Merkez Bankası Başkanı Başçı Açıklaması - Son Dakika
Son Dakika Logo

Merkez Bankası Başkanı Başçı Açıklaması

Merkez Bankası Başkanı Başçı Açıklaması
01.11.2013 13:55  Güncelleme: 13:59

"Hala tam fiyat istikrarını sağlamış değiliz. Enflasyon, önce yüzde 5'e, sonra yüzde 5'in biraz daha altına inse çok büyük faydaları olacak. Türkiye için çok daha dengeli büyüme söz konusu olaca...

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, "Hala tam fiyat istikrarını sağlamış değiliz. Enflasyon, önce yüzde 5'e, sonra 5'in biraz daha altına inse çok büyük faydaları olacak. Türkiye için çok daha dengeli büyüme söz konusu olacak" dedi.

Turgut Özal Üniversitesince düzenlenen INTOCBEPS Kongresinin açılışında konuşan Başçı, dengeli büyüme konusuna, 2011'de kurulan Finansal İstikrar Komitesinin bakmasının öngörüldüğünü anımsattı. Başçı, bu komitenin olası bir krizi yönetme, çözümleme ve koordinasyon ihtiyacını gidermede görevlendirildiğini söyledi.

Başçı, finansal istikrarın, dengeli büyümenin en önemli alt unsuru ve bileşeni olduğunu belirterek, "Dengeli büyüme için iç denge de dış denge de olması lazım ve orantılı bir büyüme sağlanması lazım" dedi.

İç denge ve fiyat istikrarı konusunda tek yetkili denebilecek kurumun, Merkez Bankası olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda TBMM'ye ait olan para basma yetkisinin TCMB'ye verildiğini hatırlatan Başçı, "Kurucular çok iyi düşünmüşler. Yıllar sonra 70'li yıllarda şu ortaya çıktı: Eğer TCMB bağımsız hareket edip teknik işini yapmazsa, arz talep dengelerini tesis etme konusunda dengesizliklere yol açarsa, enflasyon da iyi çıkmıyor" değerlendirmesinde bulundu.

"Rahmetli Özal 20'lerden bahsedince kimse inanmadı"

Başçı, 1970'li yıllarda enflasyonla ilgili olumsuz gelişmeler sonucu ABD'de "mutsuzluk endeksi" geliştirildiğini belirterek, bu endeksin enflasyon ve işsizlik oranı toplamını gösterdiğini söyledi.

1980'lerden sonra ABD'de enflasyonun sürekli düşüş gösterdiğini kaydeden Başçı, bunun arkasından faiz oranlarının da tarihte hiç görülmemiş şekilde düştüğünü ifade etti. Bu yıllarda Türkiye'de başbakan yardımcılığı görevini yürüten Turgut Özal'ın "enflasyonu yüzde 20'ye indireceklerini" açıkladığını ancak kimsenin buna inanmadığını anlatan Başçı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"O dönemde ben çocuktum. ( Hükümet, ne hedeflerse 15 puan üzerine koyun) derlerdi. Hükümet 20 hedefliyorsa siz oraya 35 koyun beklenti olarak. Genelde de hakikaten tutardı. Rahmetli Özal, 20'lerden bahsedince kimse inanmadı. Fakat o dönemlerde sıkı bir para politikası uygulayarak bunu başardı. Güçlü Saraçoğlu o dönemlerde önce başkan yardımcısı, sonra başkan olarak TCMB'nin başına gelmişti. Fakat çok uzun sürmedi, bir yıl kadar. Sonra enflasyon tekrar yükselmeye başladı. Seçimler geldiği için 'para politikasını sıkmaya gerek yok' diye düşünüldü ve enflasyon 20-100 arasında dalgalandı yıllar boyunca. 2001 yılında TCMB Kanunu değişip, TCMB'ye önemli, birinci problem olarak fiyat istikrarının sağlanması görevinin verilmesiyle Türkiye, bu enflasyon sorununu aslında çözdü. Artı mali disiplinle, bütçe disiplini."

Başçı, Türkiye'nin daha sonraki süreçte enflasyonu hızla çift haneli rakamlardan tek haneli rakamlara indirdiğini, daha da indirmeye devam edeceğini belirtti. Başçı, şunları kaydetti:

"Hala da tam fiyat istikrarını sağlamış değiliz. Enflasyon yüzde 5'in üzerinde. Halbuki önce yüzde 5'e, sonra 5'in biraz daha altına inse çok büyük faydaları olacak. Türkiye için çok daha dengeli büyüme söz konusu olacak. Uzun vadeli faizlerde kalıcı şekilde tek haneli seviyelerde oturacak. Ondan sonra da istikrar gelecek. Böylece herkes daha ucuz, daha düşük faizlerle borçlanma imkanı bulacak. Bugünkünden bile daha düşük faiz oranları Türkiye'ye mümkün olacak ama önce enflasyonun yüzde 5'in altına inmesi gerekiyor."

"Dünyada bol ve ucuz para var"

Türkiye'nin dış açık problemine de işaret eden Başçı, vatandaşların, makroekonomik istikrarın sağlanması ve faiz oranlarındaki düşüşle borçlanma imkanlarına kavuştuğunu belirtti. Başçı, şöyle devam etti:

"Gerek firmalar olsun, gerek hanehalkı olsun. Yoğun bir şekilde borçlanarak tasarruf oranlarımızı düşürmeye başladılar. Yani gelecekte elde edeceğimiz geliri düşünerek bugünden harcama imkanlarımızı kullanıyoruz. Daha önce uzun vadeli borçlanma imkanları hiç yoktu. Faiz oranları da çok yüksekti, reel faizler yüzde 25'ler seviyesindeydi yüksek enflasyon döneminde. Dolayısıyla vatandaşlarımız, bu imkanlara kavuşunca hızlı bir şekilde özellikle tüketici kredilerini artırmaya başladılar. Talep çok yoğun bir şekilde oldu. Bu çeken faktördü. Bir de iten faktör var borçlanma sürecini. O da dünyada para bol ve ucuz. Özellikle bugünlerde dünyada faiz oranları geçmiş yıllara göre düşük. Bu ikisi bir araya geldiğinde bu şekilde aşırı ve hızlı borçlanma…"

- Ankara

Kaynak: AA

Son Dakika Ekonomi Merkez Bankası Başkanı Başçı Açıklaması - Son Dakika


Advertisement