Başbakan Yardımcısı ve hükümet sözcüsü Bülent Arınç Bursa'da Bursalı gazetecilerin sorularını yanıtladı. Başkanlık sistemi ile ilgili tartışmaları değerlendiren Arınç, demokrasi içerisinde başkanlık ve yarıbaşkanlık sisteminin tartışılması halinde doğru yolun bulunabileceğini savunurken, muhalefetin bu tartışmalara siyaseten karşı çıktığını kaydederek,"Birileri bu başkanlık makamını güçlü bir lider olan Recep Tayyip Erdoğan'ın şahsında gördükleri için siyaseten karşı çıkıyorlar. Bilimsel, anayasal olarak karşı çıkmıyorlar, 'bugüne kadar neler yaptıkta yerinden kıpırdatamadık, bir de başkan olursa bizim halimiz ne olur' bütün endişe budur" diye konuştu.
Başkanlık ve yarıbaşkanlık sistemiyle ilgili dünyadan örnekler verirken, demokratik platformada her iki seçeneğinde tartışılması halinde doğru yolun bulunabileceğini söyledi.
"Düşünce özgürlüğü varsa, bir adam ben bugünkü sistemden başkasını tartıştırmam diyorsa, ben o adamın zekasından şüphe ederim" diyen Arınç, bugünkü muhalefetin her iki sisteme de Başbakan Erdoğan'ın başkan olmasından çekindikleri için karşı çıktıklarını savundu. Bülent Arınç şöyle konuştu:
"Başkanlık sistemi, yarı başkanlık sistemi ya da parlamenter sistem, bunların hepsi demokratik rejimlerde yeri olan yönetim biçimleridir. Hiçbirisi Türkiye için yabancı değil, Türkiye'de herkes neyin, nasıl, nerede uygulandığını çok iyi biliyor. Biz şimdi parlamenter demokrasi sistemi içerisinde yönetiliyoruz. Ama ABD'de başkanlık sistemi var. Orada otoriter bir sistem yok. Obama istediği adamı tayin edemiyor, senato kabul etmezse. Obama istediği ülkeye silah gönderemiyor, senato kabul etmedikten sonra. Bir çek balans sistemi vardır, bir yere yetki verirseniz, o yetkiyi kontrol edecek başka bir mekanizma kurmanız gerekir. Fransa'da ise yarı başkanlık sistemi var. Bugün Danıştay'ın 144. kuruluş yıldönümüne katıldım. Danıştay'ı biz örnek olarak Fransa'da almışız. Bizim idari yapımız genelde Fransa'dan almışız. Devlet büroksasisinde de bizde Fransa'nın etkisi çok fazladır. Hatta toplumda da Fransa'nın etkisi vardır. Eskiden giydiğimiz bu gömleğe Frenk gömleği derlerdi. Yarı başkanlık sistemi de küçük nüanslarla birlikte yine millet tarafından seçilen bir başkana dayanır. Ama başbakanda var, Amerika'da başbakan yok. Amerika'da sekterler var, başkana hizmet ediyorlar. O sekreterler de yani bakan olan kişilerde parlamenter değil. Oradaki çek balans başkan ve başkanın seçtiği sekreterler tarafından... Milletvekilleri onları denetliyor. Türkiye parlamenter sistemi kabul etmiş ve benimsemiş. Şimdi birimiz kalksak desekki, 'bu sistem çok zaafiyetleri var, iktidar partisi çoğunlukta, meclisi istediği gibi çalıştırıyor. Meclisten istediği kanunu çıkartıyor. Meclisin denetleme imkanı da elinden alınmış çünkü eller kalktığı zaman iktidarın çoğunluğu var, siz ne derseniz deyin kıymeti yok. Benim canım biraz Fransa'yı istedi' desem bu bir suç mu? Hayır. Amerika'da yönetim daha güçlü. Aslında Türkiye daha uygun dese, buna karşı çıkmak çok doğru değil, konuşulması lazım. Çünkü önemli olan Türkiye nasıl daha iyi yönetilebilir. Başkanlık sistemiyle mi? Yarı başkanlık sistemiyle mi? Parlamenter sistemle mi veya bu alıştığımız kalıpların dışında farklı bir demokratik sistemle mi? Çünkü bunların hepsinde demokrasi var. Amerika'da, Fransa'da demokrasi yok diyebilir misiniz? Her yerde bir yüksek mahkeme var. Başkanlık sistemi Türkiye'de tartışılmalı mı? Elcevap tartışılmalı, başka bir sistem tartışılmalı mı? Demokratik olmak şartıyla, elbette tartışılmalı. Düşünce özgürlüğü varsa, bugünkü sistemden başkasını tartıştırmam ben diyorsa bir adam, ben o adamın zekasından şüphe ederim. Kabul edilmesi ayrı bir durum. Kabul edilmesi için onun anayasa olarak da hazırlanması gerekir. Yeni oluşturulan anayasada 4 parti bir konu üzerine ittifak eder de altyapısı hazırlanırsa buna da kimsenin itirazı olmaması lazım. Türkiye'de Cumhurbaşkanı seçimi değişti. 367 hokkabazlığıyla bize mecliste cumhurbaşkanı seçtirmeyenler karşılığını gördü. Anayasayı değiştirdik, referanduma gittik. Millete sorduk, 'bundan sonra cumhurbaşkanını halk seçmeli mi', evet dediler. Şimdi ilk defa 2014'te halk tarafından seçilecek cumhurbaşkanı. Halk tarafından seçilen bir cumhurbaşkanı bu kadar yetkiyi kullanacak. Artık bu klasik cumhurbaşkanı olmaktan çıkıyor, aslında adı konmamış bir başkanlık sistemi haline geliyor diyenler de var. Eğer bu tarz çelişkiler varsa bu çelişkileri giderecek yöntemleri yeni anayasada bulmalıyız. Türkiye'de başkanlık, yarıbaşkanlık veya başka bir sistemi demokrasi içersinde tartışabilsek en doğru yolu buluruz. Ama birileri bu başkanlık makamını güçlü bir lider olan Recep Tayyip Erdoğan'ın şahsında gördükleri için siyaseten karşı çıkıyorlar. Bilimsel, anayasal olarak karşı çıkmıyorlar; 'bugüne kadar neler yaptık da yerinden kıpırdatamadık, bir de başkan olursa bizim halimiz ne olur' bütün endişe budur."
Son Dakika › Güncel › Arınç 'Başkanlık Sistemi' Eleştirilerini Değerlendirdi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.