Ankara Barosu Gelincik Merkezi, "Kadın ekonomik özgürlüğünü elde etmedikçe, birey olarak dikkate alınmadıkça, sadece korunmaya muhtaç bir konumda görüldükçe kadın-erkek eşitliğinden, demokrasiden ve şiddetle mücadeleden söz edilemez" açıklamasında bulundu.
Ankara Barosu Gelincik Merkezi, 25 Kasım "Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü" nedeniyle bir mesaj yayınladı.
Nüfusunun yarısını, yaklaşık 38 milyonunu kadın nüfusunun oluşturduğu Türkiye'de kadına yönelik şiddetin her geçen gün arttığı belirtilen mesajda, "Bir yandan kadına yönelik şiddetle mücadele edildiği söylenirken, diğer yandan kadın çalışma hayatından uzaklaştırılmaya çalışılmakta, özgürlükleri kısıtlanmaktadır" denildi.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın verilerine göre 2013 yılı ilk 10 ayında öldürülen kadın sayısının 136 olduğu anımsatılan mesajda, "Bu sonuca darp edilen, tecavüz ve taciz edilen kadınlar da eklendiğinde 10 ayda şiddete maruz kalan kadın sayısı bin'i geçmektedir. İmzalanan uluslararası sözleşmeler ve iç hukukta yapılan yasal düzenlemelere rağmen kadına yönelik şiddette başarılı olunamamaktadır" ifadelerine yer verildi.
Yapılan yasal düzenlemelere rağmen uygulamada gerekli ve yeterli eğitimlerin yapılmaması; ilgili kurum ve kuruluşlar arasında olması gereken işbirliğinin sağlanamamış olması kadına yönelik şiddetle mücadeleyi başarısız kıldığı belirtilen mesajda şunlar kaydedildi:
"Yargılanan şüphelilere, cezalarda ciddi oranda indirim sağlayan haksız tahrik ve iyi hal indirimi uygulanması cezalarda caydırıcılık ilkesinin ihlaline neden olmakta ve "Kamu Vicdanını' da rahatsız etmektedir. Türk Medeni Kanunu'nda evlilik yaşının 18 olarak yeniden düzenlenmesi, Türk Ceza Kanunu'nda cinsel suçların evli kadına karşı işlenmesi durumunda takibinin kadının şikayetine bağlı olmaması, şiddetin eşe ve çocuklara karşı uygulanmasının ve şiddetin çocuk yanında uygulanmasının ağırlaştırıcı neden olması gibi önemli başlıklarda değişiklik yapılması gerekmektedir.
Kadının iş gücüne daha uygun ve aktif olarak katılmasının sağlanması kadına yönelik şiddetle mücadelede başarılı sonuçlar doğuracağı düşüncesindeyiz.Kadın ekonomik özgürlüğünü elde etmedikçe, birey olarak dikkate alınmadıkça, sadece korunmaya muhtaç bir konumda görüldükçe kadın-erkek eşitliğinden, demokrasiden ve şiddetle mücadeleden söz edilemez."
Son Dakika › Güncel › Ankara Barosu Gelincik. - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.