İSO Başkanı Tanıl Küçük, pek çok alanda başarılı bulmakla birlikte mevcut ekonomik programın ömrünü tamamladığını savunarak, "Bu program 2001 koşullarına göre hazırlandı, temel misyonunu tamamladı" dedi.
"Bu elbise artık bu vücuda uymuyor" diyen Küçük, 22 Temmuz sonrasında mikro reformları da kapsayan yeni bir program gerektiğini vurguladı.
TÜRKİYE’nin en büyük sanayi odası olan ve en büyük 500 şirketin neredeyse yarısını temsil eden İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) Başkanı Tanıl Küçük, bugüne kadar elde edilen kazanımların sürdürülmesi için makro reformların tamamlanıp, mikro reformların da devreye sokulmasını istedi. "2001 koşullarında hazırlanan program misyonunu tamamladı" diyen Küçük, "Yeni dönemin ekonomik programı, mevcut makro kazınımları riske atmaksızın yatırım, üretim, ihracat, istihdam ve rekabet gücünü sağlayacak mikro reformlara öncelik vermeli" diye konuştu.
TARTIŞILMAZ BAŞARILAR SAĞLANDI: 22 Temmuz’a kadar geçen süreden daha çok 23 Temmuz sonrası yapılması gerekenleri konuştuğumuz İSO Başkanı Tanıl Küçük, bir yandan tüm siyasilere sanayicinin mesajını aktarırken, bir yandan da yeni hükümetten beklentilerini dile getirdi. Küçük, ekonominin son 5 yılı değerlendirildiğinde uygulanan programın enflasyonun tek haneye düşürülmesi, kamu borcunun milli gelire oranının azalması, özelleştirme sürecinin hızlanması, uluslararası yatırım girişinde rekor kırılması gibi "tartışılmaz başarıları" olduğuna dikkat çekti. Ancak Küçük, sözlerine şöyle devam etti: "Kendi geçmişimizle değil de, uluslararası kıyaslamalarla baktığımızda, gelinen noktanın, olmamız gereken düzeyin oldukça gerisinde kaldığı ve daha yapılması gereken çok iş olduğu ortaya çıkıyor."
MAKRO İSTİKRAR YETMEZ: Hemen bu noktada, bu başarıların "devam ettirilebilmesi, "kalıcı hale getirilmesi" ve "artırılarak sürdürülmesi" için neler yapılması gerektiğini gündeme getiren Küçük, başarı olarak gösterdiği enflasyon ve kamu borcu konusunu bir kez daha örnek gösterdi. Bu iki alanda da OECD’nin en yüksek rakamlarına sahip ülkesinin Türkiye olduğuna dikkat çeken Küçük, "Demek ki hálá yapmamız gerekenler var" dedi ve şöyle konuştu: "Yapmamız gereken makro reformlar var ama mikro reformları da yapmadan büyümeyi sürdürülebilir kılamayız. Makro ekonomik istikrarı sağlamlaştırarak sürdürmek hedeflenmeli. Ancak, şu unutulmamalı ki, makro ekonomik istikrar, sürdürülebilir büyümenin olmazsa olmaz koşulu olsa da, tek başına yeterli değil. Mikro düzeydeki engeller kaldırılmadan, büyüme sürdürülebilir kılınamaz. Bundan sonrasında, dikkatler, ekonominin makro boyutu kadar mikro boyutuna da yoğunlaşmalı."
BU ELBİSE BU VÜCUDA UYMUYOR: Ekonomik programın kararlılıkla uygulanmasının önemli kazanımlar sağladığını söylemekle birlikte, Küçük, "Bu program 2001 sonrası dönemin aciliyetleri çercevesinde ekonominin parasal ve mali boyutuna öncelik verecek şekilde hazırlandı. Bu program bu anlamda temel misyonunu tamamlamış gözüküyor. Neticede bu elbise artık bu vücuda uymuyor, o elbise 2001 koşullarında dikildi" diye konuştu. Küçük, "Bütün temel alanlara hitap eden entegre bir anlayışla kurgulanmalı" dediği, yeni programa ilişkin beklentilerine şöyle dile getirdi: "Bir alandaki başarı, diğer bir alandaki başarıdan taviz verilmesi pahasına elde edilmeli. Biri diğerinin önüne geçmemeli. Yeni dönemin ekonomik programı, sadece büyümeyi değil, büyüme, yatırım, üretim, ihracat, istihdam ve rekabet gücünü birlikte artırmayı hedeflemeli."
Cari açığın temel nedeni büyük tasarruf açığı olması
TANIL Küçük, "Cari açığın temel nedeni Türkiye’nin büyük bir tasarruf açığının olması. Türkiye, kendi tasarrufları yetmediği için başka ülkelerin tasarruflarına başvurmak zorunda kalıyor, borçlanıyor" derken, tasarrufları artırmanın yolunun da yatırım, üretim ve rekabet gücünün artırılmasından geçtiğini vurguladı. Mikro reformların bu noktada çok önemli olduğunu belirten Küçük, şunları söyledi: "Dış ticaret açığı ve cari açık taşınabilir seviyelere çekilmeli. Bu program bunları yapamadı. Cari açığın taşınabilir seviyelere çekilebilmesi için ihracat artışındaki sürekliliği sağlamak ve ithalat bağımlılığını azaltmak gerekli. Bu noktada rekabet gücünü destekleyecek makro ve mikro reformları süratle hayata geçmesi, ihracattaki artışın devamı için en kritik nokta."
Ülkenin kaderini küresel gelişmelere bırakamayız
SON 5 yılda küresel likidite koşullarındaki olumlu seyrin, cari açığın sorunsuzca finanse edilmesini sağladığını söyleyen Tanıl Küçük, "Ancak ülkenin kaderini küresel gelişmelerdeki dengelere bağlamak doğru değil" dedi. Küçük, sözlerine şöyle devam etti: "Küresel rüzgarlar şimdiye kadar çok iyi eski ama bu rüzgar durunca ne yapmamız gerektiğini belirlemeliyiz. O küresel rüzgarlar, arzu ederiz ki hep olumlu essin, ama olumlu esmediği zaman da Türkiye’nin yoluna devam edebilmesi için neler yapacağımızı bilmeliyiz. Kaldı ki gelişmiş ülkelerle arayı kapatmak için bizim daha çok büyümeye ihtiyacımız var."
Tek parti iktidarı ’sihirli formül’ olmayabilir
TANIL Küçük, 22 Temmuz sonrası için "Beklentimiz, Türk siyasetinin, seçimlerin önümüze koyduğu tablodan, siyasi istikrarın devamını temin edecek bir hükümet çıkarmayı başarabilmesi" derken, bu ifadeden "ille de tek parti iktidarı" sonucu çıkarılmamasını istedi. Küçük, şunları söyledi: "Sanayimizin sorunları cephesinden baktığımızda, Meclis’te yeterli çoğunluğa sahip olması itibariyle, yapısal reformlar konusunda, büyük ümitler beslediğimiz tek parti iktidarının, beş yıl sonunda bu sorunları çözemediğini görüyoruz. Beş yıllık bu deneyim bize, tek parti iktidarlarının, sorunları çözmenin sihirli formülü olamayabileceğini gösteriyor, koalisyonlardan çekinmemiz gerektiğini düşündürüyor."
Yeni programa ’ruh’ monte edilmeli
MEVCUT program ilk gündeme geldiğinde "Bu programın ruhu eksik" dediklerini hatırlatan Tanıl Küçük, "Ruh dediğimiz üretim. İşte bu kez bu ruhu monte etmek lazım. İster bunun adına yeni program densin, istersen yapılması gerekenler. 70 milyon nüfusumuz var, istihdam yaratmalıyız. Bunun yolu da üretim. Türkiye baktığınız zaman zengin enerji ve maden yataklarına sahip değil. Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu ekonomik sıçramayı yapabilmesi, elde edilen kazanımları artırarak sürdürebilmesi için, tek şansı üretim. Bunun içinde maliyetler istihdam üzerindeki yüklere, eğitimden Ar-Ge’ye kadar bir dizi çalışma yapılmalı."
’Yeni’ yatırım niye gelsin
YATIRIM denilince "yeni" kavramının üzerinde duran Tanıl Küçük’ün bu konudaki değerlendirmesi şöyle: "Türkiye’ye 20 milyar dolara yakın para geldi, hep ısrarla dedik ki ’doğrudan yeni yatırım’. Bütün sektörlere saygılıyız, turizm, inşaat bunların hepsi ülkemiz için önemli. bu 20 milyar doların ancak 1.5 milyar dolar kadarı doğrudan yatırım. Bunun da ne kadarı mevcuda gelmiş, ne kadarı yeni, onu da bilemiyoruz. Türkiye’nin ihtiyacı doğrudan yeni yatırım. Makro reformlarla güçlü bir ekonomi yaratmak, kadar mikro reformlarla da yatırım ortamı yaratmak lazım. İstihdam üzerinde vergi yükü en ağır OECD ülkesi Türkiye. En pahalı enerji kullanan ülkelerden biri Türkiye. Bunları yapmadan yeni yatırım bekler misiniz? Kendi yatırımcın yurtdışına giderken, başka yatırımcının gelmesini beklemek ne kadar doğru?"
Herkes hassas olmalı
TANIL Küçük, "Ülkemizin bütünlüğünü, birliğini, beraberliğini sorgulanır, tartışılır hale getiren her türlü söylem ve davranış rahatsız edici" derken, "Türkiye, devletiyle, milletiyle, tüm kurumlarıyla bir bütündür. Sorumluluk taşıyanlar başta olmak üzere, herkes, elimizdeki bu en kıymetli değeri korumak noktasında son derece hassas olmalı" diye konuştu. TÜSİAD YİK Başkanı Mustafa Koç’un "Siyasette adeta bir akıl tutulması yaşanıyor" tespitini de hatırlatan ve bu tespite katılan Küçük, bu dönemde sağduyunun önemini vurguladı.
Son Dakika › Ekonomi › 2001 Model Programla Yola Devam Edemeyiz - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.