Afyonkarahisar’daki Eber Gölü’nün kuraklık, aşırı ve kaçak su kullanımı ile kirlilik nedeniyle ekolojik krizle karşı karşıya olduğunu belirten 125 sivil toplum kuruluşu; gölün korunması için ölçülebilir, denetlenebilir ve takvime bağlanmış “Eber Gölü’nü Yaşatma Programı” hazırlanmasını, bağımsız bir izleme kurulu oluşturulmasını ve ilgili kamu kurumlarının göreve çağrılmasını talep etti.
(AFYONKARAHİSAR) - Afyonkarahisar'daki Eber Gölü'nün kuraklık, aşırı su kullanımı ve kirlilik nedeniyle karşı karşıya olduğu sorunlara dikkati çeken 125 sivil toplum kuruluşu, gölün korunması için ölçülebilir, denetlenebilir ve takvime bağlanmış "Eber Gölü'nü Yaşatma Programı" hazırlanmasını talep etti.
Sivil toplum kuruluşları tarafından yapılan ortak açıklamada, Eber Gölü'nün yalnızca Afyonkarahisar'ın değil, Türkiye'nin önemli doğal ve ekolojik miraslarından biri olduğu belirtildi.
Gölün yüzyıllardır bölgenin ekolojik dengesinin yanı sıra tarım, hayvancılık, balıkçılık, kamış üretimi ve sosyal yaşama katkı sunduğu ifade edilen açıklamada, sulak alanın ağır bir ekolojik krizle karşı karşıya olduğu kaydedildi.
Açıklamada, iklim değişikliğinin yol açtığı kuraklığın göl üzerindeki baskıyı artırdığı ancak yaşanan sorunlarda insan kaynaklı faktörlerin de önemli rol oynadığı vurgulanarak, Akarçay Havzası'ndaki aşırı su kullanımı, kaçak su çekimleri ile tarımsal, evsel ve sanayi kaynaklı atıkların gölün geleceğini tehdit ettiği belirtildi.
Gölün yalnızca su miktarının artırılmasına değil, temiz suyla beslenmesine ihtiyaç duyduğu ifade edilen açıklamada, "Toplantıların, raporların ve temennilerin ötesine geçilerek; ölçülebilir, denetlenebilir ve takvime bağlanmış somut bir 'Eber Gölü'nü Yaşatma Programı' derhal yürürlüğe konulmalıdır" çağrısında bulunuldu.
KAMU KURUMLARINA ÇAĞRI
Açıklamada, başta Tarım ve Orman Bakanlığı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olmak üzere ilgili kamu kurumları, il müdürlükleri, belediyeler ve yetkili mercilere çağrıda bulunuldu.
Bu kapsamda Akarçay'ın temizlenmesi ve "temiz su koridoruna" dönüştürülmesi, sanayi ve evsel atıkların kaynağında denetlenmesi, kaçak deşarjların önlenmesi ve arıtma altyapısının güçlendirilmesi istendi.
Arıtma tesisi bulunmayan yerleşim yerlerinde gerekli altyapı yatırımlarının tamamlanması gerektiği belirtilen açıklamada, havzadaki yüzey ve yeraltı su kaynaklarının bilimsel esaslara göre yönetilmesi ve kaçak su çekimlerinin önüne geçilmesi talep edildi.
Gölün su kalitesinin düzenli ve bağımsız biçimde izlenmesi gerektiğine işaret edilen açıklamada, ağır metaller, bakteriyolojik kirlilik ve diğer kimyasal parametrelerin takip edilmesi ve elde edilen verilerin kamuoyuyla şeffaf şekilde paylaşılması çağrısında bulunuldu.
Açıklamada ayrıca sazlık yangınlarının önlenmesi için saha denetimleri ve güvenlik tedbirlerinin artırılması, acil müdahale mekanizmalarının oluşturulması ve ekosistemin korunmasına yönelik bütüncül alan yönetiminin hayata geçirilmesi istendi.
"EBER GÖLÜ BİLİM VE İZLEME KURULU" ÖNERİSİ
Sivil toplum kuruluşları, gölün korunmasına yönelik karar ve denetim süreçlerine sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, yerel halk ve kamu temsilcilerinin dahil edilmesi amacıyla bağımsız bir "Eber Gölü Bilim ve İzleme Kurulu" oluşturulmasını önererek, "Sürecin karar ve denetim mekanizmalarında yer almak üzere sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, yerel halk ve kamu temsilcilerinin katılımıyla bağımsız bir kurul hayata geçirilmelidir" ifadelerini kullandı.
TALEPLER SIRALANDI
Açıklamada, göle dönük sanayi ve evsel atık kirliliğinin arıtma yatırımlarıyla kaynağında durdurulması, kaçak su kullanımının sonlandırılması, bütüncül alan yönetimi ve sıkı saha denetimleriyle sazlık yangınlarının önüne geçilmesi; STK, üniversite, yerel halk ve kamu temsilcilerinden oluşan bağımsız Eber Gölü Bilim ve İzleme Kurulu'nun faaliyete alınması, "Eber Gölü'nü Yaşatma Programı" ile alanın ekolojik canlılığı ve geleceğinin ilan edilmesi istendi.
Son Dakika › Güncel › 125 sivil toplum kuruluşundan Eber Gölü'nün korunması için ortak açıklama - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?