İSTANBUL - Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin, sürdürülebilir
kalkınma öncelikleri doğrultusunda azaltım ve uyum politikaları uyguladığını,
ancak uluslararası mekanizmalardan hakkaniyetli bir şekilde faydalanamadığını
söyledi.
Yılmaz, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Katılım için Bölgesel Çevre Ağı
ortaklığında düzenlenen "Türkiye-AB İklim İşbirliği: Fırsatlar, Faydalar ve
Zorluklar" başlıklı seminerin açılışında, kalkınmayı sadece ekonomik büyüme
olarak algılamadıklarını ifade etti.
Türkiye'nin ekonomik büyüme anlamında önemli hedefleri bulunduğuna değinen
Yılmaz, "Bunlar, kalkınma sürecinin sadece bir parçası. Asıl kalkınmayı, gerçek
anlamda kalkınmayı, insan odaklı ve sürdürülebilir bir kalkınma olarak
algılıyoruz. İnsan odaklı diyoruz, çünkü sosyal boyutu olmayan bir kalkınmayı
düşünemeyiz. Bir taraftan ekonomiyi büyütürken, diğer taraftan bunu bütün topluma
yaymak, bütün toplumu kucaklayıcı kalkınmayı gerçekleştirmek, yoksullukla
mücadele, işsizliği azaltılması son derece önemli. Bir taraftan da çevresel
boyut, kalkınmanın olmazsa olmazı" diye konuştu.
Yılmaz, çevre açısından yaşam kalitesini merkeze alan bir anlayışla hareket
ettiklerini, daha yaşanabilir şehirler inşa etmek ve Türkiye'nin daha verimli bir
şekilde enerji kullanan, yenilenebilir enerji potansiyelini değerlendiren bir
ülke olmasını istediklerini belirtti.
Dünyada BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin ve Kyoto Protokolü'nün
hayata geçirilmesinin, geçen 20 yılda küresel anlamda önemli adımlar olduğunu
dile getiren Yılmaz, sözleşme ve protokolde küresel mücadelede ülkelerin
üstlenebilecekleri taahhütlerin, ortak fakat farklılaştırılmış sorumlulukların ve
göreceli kabiliyetlerin ülkelerine göre belirlendiğini hatırlattı.
Yılmaz, Türkiye'nin de emisyon azaltım taahhüdünde bulunması gereken ülkeler
arasında yer aldığını, ancak iklim değişikliği ve sosyo-ekonomik göstergeler
açısından farklı durumda olduğunu, bu nedenle sorumlulukları ve kabiliyeti
açısından bugün itibariyle adil bir konumda bulunmadığını söyledi.
Cevdet Yılmaz, şöyle devam etti:
"Ülkemiz, sürdürülebilir kalkınma öncelikleri doğrultusunda azaltım ve uyum
politikalarını uygulamakta, uluslararası mekanizmalardan ise hakkaniyetli bir
şekilde faydalanamamaktadır. Buna rağmen Türkiye, uygulamada son derece önemli
mesafeler almış durumda. 1990-2007 yılları arasında doğrudan veya dolaylı
politikalarımızla tamamen kendi imkanlarımızla aslında fiilen bu sürece önemli
katkıda bulunmuş durumdayız. Yaptığımız bir çalışmaya göre, bu süreçte 1,4 milyar
ton daha az sera gazı emisyonu kullanmışız baz senaryoya göre. Bu da, bu 17
yıllık dönemde yüzde 20 emisyon azaltımı yaptığımızı gösteriyor. Uygulamada,
fiilen yaptığımız politikalarla baz senaryoya göre gerçekleşen senaryo dikkate
alındığında, yüzde 20 civarında bir azaltımı fiilen gerçekleştirdiğimizi
görüyoruz. Bu dönemde yurt içi hasılada önemli artışlar olmasına rağmen emisyon
yoğunluğunun 0,36'ya düştüğünü görüyoruz. Bir anlamda daha yeşil bir ekonomik
gelişmeyi gerçekleştirdiğimizi söyleyebiliriz." - ISTANBUL
Son Dakika › Ekonomi › Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz.'Ülkemiz, Sürdürülebilir Kalkınma Öncelikleri Doğrultusunda Azaltım... - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.