AB Bakanı Bağış'tan Uluslararası Demokrasi Günü Mesajı - Son Dakika
Son Dakika Logo

AB Bakanı Bağış'tan Uluslararası Demokrasi Günü Mesajı

AB Bakanı Bağış\'tan Uluslararası Demokrasi Günü Mesajı
15.09.2012 11:42  Güncelleme: 11:54

Bakan Bağış, İslam ve demokrasinin bir arada var olamayacağına ilişkin pompalanmaya çalışılan düşüncenin kesinlikle yanlış olduğunu söyledi.

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, İslam ve

demokrasinin bir arada var olamayacağına ilişkin pompalanmaya çalışılan

düşüncenin kesinlikle reddedilerek, İslam dünyasının bu tuzağa düşmemek için

hassasiyetle hareket etmesi gerektiğini söyleyerek, Türkiye'nin, nüfusunun

çoğunluğu Müslüman olan, laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olarak bu

zehirli düşünceye tek başına bir meydan okuma olduğunu bildirdi.

Bakan Bağış, Uluslararası Demokrasi Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda,

2007 yılından itibaren idrak edilmeye başlanan 15 Eylül Uluslararası Demokrasi

Günü'nde Türkiye olarak ileri demokrasi kararlılıklarını vurgulayarak, insanların

hak ve taleplerinin yönetimlere maksimum düzeyde yansıdığı bir anlayışın dünyaya

hakim olması yönündeki arzularını beyan etti.

Bağış, mesajında şunları kaydetti:

"Bugün vesilesiyle, hak ve özgürlük talebinde bulunan vatandaşlarına şiddet

ve zulüm uygulayan, masum sivillere göz kırpmadan kurşun yağdıran zihniyeti bir

kez daha reddediyor, insanlığın bu lanetli zihniyetten arınacağı günlerin yakın

olduğunu ümit ediyoruz. Halkının taleplerine yabancı olan, bu talepleri şiddetle

bastıran hiçbir yönetim meşru da kalıcı da olamaz. "

Öte yandan, hiçbir anlayışın başkalarının kutsalına hakaret etme özgürlüğünü

de meşru gösteremeyeceğini belirten Bağış, "Bu bağlamda, sapkın ve zehirli bir

zihniyetin ürünü olarak hazırlanan provokatif bir filme karşı uluslararası

toplumun kesin ve net bir duruş sergilemesi gerekir. Bu noktada şu uyarıyı da

samimiyetle yapmak durumundayız. Filme karşı gösterilen tepkilerin de meşru

zeminde kalması, şiddetten kaçınılması elzemdir" dedi.

Bakan Bağış, "Uluslararası Demokrasi Günü'nde şu gerçeği de özellikle

hatırlatmak gerekir. İslam ve demokrasinin bir arada var olamayacağına ilişkin

pompalanmaya çalışılan düşünce kesinlikle reddedilmeli ve İslam dünyası bu tuzağa

düşmemek için hassasiyetle hareket etmelidir" diyerek, "Türkiye'nin, nüfusunun

çoğunluğu Müslüman olan, laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olarak bu

zehirli düşünceye tek başına bir meydan okuma olduğunu", bu meydan okumayı da AB

sürecindeki kararlılığıyla taçlandırmakta olduğunu bildirdi.

Türkiye'nin demokrasi tarihinin esasen gelgitlerle dolu bir tarih olduğunu

belirten Bağış, son 10 yıla kadar sıklıkla yaşanan demokrasi kesintilerinin ne

yazık ki milletin kaderi haline geldiğini, bu demokrasi kesintileri neticesinde

Türkiye'nin AB sürecinde de 40 yılı aşkın süre içerisinde kayda değer bir

ilerleme sağlanamadığını kaydetti.

Bağış, AK Parti hükümeti olarak göreve geldikleri ilk günden itibaren

istikrar ve güven zemininde ülkenin demokratik standartlarını ileriye taşımak,

ileri demokrasi hedeflerine ulaşmak için tam bir kararlılık sergilediklerini

belirterek, bu kararlılık neticesinde AB sürecinde de 45 yılda yapılamayanı 2

yılda başararak Kopenhag kriterlerini yerine getirdiklerini, 17 Aralık 2004

tarihinde de AB'den müzakere tarihi aldıklarını hatırlattı. Bağış, 3 Ekim 2005

tarihinde başlanılan katılım müzakerelerinde her ne kadar siyasi engellerden

dolayı istedikleri ve hak ettikleri noktada olunamasa bile Türkiye'nin reform ve

ileri demokrasi kararlılığıyla birçok AB üyesi ülkenin önünde bir performans

sergilediğinin aşikar olduğunu kaydetti.

Bakan Bağış, bu kararlılıkla son 10 yılda hayata geçirilen reformların

Türkiye'nin uluslararası imajını da olumlu yönde değiştirdiğini, Türkiye'nin daha

dinamik, daha saygın, daha etkin bir ülke olarak konumunu güçlendirdiğini

belirterek, bir ülkede demokrasinin güçlendirilmesinin en önemli ve olmazsa olmaz

unsurlarından birinin kuşkusuz sivil toplumun da güçlendirilmesi olduğunu, bu

anlayışla, AB Bakanlığı olarak 2008 yılından bu yana uyguladıkları "Sivil Toplum

Diyaloğu Programı" ile sivil toplum kuruluşlarıyla yakın çalıştıklarını,

kendilerine çeşitli programlarda destek sağladıklarını bildirdi.

Önümüzdeki günlerde başlayacak Sivil Toplum Diyaloğu programının üçüncü

ayağında da "siyasi kriterler" ve "medya" alanlarında sivil toplum diyaloğunu

güçlendirmek amacıyla sivil toplum örgütlerinin demokrasi ve hukukun üstünlüğü

alanındaki projelerine hibe verilmesinin öngörüldüğünü söyleyen Bağış, bu

projeler aracılığıyla, bir yandan Türkiye'de demokrasi kültürünün

geliştirilmesinde önemli rol oynayan sivil toplum kuruluşlarının kurumsal

kapasitesinin artırılması, diğer yandan da demokrasi ve hukukun üstünlüğü

bakımından AB ülkelerindeki bilgi ve birikimin paylaşılması, yürütülecek

işbirliği ve diyalogla bu alandaki karşılıklı anlayış ve etkileşimin

artırılmasını hedeflediklerini belirtti.

Bağış, bütçesi yaklaşık 6 milyon avro olacak bu program ile ayrıca, insan

hakları bilincinin artırılması, mülteci ve göçmenlerin insan hakları, sosyal

açıdan korunmasız gruplara ayrımcılığın önlenmesi, ifade özgürlüğü, kültürler,

dinler ve farklı inançlar arasında diyalog, siyasi kültür ve demokratik

katılımcılık ile adalet sistemi alanlarında geliştirilecek projelere de destek

sağlayacaklarını bildirdi.

Bakan Bağış, mesajını "Uluslararası Demokrasi Günü'nü bir kez daha tebrik

ediyor, ileri demokrasi standartlarını yakalamış bir Türkiye hedefiyle reform

sürecinde yolumuza kararlıkla devam edeceğimizi belirtmek istiyorum" sözleriyle

bitirdi.

Muhabir: Gülsen Solaker

Yayıncı: Göksel Sözer - ANKARA

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel AB Bakanı Bağış'tan Uluslararası Demokrasi Günü Mesajı - Son Dakika


Advertisement