Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Başkanı Yavuz Eroğlu, "Petrokimya yatırımı çekmemizin tek yolu mamul üretimini büyüterek, petrokimya üreticilerinin pazara yakın olabilmek için ülkemize yatırım yapmasını sağlamaktır" değerlendirmesinde bulundu.
PAGEV'den yapılan açıklamaya göre, dünyanın en büyük petrokimya şirketleri arasında yer alan Chevron Phillips Chemicals Company'nin Türkiye'deki faaliyetlerini yeni ofisiyle genişletmesi, plastik sektörü için önemli bir gelişme olarak gösterildi.
Chevron Phillips Chemicals Company Türkiye Ofisi açılışına katılan PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, plastik sektörü olarak hammaddede ithalata bağımlılık ile ilgili sorunun çözümü için yeni petrokimya yatırımlarına ihtiyaç olduğunu belirterek, ancak son dönemdeki yatırımlar ve planlamaların sektörün ihtiyacını karşılamaktan çok uzak bir noktada bulunduğunu ifade etti.
Dünyada petrokimya şirketlerinin bir ülkeye yatırım yaparken iki temel veriye baktığını belirten Eroğlu, "Birincisi o ülkenin doğal kaynakları var mı, yani petrolü, doğalgazı mevcut mu? İkincisi ise o ülkede güçlü bir plastik mamul üretim sanayisi var mı? Bu sanayi hem kendi iç pazarına hem de ihracat pazarına ürün satarak, büyük bir hacim ve pazar oluşturuyor mu?" ifadelerini kullandı.
Türkiye'de petrokimya yatırımlarını teşvik etmenin yolunun, plastik mamul üretiminin önünü açmaktan geçtiğini anlatan Eroğlu, şunları kaydetti:
"Çünkü biz, henüz yeterli petrol ve doğalgazı olmayan bir ülkeyiz. Petrokimya yatırımı çekmemizin tek yolu mamul üretimini büyüterek, petrokimya üreticilerinin pazara yakın olabilmek için ülkemize yatırım yapmasını sağlamaktır. Ancak ülkemizde şu anki strateji hammadde ithalatına vergiler koyarak, petrokimya şirketlerini Türkiye'de korumak ve kar edecekleri bir ülke statüsüne yerleştirmek şeklinde cereyan ediyor. Bu vergi koyma stratejisi bazen öyle bir noktaya varıyor ki bakıyorsunuz Türkiye'de üretilmeyen hammaddelere de büyük vergiler getiriliyor. Dış ticaret fazlası veren plastik mamul üretim sektörü rekabetçiliğini maalesef bu uygulamalarla kaybediyor. İşin kötü yanı ise henüz yeteri kadar yatırım da alınabilmiş değil."
Eroğlu, bazen bu konu petrokimya sanayinin oluşturduğu dış ticaret açığını azaltmak amacıyla yapılıyor şeklinde de ifade edildiğini aktararak, "Oysa bu noktada yine bir yanlış hesap olduğunu düşünüyoruz. Nitekim plastik ürünler kullanım kolaylığı ve uygun fiyatları ile ağırlıklı olarak metal ürünlerin yerini alıyor. Siz eğer plastik hammaddesine yüksek vergiler koyarsanız, söz konusu vergiler plastik ürünlerinin fiyatına yansır ve tüketiciler bu ürünlere daha çok para vermek zorunda kalır. Böylece fiyatlar daha da arttığından alternatif ürünlere yani metal ürünlere geçilir. İşte işin ilginç yanı da burada, Türkiye'nin dış ticaret açığına en büyük katkı veren sektörlerin başında metal sektörü geldiğinden böylece açık daha da artar" değerlendirmesini yaptı.
PAGEV Başkanı Eroğlu, plastik hammadde ithal vergilerini arttırmak yerine, mamul üreticilerinin önünü açmak ve direk petrokimya yatırımlarına teşvik vererek, yatırımları arttırmanın doğru bir strateji olacağını belirterek, böylece hem orta ve uzun vadede yerli petrokimya yatırımları olacağını hem de kısa vadede ucuz ve bol hammadde kaynağına sahip olan plastik mamul üreticilerinin, ihracatlarıyla yurt içine döviz getirirken, Türkiye'nin daha büyük dış ticaret açığı vermesinin önüne geçeceğini kaydetti. - İstanbul
Son Dakika › Ekonomi › Pagev Başkanı Eroğlu Açıklaması - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.