
Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Mehmet Ağar, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesinden yana olduklarını ve parlamenter sistemin devam etmesi halinde cumhurbaşkanının bugünkü yetkilerinin fazla olduğunu söyledi.
TÜSİAD'ın siyasi parti genel başkanları ile 22 Temmuz seçimleri öncesinde yaptığı toplantı dizisinin ikincisinde katılımcıların sorularını yanıtlayan Ağar, "Biz temel bakış açısı olarak halkın hakem olduğu her yerde var oluruz. Siyasette var olmamızın temeli budur. Belirleyici güç millettir. Milletin iradesinden üstün bir güç yoktur. Karşımızda duran mesele şudur. Seçilmiş bir cumhurbaşkanı, parlamenter bir sistem. Dolayısıyla seçimle gelen cumhurbaşkanının mevcut yetkileri yeter mi? Parlamenter sistem
devam ederse bugünkü cumhurbaşkanına verilen yetkiler fazladır. Bütün bunların hepsi tartışılamamıştır" dedi.
Türkiye'nin kendi iç çatışma alanlarını ortadan kaldırması halinde yeniden dış politikada tanzim edici bir ülke haline gelebileceğini savunan Ağar, "Türkiye'nin Güneydoğu ve Doğu toprakları en stratejik topraklarıdır. Türkiye kendi iç çatışma alanlarını ortadan kaldıran bir muktedir siyasi yapıya sahip olmadı. Türkiye bu çatışmaları ortadan kaldırması durumunda dış politika alanında yeniden tanzim edici politik bir güç olacaktır" şeklinde konuştu.
Türkiye'nin güçlü bir orduya sahip olması gerekliliğinin bir realite olduğunu vurgulayan Ağar, buna rağmen çok cesur ve rahat bir tarzda ordu eleştirileri yaparak dik duran kendileri olduğunu fakat ordu üzerinde demokrasi havariliği yapmanın da kendi işi olmadığını kaydetti. Ağar, "Hükümet olduğumuzda muktedir olan benim. Askerle siyaset yapamazsın ama askersiz bir ülkeyi de yönetemezsin. Yunansitan'la çılgınca silahlanma rekabetinden vazgeçmek söz konusu olabilir" dedi.
Farklı sosyal kesimlerin önceliklerinin farklı olduğu gerçeğinin görülmesi gerektiğini ifade eden Ağar, bunun yerine etnik ayrılıkların, inanç temelli zıtlıkların gündeme getirilerek siyasetin olmaması gereken bir mecraya sürüklendiğini öne sürdü.
AB sürecinin gerçekten Türkiye açısından önemli olduğunu ve konunun kamu bürokrasisi içerisinde değil sivil toplum kuruluşlarının desteği ile yürütülmesi gerektiğini söyleyen Ağar, Türkiye'nin Slovenya, Macaristan gibi küçük bir ülke olmadığını ve iddialarını, büyüklüklerini, dünya şartlarındaki ağırlığını göstererek AB'ye gireceğini ifade etti.
Ağar, kendilerini AB karşıtı olmakla suçlayanlara karşı ise, "Bütün muhalefet AB karşıtıdır sözleri çok ucuz bir siyasettir. 30 yıl boyunca AB karşıtı politikalar sergileyen kişilerin bu söylemleri dikkat çekicidir" ifadelerini kullandı.
Hükümetin ekonomi politikalarını eleştiren Ağar, sürekli istikrardan bahsetmenin bir anlam taşımadığını söyledi. Mehmet Ağar, iddiaların aksine ekonominin iyi yolda olduğu görüşünü tüm kesimlerin paylaşmadığını savundu. Ağar, "Ekonomimiz sürekli iyiye gidiyor sözü geniş kesimler tarafından algılanamıyor. Ziraat Odaları toplantısına katıldım. O salonda Türkiye'nin ekonomisinin iyiye gittiği kanaati oluşmadı. TOBB toplantısına katılanlar arasında da aynı kanaatin oluşmadığını gördüm" dedi.
Ağar, Türkiye'de hayat tarzlarının tehdit altında olduğu algılamalarını ortadan kaldıracaklarını ve Türkiye'de demokratik ortam içinde birlikteliği, birlikte yaşama iradesini var edeceklerini savunarak, meselenin sadece iki partinin biraraya gelmesi olmadığını, siyasi çıkar amacının çok ötesinde Türkiye'nin 21 yüzyılını boşa geçirmeyecek şekilde oluşturma iddiasında olduklarını söyledi.
(ERÖ-ERÖ-SN-SN-E)
Son Dakika › Ekonomi › Dp Genel Başkanı Mehmet Ağar, Tüsiad Toplantısında Soruları Yanıtladı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.