AK Parti TBMM Grup Toplantısı - Son Dakika
Son Dakika Logo

AK Parti TBMM Grup Toplantısı

AK Parti TBMM Grup Toplantısı
15.01.2013 14:26

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Paris'teki suikastı Türkiye Cumhuriyeti devleti ve Hükümeti'ne yıkmanın, bu yönde iftira, itham ve telkinlerde bulunmanın çok büyük bir sorumsuzluk ve densizlik olduğunu söyledi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Paris'teki suikastı Türkiye Cumhuriyeti devleti ve Hükümeti'ne yıkmanın, bu yönde iftira, itham ve telkinlerde bulunmanın çok büyük bir sorumsuzluk ve densizlik olduğunu söyledi.

Partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuşan Erdoğan, yeni süreçte yapıcı rol almak isteyenlere seslendi. Erdoğan, "Bu süreçte gerçekten yapıcı rol almak isteyenler varsa; kim olursa olsun hepsine sesleniyorum. Hangi siyasi düşüncede olursa olsun hepsine söylüyorum. Tüm STK'lara, tüm medya gruplarına sesleniyorum; sağduyulu, sabırlı ve sorumlu şekilde davranmaları şarttır. Biz MHP Genel Başkanı ve arkadaşlarına içine düştükleri çamur deryasında iyi oyalanmalar diliyoruz. Bütün hakaretlerine, kendisine cevap vermeyeceğim, aslı mesnedi olmayan tüm iddia ve iftiralarına bizim de milletimizin de kulağı tıkalı olacaktır. Milletimiz inanıyorum ki Türk'e ve Türk'ün kadim geleneklerine asla denk düşmeyen bu üsluba sandıkta gereken cevabı verecektir" diye konuştu.

Sürecin BDP için son derece önemli ve aynı zamanda son derece değerli olduğunu vurgulayan Erdoğan, kendilerine boşuna "bölücü terör örgütünün uzantısıdır" demediklerini kaydetti. "Bak buyurun işte...'Bölücü terör örgütünün uzantısıdır' dememizin daha ispatı ne olacak- Her şey çok açık net ortada" diyen Erdoğan, terör örgütünün silahları bırakmasının en çok da BDP'nin artık bağımsız, bağlantısız siyaset üretmesinin önünü açacağını, en başta BDP'nin silahın sultasından kurtaracağını söyledi. Erdoğan, BDP'nin bu süreçte hassasiyetleri azami derecede gözeterek, sorumluluk alarak geçmişteki hataları tekrarlamayarak ilerlemesinin en büyük beklentileri olduğunu belirtti.

Erdoğan, "Paris'teki suikastın hemen ardından, suikastı Türkiye Cumhuriyeti devleti ve Hükümeti'ne yıkmak, bu yönde iftira, itham ve telkinlerde bulunmak çok büyük bir sorumsuzluktur, densizliktir" dedi.

Ülkede 10 yıl boyunca demokrasi ile güvenlik arasındaki çizgiyi çok büyük hassasiyetle koruduklarını, faili meçhulleri, işkenceye, derin yapılanmalara en büyük darbeyi kendilerinin vurduklarını, geçmişte işlenmiş onlarca karanlık cinayetin izini cesaretle sürdüklerini anlatan Erdoğan, "Meydana çıkardıklarımız var, çıkaracaklarımız var. Bu devletin 80, 90'larda adeta teröre bahane oluştururcasına yaptığı uygulamalara biz son verdik. Biz yargısız infazların her zaman karşısında durduk ve durmaya devam ediyoruz. Paris'teki suikastın hemen arkasında devleti ve hükümeti suçlamak, gerçek faillere altın tepsi üzerinde fırsat sunmaktan öte bir şey değildir" diye konuştu.

-"CHP, zihin karmaşası içinde bocalamaya devam ediyor"-

CHP'nin Anamuhalefet partisi olarak bu süreçte daha aktif, daha etkin rol almasını her zaman arzu ettiklerini dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

"Ancak CHP, her zaman olduğu gibi büyük bir zihin kamaşası içinde bocalamaya devam ediyor. Bir milletvekilleri, bakıyorsunuz dağda misafiri olan milletvekili ama yandaş medyaları ofluyorlar, kofluyorlar, abartıyorlar, neler neler düzenliyorlar. İşte buyurun şimdi de pervasızca teröristin evine taziyeye gidiyor. Diğer bazı milletvekilleri süreçle ilgili olarak ırkçı, ayrımcı açıklamalar yapmaya devam ediyor. Bir kısmı bakıyorsunuz mezhebi açıklamalar yapmaya devam ediyor. Genel Başkan sürece olumlu baktıklarını açıklarken, genel başkan yardımcıları, grup başkanvekilleri MİT Müsteşarı hakkında devlet ciddiyetiyle, hatta edeple, adapla bağdaşmayacak ifadeler kullanıyorlar.

Mavi Marmara gemisinde 9 kardeşimiz şehit edildiğinde, ben İsrail'e Tevrat'ın bazı emirlerini hatırlatmıştım. Benim bu hatırlatmama Tel Aviv'in cevap vermesi beklenirken, CHP'nin acemi genel başkanı çıktı, Tel Aviv adına bana cevap verdi. Aynı şekilde Suriye meselesi karşısında Türkiye Cumhuriyeti'nin yanında durmak yerine, gitti Baas Partisi'nin eli kanlı Beşşar Esed'in yanında durdu, onun sözcülüğüne soyundu. Utanmasa orayı da ziyaret edecekti. Adamlarını gönderdi, onlar bunu yaptı.

Şimdi de biz Cumartesi günü Fransa'ya, Paris'e bir takım sorular yönelttik, cevaplar Paris'ten değil, onların adına Çin yolunda CHP Genel Başkanı'ndan geldi. İsrail'in sözcülüğüne pek hevesli olduğunu biliyorduk, şimdi de Fransa'nın avukatlığına hevesli olduğunu böylece öğrenmiş olduk. Sen Fransa'nın avukatı mısın, sen Paris'in sözcüsü müsün, Türkiye Cumhuriyeti'nin haklı bir sorusu karşısında Fransa adına cevap vermek sana mı düştü- Bu nasıl bir acemiliktir, nasıl bir ciddiyetsizliktir- Öncelikle hangi ülkenin Anamuhalefet Genel Başkanı olduklarını kendi zihinlerinde netleştirmelidirler. İkincisi, kendisi ve arkadaşlarıyla bu sürecin yanında mı, arkasında mı, önünde mi yoksa karşısında mı olduğunu netleştirmelidir. CHP Genel Başkanı varoluşsal sorunlarını artık aşıp ulusalcı mı, milliyetçi mi, solcu mu, sosyal demokrat mı, ne olduğuna bir an önce karar vermelidir. Çark o kadar hızlı dönüyor ki artık bilye dağılmaya başladı. Kaç kez söyledim; yine söylüyorum fakat inanın adeta bir yalan makinesi.... "

-"İki partinin oyu her şeye yeter"-

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ile görüşmesine işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İşte ziyaretlerini kabul ettik, kendilerini kabul etmeyen diğer iki siyasi parti, geldiler, oturduk, konuştuk ve 'Diğerleri randevu vermiyorsa illa onların randevu vermesini beklemeniz şart değil. Biz iki partinin oy itibarıyla sayısı her şeye yeter, anayasayı bile değiştirebiliriz. Siz Anayasayı değiştirecek bir sıkıntı var diyorsanız, gelin 3 arkadaşınız yanınızda, benim de 3 arkadaşım burada, hemen görevlendirelim, bu arkadaşlarımız hemen çalışmaya başlasınlar. Bu arkadaşlarımız çalışmalarını bitirdikten sonra bize getirsinler, oturalım nihai kararı verelim. Anayasa değişikliyse Anayasa değişikliği yapalım, yasa değişikliğiyse yasa değişikliği yapalım. Atılması gereken adımlar neyse bunları AK Parti atmıyorsa gidin bizi o zaman halka anlatın.' Sen daha bu konuyla ilgili bana dönüş yapmadın. Her zaman çağrımı tazeliyorum ama sen her gittiğin yerde hala dürüst davranmıyorsun, doğru konuşmuyorsun. Böyle bir anlayış olabilir mi Allah aşkına- Ben bunu CHP'ye gönül vermiş kardeşlerime özellikle anlatıyorum, şikayet ediyorum. Bakın böyle bir insanının peşinden gidiyorsunuz. Bu insan kimdir anlayın, tanıyın. Açık, net söylüyorum terörle mücadeleye yönelik bize bir önerisi varsa, bir öneri paketi varsa bizim kapımız sonuna kadar açıktır. En ufak bir önyargımız yoktur. Ekibimiz hazırdır. Kaldı ki bizim proje paketimiz de hazırdır. Hemen sunarız. Çünkü biz her an bunu çalışıyoruz. Biz dersini sürekli çalışan bir partiyiz, sipariş üzerine çalışan parti değiliz. Ama bunlar hazır değil. Öneri dediler karşımıza teşhisle çıktılar. Gazete kupürleri..."

(Sürecek)

Muhabir: Melda Çetiner

Yayıncı: Sefa Salantur - TBMM

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel AK Parti TBMM Grup Toplantısı - Son Dakika


Advertisement