Van Gölü'nün Erciş Körfezi'nde tatlı su ve sodalı su uzaydan ebru deseni oluşturdu

Erciş Körfezi'nde derelerden gelen tatlı su, Van Gölü'nün sodalı ve tuzlu suyuyla birleşince Sentinel-2 uydu görüntülerine ebruyu andıran renk geçişleri yansıdı. Doç. Dr. Mustafa Akkuş, bu görüntülerin göldeki biyoçeşitliliğin devamlılığı için temel oluşturduğunu belirtti.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Akkuş, Van Gölü'nde iki tane farklı karakterdeki suyun birleşmesiyle bambaşka karakterde ebru desenleri andıran harika görüntüler meydana çıkıyor" dedi.
Dünyanın en büyük sodalı gölü olan Van Gölü, uzaydan çekilen fotoğraflarıyla dünya birincisi seçildikten sonra şimdi de uydu görüntülerine yansıyan eşsiz doğa olayıyla gündemde. Erciş Körfezi'nde tatlı suların sodalı suyla buluştuğu anlar, uzaydan adeta dev bir ebru tablosunu andırıyor. İnci kefalleri, mikrobiyalitleri ve derinliklerinde barındırdığı batık Rus gemileriyle dikkat çeken Van Gölü, bu kez uzaydan yansıyan eşsiz renkleriyle gündeme geldi. Daha önce Astronot Kate Rubins tarafından 2016 yılında çekilen fotoğrafıyla uluslararası bir fotoğraf yarışmasında birincilik elde ederek dünya çapında ilgi gören Van Gölü, şimdi de Erciş Körfezi'nde oluşan doğal renk desenleriyle büyülüyor. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Akkuş, Sentinel-2 uydusuna yansıyan görüntülerde tatlı su ile sodalı ve tuzlu göl suyunun buluşması sonucu ortaya çıkan renk geçişlerini ebru sanatına benzetti.
Türkiye'nin en büyük gölü olan Van Gölü, yalnızca sahip olduğu doğal zenginliklerle değil, uydu görüntülerine yansıyan sıra dışı güzellikleriyle de dikkat çekiyor. Gölün farklı noktalarında, özellikle tatlı su kaynaklarının göl suyuyla buluştuğu alanlarda oluşan renk değişimleri, doğanın adeta bir ressamın fırçasından çıkmışçasına şekillendirdiği desenleri ortaya çıkarıyor. Son olarak Erciş Körfezi'ne yansıyan görüntüler, Van Gölü'nün saklı güzelliklerinden birini daha gözler önüne serdi. Sentinel-2 uydusundan elde edilen görüntülerde, dereler aracılığıyla göle ulaşan tatlı suların, sodalı ve tuzlu göl suyuyla buluştuğu bölgede dikkat çekici renk geçişleri oluştuğu görüldü. Mavi ve turkuaz tonların farklı renklerle iç içe geçtiği bu görüntüler, geleneksel Türk ebru sanatını andıran doğal desenler oluşturdu.
" Doğa, Van Gölü'nde kendi ebru sanatını yapıyor"
Van YYÜ Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Akkuş, uydu görüntülerine yansıyan bu doğal oluşumun Van Gölü'nün kendine özgü yapısını ortaya koyduğunu belirtti. Erciş Körfezi'nde derelerden gelen tatlı suyun gölün sodalı ve tuzlu suyuyla buluşmasının oluşturduğu renk farklılıklarının, gölün uydu görüntülerinde adeta bir ebru tablosunu andırdığını ifade etti. Van Gölü'nün yalnızca yeryüzünden bakıldığında değil, uzaydan görüntülendiğinde de farklı güzellikler sunduğunu ortaya koyan bu görüntüler, bölgenin doğal zenginliğini bir kez daha gözler önüne serdi.
"Van Gölü uzaydan dünya gündemine taşındı"
Van Gölü, daha önce Uluslararası Uzay İstasyonu'nda görev yapan bir astronot Kate Rubins'in çektiği fotoğrafla dünya gündemine taşınmıştı. Gölün uzaydan görüntüsünün bir fotoğraf yarışmasında birincilik kazanması, Van Gölü'nün uluslararası ölçekte tanınmasına katkı sağlamıştı.
ABD Havacılık ve Uzay Ajansı'nın (NASA) düzenlemiş olduğu "Dünya Turnuvası" adlı online fotoğraf yarışmasında Astronot Kate Rubins tarafından Van Gölü'nün uzaydan çekilmiş olduğu fotoğraf, 32 fotoğraf arasında finale kaldı. Yarışmada, Van Gölü'nün finale kaldığı fotoğrafı Türkiye ve Dünya'da bir anda odak notası oldu. Van Gölü için seferberlik ilan edilirken, yapılan oylamada büyük bir farkla birinci seçilen fotoğraf, güzelliği ve gizemiyle önemli bir değer olan Van'ı ve Van Gölü'nü dünyaya tanıttı. İnci kefalinin göç yolculuğundan mikrobiyalitlere, tarihi batıklarından gökyüzüne yansıyan renklerine kadar pek çok özelliğiyle öne çıkan Van Gölü, her yeni görüntüsüyle keşfedilmeyi bekleyen güzelliklerini ortaya koyuyor. Erciş Körfezi'nde uyduya yansıyan ve ebru sanatını andıran renkler de bu eşsiz gölün yalnızca doğal bir miras değil, aynı zamanda gökyüzünden bile hayranlık uyandıran bir doğa tablosu olduğunu gösteriyor.
"Van Gölü'nün içinde ebru desenlerini andıran inanılmaz desenler oluşuyor"
Van YYÜ Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Akkuş, Van Gölü'ün 3 bin 712 kilometrekarelik yüzey alanı ile beraber aslında alışa geldiğimiz bir göl tanımının dışında kaldığını söyledi. Bin 650 metrelik yüzey rakımı ile beraber belki de dünyanın ender en yüksek göllerinden birisi olduğunu ifade eden Doç. Dr. Akkuş, "Bu kadar yüksek rakımda bir göle rastlamanız çok çok zor. Tabii Van Gölü'nün diğer bir özelliği de sularının tuzlu ve sodalı olması. Van Gölü'nü diğer göllerden ayıran en önemli özelliklerinden birisi ise sularının tuzlu ve yüksek pH'da olması. Van Gölü'nün pH'sı 9.2, kimi yerlerde 10'a yaklaşıyor. Bu yönüyle Van Gölü aslında çok çok özel ve nadide bir ekosistemi oluşturuyor. Van Gölü'nün kenarına gittiğiniz zaman bazen durgun bir su kütlesi görüyorsunuz. Van Gölü'nün içinde aslında ebru desenlerini andıran bir sürü inanılmaz desenler oluşuyor. Özellikle tatlı suların girdiği yerde kalsiyumca zengin tatlı sularla gölün karbonatça zengin suları buluştuğu zaman karbonat bir kalsiyum bikarbonat çökeltileri oluşuyor. Rüzgar ve akıntılarla beraber bu bütün gölün yüzeyine akıntılarla beraber yayıldığı zaman işte Sentinel-2A uydusuna yansıyan böylesine muhteşem manzaralar ortaya çıkıyor" dedi.
"İki tane farklı karakterdeki suyun birleşmesiyle bambaşka karakterde ebru desenleri andıran harika görüntüler meydana çıkıyor" diyen Doç. Dr. Akkuş, "Tabii bunlar aslında göldeki biyoçeşitliliğin devamlılığı için temel teşkil eden unsurlar. Akarsular özellikle sonbahardaki son günlerdeki yağışların artmasıyla beraber Van Gölü'ne taşıdıkları sediman miktarı da artmış oldu. Bu görüntülerdeki en önemli unsurlardan birisi de göle bu mevsimlerde yoğun sediman girişi. Bu bize bir noktada da şunu gösteriyor. Aslında akarsular havzadaki olan bütün olayları Süphan Dağı'nın, Erek Dağı'nın, Tendürek Dağı'nın doruklarından alıp Van Gölü'ne taşıyor. Havzadaki olan bütün olayların en son noktası Van Gölü. Bu yüzden Van Gölü'nü korumak akarsuları korumaktan geçiyor. Çünkü akarsulara ne bırakırsanız onları aldığı gibi Van Gölü'ne getiriyor" diye konuştu.
Sizin düşünceleriniz neler ?