenliği konusunda yaptığı başarılı çalışmalar nedeniyle 'Yılın İş Sağlığı ve Güvenliği Profesyoneli' ödülüne layık görülerek, önemli başarıyı daha Ford Otosan'a kazandırdı.


EN İYİ PERFORMANS GÖSTEREN FABRİKALAR KATEGORİSİ


Ford Otosan'ın kazandığı 5'inci ödül ise 'İş sağlığı ve Güvenliğinde En İyi Performans Gösteren Fabrikalar' kategorisinde oldu. Ford Otosan İnönü Fabrikası, bu anlamlı ödülü 2014- 2016 yılları arasında kayıp zamanlı iş kazası oranındaki düşük oran sebebiyle almaya hak kazandı. Üstelik bu ödülün kazananı, başvuru yapılmaksızın Ford'un global çapta yaptığı değerlendirmeler sonrasında seçildi.


Görüntü Dökümü:


----------------------------


-Ödül törenine katılanların,


-Ödül kazanımı ile ilgili yapılan konuşmalar,


-Ödülerin verilmesinden çekilen görüntüler bulunuyor


Haber-Kamera: Kemal ATLAN-İNÖNÜ,(Eskişehir),

Kaynak: DHA