Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Orta Doğu coğrafyasının, İslam coğrafyasının, çatışmalar yerine tüm faklılıklarını zenginlik gibi görüp, beraber yaşamaya, dayanışma içerisinde olmaya, herkesin birbirine sevgi ve saygı göstererek bütünleşmeye ihtiyacı olduğuna inandığını belirterek, "Ancak o zaman enerjiler, potansiyeller, değerler kalkınmaya, refaha ve gelişmeye harcanabilecektir. Yoksa bütün kaynaklar tamamen israf edilecektir, bütün kaynaklar tamamen boşa gidecektir ve de çok daha uzun yıllar sürecek çok büyük sıkıntılar içerisinde olunacaktır" dedi.
Gül, Cumhurbaşkanlığı himayesinde Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ev sahipliğinde "Sürdürülebilir Küresel Rekabette Ortadoğu ve Kuzey Afrika" başlığıyla düzenlenen 4. Boğaziçi Zirvesi'nin onursal açılışında yaptığı konuşmada, bölgede etnik ve mezhebi aidiyetle ilgili meselede seçeneklerin belli olduğunu söyledi.
Ya kazananı olmayacak bir mezhepsel çatışma senaryosunun sergileneceğini ya da tüm farklılıklara karşın bölgesel bir iş birliği modelinin hayata geçirileceğini işaret eden Gül, "Bu da gayet açıktır. Bölünmenin, çatışmanın da sonu yoktur aslında. Küçük bir köyde bile bölünme için bir sürü gerekçeler bulabilirsiniz. Hele Orta Doğu gibi çok çeşitliliği olan, farklılığı olan, gerek etnik, dini, mezhep açısından çok farklılığı olan ülkelerde bölünme, parçalanma ve iç mücadele için sebep aranırsa birçok sebep çıkarılabilir" diye konuştu.
Gül, ancak bunun da sonunun olmayacağını, bu tip çatışmaları Avrupa ülkelerinin Orta Çağ'da yaşadığını ve çok büyük maliyetler ödediklerini dile getirerek, şunları kaydetti:
"Şimdi Orta Doğu coğrafyasının, İslam coğrafyasının, bu çatışmalar yerine, tam tersine bütün bu faklılıkları zenginlik gibi görüp, beraber yaşamaya, dayanışma içerisinde olmaya, herkesin birbirini sevgi ve saygı göstererek bütünleşmeye ihtiyacı olduğuna inanıyorum. Ancak o zaman enerjiler, potansiyeller, değerler kalkınmaya, refaha ve gelişmeye harcanabilecektir. Yoksa bütün kaynaklar tamamen israf edilecektir, bütün kaynaklar tamamen boşa gidecektir ve de çok daha uzun yıllar sürecek çok büyük sıkıntılar içerisinde olunacaktır. Bunun örnekleri yakın tarihimize baktığımızda çok gözümüzün önündedir ve alınacak gerçekten büyük dersler vardır. Birinci seçeneğin maliyeti, bölgemizde dini, etnik ve mezhepsel fay hatları temelinde uzun süreli bir istikrarsızlığın tohumlarının atılmasıdır. Hala Suriye'de yaşanmakta olan ve 110 binden fazla insanın hayatına mal olan iç savaşta ilk senaryoyu hakim kılma arzusunun payının da büyük olduğu görülmektedir."
Cumhurbaşkanı Gül, ikincisinin ise bölgesel sahiplenme ve işbirliği ruhunun pekiştirilmesi olduğunu, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da ortaya çıkan risklerin bertaraf edilmesinin ve fırsatlardan en iyi şekilde yararlanılmasının anahtarının da bölgesel iş birliğinden geçtiğini kaydederek, bu bölgedeki sorunlara yine bölge ülkeleri ve liderleri çözüm aramazsa, başkalarının kendi çözüm formüllerini muhakkak dayatacaklarını söyledi.
"İç çatışmaları sona erdirecek yerel çözümler üretilmesi için çalışılmalıdır"
Yakın geçmişte bunun örneklerinin yaşandığını belirten Gül, "Şimdi öncelikle yapılması gereken, uluslararası barış ve güvenliğe en büyük tehditi oluşturan iç çatışmaları sona erdirecek yerel çözümler üretilmesi için çalışılmalıdır. Bu sağlanabildiği taktirde kendi iç barışını tahkim eden her ülke, bölgesel barışın en güçlü savunucusu olacaktır" diye konuştu.
Gül, bu doğrultuda atılacak adımların, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'nın küresel düzende hak ettiği yeri elde etme bakımından da büyük önem taşıdığını ifade ederek, şöyle devam etti:
"Üçüncü olarak bölgesel çözüm perspektifinin canlı tutulması kadar, etkin bir güvenlik ve işbirliği mimarisine de ihtiyaç duyulmaktadır. Esasen Orta Doğu'nun kitle imha silahlarından arındırılmasını sağlayacak Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) benzeri yeni bir güvenlik mimarisinin oluşturulması gerektiğini, çeşitli platformlarda uzun süredir dile getirmekteyim. Tüm bölge ülkelerini bu öneriye destek vermeye her demde davet ediyorum. Son olarak, yeni bir bölgesel güvenlik mimarisi oluşturulurken, özgürlük, güvenlik dengesinin önemine dikkati çekmek istiyorum. Bu denge, bölgede uzun vadeli istikrar ve kalkınmanın anahtarıdır. Bu noktada farazi güvenlik risklerini öne sürerek, özgürlükleri kısıtlayan politikaların Orta Doğu'ya istikrar ve güvenlik getirmeyeceğini bir kez daha vurgulamakta yarar görüyorum. Güvenlik için özgürlüklerden taviz vermek, insanların demokrasiye olan inançlarını kaybetme riskini beraberinde de getirmektedir. Kısaca izah etmeye çalıştığım bu dört alanda titiz ve kararlı çalışmalar yürütüldüğü taktirde, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerinin hızlı bir yükseliş sürecine geçmemeleri için hiç bir neden yoktur."
Gül, dünyanın hangi bölgesine bakılırsa bakılsın, güvenliğin olmadığı yerde ekonomik kalkınmanın, refahın söz konusu olmadığını vurgulayarak, dolayısıyla bölge insanlarının huzuru ve mutluluğu için, gelecek nesillerin refah içerisinde yaşaması için, gelecek nesillerin topraklarının kaynaklarını kendi refahlarına kullanabilmeleri için birinci hususun istikrar ve güvenlik olduğunu kaydetti.
Bunun da yolunun bölge liderlerinin, sağduyulu ve rasyonel liderliklerinden geçtiğine işaret eden Gül, bunun örneklerinin iyi ve kötü olarak da çok olduğunu, sahip oldukları zengin beşeri kaynaklar ve yetişmiş insan güçleriyle bu bölgelerdeki ülkelerin eninde sonunda bunu gerçekleştireceğin inandığını söyledi.
UİP'in çalışmalarıyla bölgesel iş birliği ruhunun tesisi ve ilerletilmesine önemli katkılarda bulunacağına olan inancını dile getiren Gül, katılımcılara başarılar diledi.
Cumhurbaşkanı Gül, "Gayet özgür şekilde tartışın, serbest bir şekilde konuşun. Gerektiğinde eleştirin, gerektiğinde yeni fikirleri ortaya çıkarın ki biz de artık yeteri kadar akil olduğumuzu, kendi irademizle sorunlarımızı çözebileceğimizi ve kendi irademizle doğru yolu bulabileceğimizi ve halklarımızı mutlu, mesut hep edebileceğimizi hep beraber gösterelim" diye konuştu.
- İstanbul
Son Dakika › Güncel › 4. Boğaziçi Zirvesi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.