Almanya'da en fazla şantaja maruz kalıp haraç ödemek zorunda kesimin Rus ve Türkler olduğu belirtildi.
Deutche Welle, uluslararası terörle mücadelenin, 2001 yılından bu yana Almanya'da araştırmaların ve cezai kovuşturmaların yeniden düzenlenmesine yol açtığı halde organize suçların geri planda kaldığını aktardı. Yıllardan bu yana organize suçları araştıran yazar Jürgen Roth, şantaj yapılan kişilere, okul önündeki çocukları, ev ya da ailesinin fotoğrafının gösterildiğini, bunun üzerine genellikle hiç kimsenin tehlikeli olabileceği düşüncesiyle polise başvurmadığını, ülkede çok sayıda tehditle haraç ödetilen kişi olduğunu söyledi.
Aşağı Saksonya Kriminoloji Araştırma Enstitüsü, yaklaşık 4 bin restoran, büfe ve diskotek işletmecisi arasında yaptığı araştırmada, her 6 kişiden 1'inin haraç vermeye zorlandığını bildirdi. Kentin tanınmış isimlerinin de yer aldığı araştırmada kimsenin bu konuda konuşmak istemediği ve bizzat şantaja maruz kalmamalarına karşılık tehditle para vermeye zorlanan başkalarını tanıdıklarını da gösterdiği kaydedildi.
Emniyet suç istatistiklerinde tehditle haraç toplama, şantaj, mala zarar verme, şiddet kullanma ya da yaralama suçları arasında değerlendiriliyor. Alman Ceza Kanununda haraç istemeyi suç olarak tanımlayan bir madde bulunmadığına dikkat çekildi. Nitekim haraç olaylarında şikayet sayısı da oldukça düşük. Aşağı Saksonya Eyaleti'nde yılda 20 ila 30 olay meydana gelirken, zorla istenen haraç miktarı 30 ila 50 bin euroyu buluyor.
Polis yetkilileri, her yıl ülke genelinde binlerce haraç isteme suçu işlendiğini belirtirken, Jürgen Roth, haraç istemenin özellikle doğu Avrupalı örgütler arasında yoğunlaştığına dikkat çekiyor. Roth, Almanya'da ise özellikle Ruslar ve kısmen Türklerin kendi topluluklarında şantaja maruz kaldıklarını belirtirken, bu durumdan etkilenen Almanların sayısının oldukça az olduğunu ifade etti.
Polis yetkilileri, en yoğun şekilde şantaja maruz kalan özellikle Rus ve Türk esnaf ve iş adamları arasında, ana dillerinde hazırlanmış bilgilendirici yardım broşürleri dağıttıklarını bildirirken çözümlere ve yasalara dikkat çekilerek, polise başvurma imkanları ve tanık koruma programları anlatıldı.
Suçla mücadelede önemli bir etken de kurbanların sessiz kalmayıp, polise başvurmaları. Konuya daha fazla dikkat çekebilmenin yolu, sessizliğin bozulmasından ve sıkça kamuoyuna açıklanmasından geçiyor. Tıpkı Sicilya'da olduğu gibi. Sicilya'da yaklaşık 400 işletme ve binlerce kişi, mafyanın tehditlerine karşı koyabilmek için birlik oldu. Kapı ve pencerelere 'hoşçakal haraç' anlamına gelen çıkartmalar yapıştırılarak haraçla mücadele edildi.
Schleswig Holstein Eyaleti'ndeki Kiel Sanayi ve Ticaret Odası'ndan Markus Schwehn, Almanya'da da benzer bir uygulama başlatılmasından yana olduğunu belirtti. Haraç ve şantaj olaylarında kurbanların çareyi parayı ödemekte bulmaları halinde devamlı haraç ödemeye mahkum olduğu vurgulandı.
Son Dakika › Dünya › Ruslar ve Türkler Haraç Mağduru - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.