AB Bakanlığı Bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonu'nda - Son Dakika
Son Dakika Logo

AB Bakanlığı Bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonu'nda

AB Bakanlığı Bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonu\'nda
14.11.2012 09:03

AB Bakanı Bağış, Türkiye'nin kendisini Avrupa Birliği'ne tam üye olacak şekilde hazırladığını belirterek, "AB istedi diye Türk halkının zararına adım atılmamıştır" dedi.

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen

Bağış, Türkiye'nin kendisini geleceğin Avrupa Birliği'ne tam üye olacak şekilde

hazırladığını belirterek, " Sadece 'AB istedi' diye Türk halkının zararına

hiçbir adım atılmamıştır" dedi.

Bağış, AB Bakanlığı'nın bütçesinin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki

görüşmelerinde yaptığı konuşmada, 2012 yılının gerek AB'de gerek Türkiye'nin

bulunduğu coğrafyada kritik gelişmelerin yaşandığı, Türkiye'nin küresel öneminin

arttığı, gücünün pekiştiği bir yıl olduğunu söyledi.

Bütün bu gelişmelerin bir kez daha Türkiye-AB ilişkileri sadece taraflar

açısından değil, uluslararası toplum açısından da stratejik öneme sahip olduğunu

gösterdiğini vurgulayan Bağış, AB'nin yaklaşık üç yıldan beri yaşanmakta olduğu

mali krizin giderek ekonomik, siyasi ve toplumsal bir krize dönüştüğünü ifade

etti.

Krizin yarattığı "sorunlar silsilesinin" 2012 yılında da devam ettiğini

kaydeden Bağış, Avrupa bütünleşmesinin belirli bir strateji çerçevesinde

derinleşip, genişlemekle beraber, sorun çıktığı zaman o sorunun çözümü için

kendine bir hedef koyarak ilerleyen bir yapı olduğunu belirtti.

Pek çok krizle karşı karşıya kalan Avrupa bütünleşmesinin, krizleri

başarıyla fırsata dönüştürdüğünü, evrimini devam ettirdiğini söyleyen Bağış,

şöyle devam etti:

"Bizim için asıl önemli olan, krizin AB'yi nasıl şekillendireceğidir.

AB'nin siyasi, ekonomik ve kurumsal yapısının krizden nasıl etkileneceği ve bu

yeni mimaride Türkiye'nin ne gibi roller üstleneceğidir. Kriz sonrasında karar

alma yöntemleri bakımından daha esnek bir bütünleşmeye gidileceğini, geleceğin

AB'sinde bazı üye ülkelerin daha yavaş entegrasyonu tercih ederken, örneğin, Avro

Bölgesi ülkelerinin daha ileri bir entegrasyon modeline doğru ilerleyebileceğini

düşünüyoruz.

Bu çerçevede Türkiye'nin kendisini geleceğin Avrupa Birliği'ne tam üye

olacak şekilde hazırladığına kimsenin şüphesi olmasın. Türkiye bu süreçteki

kazanımlarından vazgeçmeden geleceğin AB'sinde yerini alacaktır."

-"AB, en önemli ticari ortak"-

AB üyesi ülkelerde AB'nin geleceği sorgulanırken, uzun süren müzakere süreci

ve siyasi blokajların Türkiye'de üyelik sürecinin sorgulanmasına neden olduğunun

ve Türk halkı nezdinde AB'ye olan güvenin azaldığının birer gerçek olduğuna

işaret eden Bağış, şunları kaydetti:

"Hükümetimiz, AB'ye uyum kapsamında atılan her adımın, vatandaşlarımızın

hak ve özgürlüklerini, refahını ve yaşam standartlarını yükseltmek açısından

faydalı olup olmadığının muhasebesini yaparak hareket etmektedir. Sadece, 'AB

istedi' diye Türk halkının zararına hiçbir adım atılmamıştır. Bu süreçte

gerçekleştirilen reformlar sayesinde vatandaşlarımızın sahip olduğu bireysel hak

ve özgürlüklerin kapsamı genişletilmiş, çağdaş demokrasilerin olmazsa olmazı olan

şeffaflık, hesap verebilirlik, katılımcılık gibi değerler gündelik hayatımızın

bir parçası olmaya başlamıştır.

AB süreci, Türkiye'de sürdürülebilir ve istikrarlı bir büyüme ortamının

devamı açısından da önemli bir rol oynamaktadır. Ekonomik kazanımlar, mali

yardımlar ve idari yapının güçlendirilmesi çalışmaları özellikle dikkat

çekmektedir.

Türkiye, AB süreciyle birlikte ciddi ekonomik kazanımlar elde etmiş ve

etmektedir. Şu an içinde bulunduğu zorlu krize rağmen AB, hala dünyanın en büyük

ekonomisi ve Türkiye'nin en önemli ticari ortağıdır."

AB'nin içinde olduğu ekonomik sıkıntıların Türkiye'nin ticaretini etkilemiş

olmasına rağmen, Türkiye'nin ihracatının ve ithalatının yaklaşık yüzde 40'lık

bölümünün AB ülkeleriyle gerçekleştiğine işaret eden Bağış, Türkiye'ye giren

doğrudan yabancı yatırımların yüzde 85'inin, teknolojik sermayenin ise yüzde

92'sinin AB kaynaklı olduğunu belirtti.

AB'nin, aday ülkelere AB üyeliği süreci kapsamında, müktesebata uyum ve

müktesebatı uygulama yönünde almaları gereken siyasi, ekonomik, yasal ve idari

tedbirler için mali yardımlar sunduğunu anımsatan Bağış, bu mali yardımlar

sayesinde hayata geçirilen binlerce proje ile bahsedilen dönüşümün, devlet

bütçesine yük getirmeden gerçekleştirilmesinin sağlanmakta olduğunu kaydetti.

Bağış, 2007-2013 bütçe döneminde, Türkiye'nin kullanımı için yaklaşık 4,8

milyar avro hibe tahsis edildiğini bildirdi.

-"İnsan kaynağımızın gelişimine katkı sağlamıştır"-

Türkiye'nin AB üyeliğine hazırlanmasında büyük önem taşıyan idari yapının

güçlendirilmesi için farklı programlar aracılığıyla kaynak ayrıldığını vurgulayan

Bağış, bu kapsamda hiçbir bedel ödemeksizin danışmanlık, eğitim, teknik destek,

mal ve hizmet alımı gibi imkanlar sayesinde, kamu kurumlarının idari

kapasitelerinin güçlendirildiğini kaydetti.

Bağış, "AB destekleriyle kurulan Ulusal Ajans faaliyetleri kapsamında, 2003

yılından bugüne 300 bini aşan sayıdaki vatandaşımıza Avrupa'nın kapıları

açılmıştır. Bu anlamda, ülkemizin eğitim sistemine gerçek bir uluslararası boyut

kazandırılmış, insan kaynağımızın gelişimine büyük bir katkı sağlanmıştır" diye

konuştu.

Bağış, ilişkilerdeki tüm sorunlara ve müzakere sürecinde karşılaşılan siyasi

engellere rağmen, AB sürecinin Türkiye'ye pek çok fırsat ve kazanım sunduğunu

kaydetti.

(Sürecek)

Muhabir: Murat Ünlü

Yayıncı: İbrahim Uyar - ANKARA

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel AB Bakanlığı Bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonu'nda - Son Dakika


Advertisement