Türkonfed 10. Kuruluş Yılı Zirvesi" - Son Dakika
Son Dakika Logo

Türkonfed 10. Kuruluş Yılı Zirvesi"

11.12.2014 16:43

TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Onatça: "AB ile müzakere süreci, Türkiye'ye bir reform motivasyonu, bir reform dinamizmi sağlıyor.

Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Onatça, Avrupa Birliği'yle (AB) müzakere sürecinin, Türkiye'ye bir reform motivasyonu ve dinamizmi sağladığını belirterek, "Bu çerçeveyi ihmal edersek, rekabet gücü açısından ülke ekonomisinde zafiyet doğacağını düşünmekteyiz" dedi.

Onatça, TÜRKONFED'in 10. Kuruluş Yılı Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, bundan 10 yıl önce daha yaşanabilir bir Türkiye için, ulusal ekonomi politikalarının oluşturulmasına, rekabet gücünün artmasına ve uluslararası entegrasyona katkı sağlamak amacıyla iş insanları olarak bir araya gelindiğini anlattı.

Hedefe ilerlerken bağımsızlık, şeffaflık, demokrasi, insana ve çevreye saygının temel değerlerini oluşturduğunu belirten Onatça, 10 yıl boyunca zorlu koşullara, engellere rağmen hedeflerinden ve değerlerinden ödün vermediklerini söyledi.

Onatça, Türkiye'nin Orta Gelir Tuzağı sorunuyla karşı karşıya bulunduğunu, kişi başına düşen milli gelirin 10 bin dolar seviyesinin üzerine çıkarılmasında da güçlük yaşanıldığını kaydederek, TÜRKONFED olarak bu konuda iş çevresi ve akademisyenlerle çok detaylı bir çalışma ortaya koyduklarını anımsattı.

Bu çalışmanın bölgeler arası gelir dağılımı konusunda ciddi sıkıntıların bulunduğuna işaret ettiğini aktaran Onatça, "Bölgesel gelir farklılıklar, toplumsal refah ve barış ortamınını sağlamamızı zorlaştırıyor. Ulusal hedeflere kilitlenmemizde güçlükler yaşatıyor" diye konuştu.

Onatça, TÜRKONFED olarak Türkiye'nin "Orta Gelir Tuzağı"ndan nasıl çıkacağıyla ilgili ikinci raporu da ekonomi yönetimi ve kamuoyu gündemine taşıdıklarını dile getirerek, şunları ifade etti:

"Marka üretemiyor, katma değeri yüksek üretim gerçekleştiremiyor olmamızda, inovasyon yapamama ve potansiyelimize yakışan dış ticareti gerçekleştiremiyor olmamızda toplum olarak eğitim süremizin yetersizliğinin önemli payı var. Gelir dağılımında çok kötü bir tabloya sahip ülkelerden biri oluşumuzda, yaşadığımız sosyal sorunlarda, 6,5 yıllık eğitim ortalamamızın etkisi var. İş dünyasının ihtiyaç duyduğu nitelikli personel sıkıntısını henüz çözebilmiş değiliz. Öte yandan üniversitelerimizden mezun olan gençlerimizin, aranan personel olamayışındaki sıkıntılarımız devam ediyor. Bu çerçevede eğitim kalitesinin yükseltilmesi konusunda radikal adımlara acilen ihtiyacımız olduğunu vurgulamak ve hatırlatmak istiyorum."

"Teşvik sisteminde daha spesifik yeni bir çalışmaya ihtiyaç duyuluyor"

Onatça, Suriye'den alınan göç nedeniyle ciddi sosyoekonomik sıkıntılar çeken kentlerin olduğunu belirterek, "Ülkemize milyar dolarlara mal olan bu sıkıntının iyileştirilmesi çerçevesinde başta nitelikli eleman olarak çalışabileceklerin adaptasyonu olmak üzere düzenleme yapılması gerektiğine inanıyoruz. Özellikle sınıra yakın kentlerimizde Suriyeliler'den kaynaklanan sosyal ve ekonomik sorunların giderilmesi çerçevesinde atılması gereken adımları bekliyoruz" diye konuştu.

25 alanda yapısal reform öngören programa ilişkin görüşlerini de paylaşan Onatça, tüm başlıkları önemli bulduklarını ifade etti.

Onatça, federasyonlardan gelen geri bildirimlerin birçoğunda teşvik sisteminden kaynaklanan iller arası haksız rekabet sıkıntısının yer aldığını kaydederek, aynı ilin sınırları içerisinde gelir dağılımında önemli farklılıklar arz eden ilçeler mevcutken, teşvik sisteminde daha spesifik yeni bir çalışmaya ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.

Türkiye'nin konumu gereği her zaman jeopolitik risklerle karşı karşıya olduğunu aktaran Onatça, bu durumun getirdiği risklerin zaman zaman, siyasi, sosyal ve ekonomik gelişmelere fren oluşturduğunu kaydetti.

Onatça, bu riskleri bertaraf etmenin yolunun, uluslararası camianın oluşturduğu kurumsal, hukuksal ve ekonomik yapıların içerisinde saygın konumu devam ettirmekten geçtiğini vurgulayarak, şunları ifade etti:

"Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası, NATO, OECD, Avrupa Konseyi, AB gibi oluşumlar, Türkiye'nin demokratik yapısının gelişmesine ve rekabetçi ekonomisinin güçlenmesine referans oluşturmuşlardır. Türkiye, uluslararası camianın sözüne güvenilir ve saygın bir üyesi olmaya devam etmelidir. Yeni yıl ortasında gerçekleştirilecek genel seçimlerin, para ve maliye politikalarını bozacak girişimlere neden olmamasını arzu etmekteyiz. 2015 yılı ikinci yarısı itibariyle önümüzdeki 4 yıl süre için seçimin konuşulmayacağı bir döneme gireceğiz. Yerli ve yabancı yatırımcı için olumlu değerlendirilecek bu süreçte demokrasinin kurumsallaştırılması, yargı reformu Batı'yla ilişkilerin güçlendirilmesi ve Türkiye'nin beklenen tüm reformlarını yerine getirmesini ve aynı dönemin yeni anayasayla taçlandırılmasını beklemekteyiz."

"Demokratikleşme konusunda tarafız"

Onatça, TÜRKONFED olarak tarafı bulundukları bazı konuların bilinmesinde yarar gördüklerini vurgulayarak, şunları söyledi:

"Ekonomik gelişmeyle at başı gitmesi gerektiğine inandığımız demokratikleşme konusunda tarafız. Cumhuriyet ilkeleri, hukukun üstünlüğü ve AB'ye üyelik konusunda da tarafız. Bu üçlü yapının çağdaş Türkiye'nin reçetesi olduğuna inancımız tamdır. Taraf olduğumuz bir diğer konuyu da Barış Süreci oluşturuyor. Batı Anadolu'daki birçok federasyonumuz, bölge iş dünyasındaki sıkıntılarını, istihdamın üzerindeki yükler, yüksek enerji maliyeti ve kamunun tamamlayamadığı altyapı yatırımları olarak belirtirken, Doğu ve Güneydoğu'daki temsilcilerimizin, önlerinde engel olarak güvenlik zafiyetini göstermesi moralleri bozmaya devam ediyor.

Bu çerçevede TÜSİAD'la yürüttüğümüz, Batı Anadolu'daki iş insanını Güneydoğulu iş insanıyla buluşturacak, ortak yatırımlar gerçekleştirilmesine imkan sağlayacak Bölgelerarası Ortak Girişim Projesi, yani BORGİP'teki zorunlu duraklamadan rahatsız olduğumuzu vurgulamakta yarar görüyoruz."

Son dönemde önemli küresel gelişmeler yaşanıldığına değinen Onatça, AB ve ABD arasında Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı'nı (TTIP) "ekonomiyi ilgilendiren en önemli gelişme" şeklinde nitelendirdi.

Onatça, bu anlaşmanın lehte geliştirilmesinin ancak AB üyelik sürecinin güçlendirilmesiyle sağlanabileceğini vurgulayarak, "Hem siyasi hem de ekonomik olarak Türkiye'nin bir numaralı partneri AB ile müzakere sürecimizde daha samimi, heyecanı artıracak söylem ve yaptırımlara ihtiyacımızın olduğunu düşünüyoruz. AB'yle müzakere süreci, Türkiye'ye bir reform motivasyonu, bir reform dinamizmi sağlıyor. Bu çerçeveyi ihmal edersek, rekabet gücü açısından ülke ekonomisinde zafiyet doğacağını düşünmekteyiz" şeklinde konuştu.

TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Onatça, 2015 yılında Genişleme ve Derinleşme Proje'lerini sürdürerek, 2016 yılında 26 bölgede 26 federasyonla bu süreci tamamlamayı planladıklarını da sözlerine ekledi. - İstanbul

Kaynak: AA

Son Dakika Ekonomi Türkonfed 10. Kuruluş Yılı Zirvesi' - Son Dakika


Advertisement