Rize - Mesut Yılmaz:"Hükümetin Dış Politika Açılımlarının Hepsi Fiyasko"
Dp Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, Hükümete Yönelik Eleştirilerini Bugün de Sürdürdü. Yılmaz, Hükümetin Dış Politika Yönetimine Eleştiri Getirdi ve, "dış Politika Açılımlarının Hepsi Fiyasko Olmuştur" Dedi.
DP Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, hükümete yönelik eleştirilerini bugün de sürdürdü. Yılmaz, hükümetin dış politika yönetimine eleştiri getirdi ve, "Dış politika açılımlarının hepsi fiyasko olmuştur" dedi.
Cuma namazını Sahil Camii'nde kılan Yılmaz, Cumhuriyet Caddesi'nde esnafları ziyaret etti, ardından Rize Gazeteciler ve Muhabirler Derneği'ni ziyaret ederek soruları yanıtladı. Önce hükümetin dış politikası konusunda görüş belirten Mesut Yılmaz, "Hükümetin dış politika açılımlarının hepsi fiyasko olmuştur. Hiç birinden Türkiye'nin lehine bir sonuç çıkmadı. Geçici olarak belki duygusal bazda hükümete halk arasından bir destek çıktı ama kısa vadede bunların hiçbiri amacına ulaşmadı. Kıbrıs, AB ve Ermenistan açılımında aynı durum söz konusudur. Türkiye, Iran atom krizinin önlenmesi için aylarca yaptığı çabada hem yalnız kaldı, hem de bir netice alamadı. Dış politika alanındaki uygulamalardan fevkalade rahatsızım. Burada hükümetin bir durum değerlendirmesi yapması lazım" diye konuştu.
"Türkiye, batı ile olan ilişkilerini aksatmadan geliştirmelidir "
Türkiye'nin dış politikadaki son çıkışları ile yönünü doğuya çevirdiği iddialarının konusundaki soruyu da yanıtlayan Yılmaz, şunları söyledi: "Ortadoğu ve Afrika ülkeleri ile ilgili bir ortak pazar girişimi Türkiye'nin öncülüğünde gibi. Bunların hiç biri Türkiye'nin AB ile ilişkilerine alternatif olmaz, olmamalıdır. Türkiye eğer daha gelişmiş, zengin, müreffeh ve demokratik bir ülke olmak istiyorsa batı ile olan ilişkilerini aksatmadan geliştirmelidir. Alternatifi olarak bunları düşünmek Türkiye'yi geriye götürmektir. Türkiye'nin Cumhuriyet'ten beri izlediği çağdaşlık politikasını ters yüz etmektir. Bu hükümetin yönetiminde böyle bir tehlikeyi uzun zamandır seziyor ve dile getiriyorum."
" İran'ın elindeki atom silahı Türkiye içinde tehdittir"
Yılmaz, İran'a yönelik alınan yaptırım kararıyla ilgili BM' de yapılan oylamada Türkiye'nin hayır oyu kullanması ile ilgili bir soruya da şu yanıtı verdi: "Elinde atom gücü olan ülkeler bu gücün yayılmasını istemiyor. Bu konuda sahip oldukları imtiyazlı tekelin devam etmesini istiyorlar. Bunu da çeşitli ambalajlar altında kamufle etmeye çalışıyorlar. Ama İran gibi İsrail devletinin ortadan kaldırılmasını açıkça dile getiren bir ülkenin atom silahına sahip olması, bölge barışı ve Türkiye içinde büyük bir tehdittir. Mutlaka önlenmesi gerekir. İsrail'in de atom gücüne sahip olması talihsiz bir gelişme olmuştur. Bugünkü İsrail yönetimi de uzlaşılabilir, barışçı bir anlayışın çok uzağındadır. Türkiye, İran ve İsrail'deki yönetim, Orta Doğu'nun geleceği için endişe duymamıza yeterlidir."
"Türkiye son tutumu ile daha önceki hedeflerini kendisi sabote etmiştir"
İsrail'in Gazze'ye insani yardım götüren gemilere saldırması konusuna da değinen Mesut Yılmaz, "İzlenen politika Türkiye'nin daha önceki açıklanmış hedeflerine aykırıdır. Türkiye, bölgedeki ihtilafın çözülmesi için arabulucu ve hakem rolünü üstlenmişti. Arabulucu olarak taraflardan biriyle ilişkileriniz kopma noktasına geliyorsa o hedefiniz zaten ortada kalkmış demektir. Türkiye son tutumu ile daha önceki hedeflerini kendisi sabote etmiştir. Bunun Türkiye'nin lehine olduğunu düşünmüyorum. Maalesef bu hükümet bütün bölge ülkeleri ile sıfır sorun politikası ile yola çıkmışken, bugün Ermenistan ve İsrail ile ilişkilerini kopma noktasına getirmiştir. Kendi hedeflerinin çok uzağına düşmüştür" dedi.
"Kılıçdaroğlu imajı halkın beklentileri ile örtüşmüştür"
Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, CHP Genel Başkanlığı'na Kemal Kılıçdaroğlu'nun seçilmesi ile ilgili de bir değerlendirme yaparak, şunları söyledi: "Erdoğan Türkiye'de değişik bir lider tipi yaratmıştı. Halkla daha özdeşleşmiş, bir açıdan da tepeden bakan karizmatik lider tipinden artık toplumun yorulduğunu düşünüyorum. Kılıçdaroğlu'nun temsil ettiği sakin, mütevazi ama kararlı, devlete saygılı ve dürüst imaj şu anki vatandaşın arayışına daha uygun düşeceğini ve tabanda bir hareket yarattığını görüyorum. Bu yeni imaj halkın beklentileri ile örtüşmüştür. Bu da CHP 'ye önemli bir hareketlilik sağlayabilir. Kılıçdaroğlu benimde zaman zaman birlikte görüş alış verişinde bulunduğum, bizim zamanımızda bürokratik sorumluluklar üstlenmiş ciddi bir arkadaşımızdır. Devlet terbiyesi ve saygısı olan bir arkadaşımızdır. Bunun CHP' ye yararlı olacağını düşünüyorum."
"Tansu Çiller'in DP' ye katılmasından memnunluk duyarım "
Yılmaz, son olarak da, Tansu Çiller'in DP' ye katılacağı yönünde bir soru üzerine, "Biz Çiller'le Türk siyasetine benzer açılardan bakıyoruz. Demokrat Partiye katılırsa bundan sadece memnunluk duyarız. Bize bundan sonra düşen görev siyasette birinci planda değil, ikinci planda durup Türkiye'nin geleceğini yönetecek, geleceğe taşıyacak yetenekli, dinamik genç kadrolara destek olmaktır. O da aynı pencereden bakıyor siyasete. Geçmişte olmayan ortak paydaya şimdi sahip olduğumuzu düşünüyorum. Kendisi ile bu hedeflere yönelik bir işbirliğine her zaman açığım" dedi.