Anayasa Mahkemesi'nin, Türk Medeni Kanunu'nun, babalık davası açılması için öngörülen 1 yıllık süre geçtikten sonra, gecikmeyi haklı kılan sebepler varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabileceği hükmünü, "çocuk" yönünden iptal kararının gerekçesi Resmi Gazete'de yayımlandı. İptal hükmü, 1 yıl sonra yürürlüğe girecek.
Akçaabat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun babalık davasında hak düşürücü sürelere ilişkin 303. maddesinin iptaline karar verilmesi istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuş, Yüksek Mahkeme, 303. maddenin dördüncü fıkrasındaki, "Bir yıllık süre geçtikten sonra gecikmeyi haklı kılan sebepler varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir" fıkrasının, "çocuk" yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermişti.
Yüksek Mahkeme'nin Resmi Gazete'de yayımlanan gerekçeli kararında, yasa koyucunun, soybağı davalarında dava açma süresine ilişkin hükümleri düzenlerken hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan ölçülülük ilkesiyle bağlı olduğu, bu ilkenin ise "elverişlilik", "gereklilik" ve "orantılılık" olmak üzere üç alt ilkeden oluştuğu belirtildi.
"Orantılılık" ilkesinin getirilen kural ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifade ettiği belirtilen kararda, ölçülülük ilkesi nedeniyle yasa koyucunun, sınırlamadan beklenen kamu yararı ile bireyin hak ve özgürlükleri arasında adil bir dengeyi sağlamakla yükümlü olduğu kaydedildi.
Kararda, bu nedenle, yasa koyucunun, bir yandan çocukların; babalarını bilmelerini, babalarının nüfusuna yazılmalarını ve bunun getireceği haklardan yararlanmalarını sağlamak, diğer yandan da davalı babanın ve ailesinin uzun süre dava tehdidi altında kalmalarını önlemek amacıyla babalık davasında çocuğa verilen ek dava açma süresini makul bir süre olarak belirlemesi ve her iki tarafın özgürlükleri arasında adil bir denge kurması gerektiği belirtildi.
Anayasa'da düzenlenen kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı ile devletin herkesin maddi ve manevi varlığını geliştirmesi için gerekli şartları hazırlama görevi göz önüne alındığında; kişinin evlilik dışı dünyaya gelse bile, ana babasını bilmek, babasının nüfusuna yazılmak, bunun getireceği haklardan yararlanmak, ana ve babasından kendisine karşı olan görevlerini yerine getirmelerini istemek gibi kişiliğine bağlı temel haklara sahip olduğu vurgulanan kararda, şu ifadeler yer aldı:
"İtiraz konusu kuralda, çocuğa dava açmak için tanınan bir yıllık sürenin haklı bir sebeple kullanılamaması durumunda bunun yerine bir aylık, çok sınırlı bir ek süre öngörülmüştür. Hak düşürücü niteliğinden dolayı da çok sınırlı olan bu sürenin geçmesinden sonra çocuk, babası ile arasında soybağını kurma ve buna bağlı haklara sahip olma olanağını yitirecektir. Bu nedenle, çocuğun maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkını ve hak arama özgürlüğünü sınırlayan itiraz konusu kuralda öngörülen süre adil, ölçülü ve makul değildir."
Yüksek Mahkeme, iptal kararı nedeniyle doğacak hukuksal boşluğun kamu yararını ihlal edecek nitelikte olması nedeniyle, iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verdi.
Muhabir: Ferdi Türkten
Yayıncı: Selçuk Aval - ANKARA
Son Dakika › Güncel › Babalık Davası Açma Süresi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.