Bahçeli: Genelkurmayın Açıklamaları Tatminkar Değil

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kamuoyu ile Paylaştığı Açıklamalara Güvenmek Durumunda Olduklarını Belirterek, 'Ancak, Son Olarak Kamuoyuna Yansıyan ve Doğruluğu Konusunda Birçok Belirsizlik Bulunan İddialarla İlgili Olarak Genelkurmay Başkanlığının Açıklamalarını Tatminkar Bulmak Mümkün Değildir' Dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kamuoyu ile paylaştığı açıklamalara güvenmek durumunda olduklarını belirterek, ''Ancak, son olarak kamuoyuna yansıyan ve doğruluğu konusunda birçok belirsizlik bulunan iddialarla ilgili olarak Genelkurmay Başkanlığının açıklamalarını tatminkar bulmak mümkün değildir'' dedi.
Partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli, AK Parti'nin ''demokratik açılımla'' ilgili teşkilatlarına dağıtmak için hazırlattığı kitapçığa değindi ve ''Ancak bizi ilgilendiren en önemli yanı partimize yönelik alçakça iddialara yer verilmiş olmasıdır'' dedi.
Bahçeli, ''Madem ki böyle bir iftiranın peşindesiniz, buradan söylemek isterim ki Hükümet olarak son teröriste kadar teslim al, adalete sevk et, terörü kökünden kazı, bu belayı ülkemizden defet, varsın bizim oylarımız düşsün ve hükümet olamayalım, yeter ki sen bunları gerçekleştir. Hodri meydan'' diye konuştu.
-DEMOKRASİYE MÜDAHALE TARTIŞMALARI-
Türk milletinin demokrasiden başka bir arayışı ve seçeneğinin olmadığını, partisinin de zemin ve anlam bulduğu demokratik rejimle bir sorunu ve sıkıntısının bulunmadığını dile getiren Bahçeli, ''Bizim demokrasiye olan yaklaşımımız ve demokrasi dışı arayışlara karşı durumumuz bellidir ve tereddüte yer vermeyecek kadar nettir'' diye konuştu.
-''ZORLAMA HÜKÜMET İRADESİ-
Bugüne kadar yaşanılanların; demokrasiye müdahale heveslerine zemin hazırlayan temel gelişmelerin, özellikle kutuplaştırıcı, çatıştırıcı ve cepheleştirici siyaset yanlışlarından beslendiğini ortaya koyduğunu, bundan ders çıkartılması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, şöyle devem etti:
''Milli iradeye müdahale için fırsat arayanlar kadar, sözde demokrasiyi savunduklarını söyleyenlerin katı, uzlaşmaz tutumları da aynı olumsuz sonuçları toplumun önüne koymaktadır. Eğer, yönetim iradesini kaybetmiş, toplumla bağları zayıflamış, seçildiği günle aradan geçen zaman içinde milletten aldığı desteği azalmış bir iktidarın inadı sürerse, ortaya zorlama bir hükümet iradesinin çıkması kaçınılmazdır. Bizim artık seçim zamanının geldiğini, millet iradesinin tazelenmesine ihtiyaç olduğu söylemekten maksadımız da budur. Seçimle gelenin yalnızca seçimle gitmesi, ne kadar eksiği olursa olsun demokrasinin kurallarının işletilmesi şarttır. Herkesin bunu bilmesi ve sonuçlarını kabul etmesi lazımdır.''
-GENELKURMAY BAŞKANI'NIN AÇIKLAMALARI-
Devlet Bahçeli, demokrasiye, millet iradesine yönelik girişimlerin veya iddiaların yoğunlaştığı son yıllarda suçlamaların odağı olan kuramların başında TSK ve mensuplarının geldiğine işaret ederek, şunları kaydetti:
''Üzerinde tartışılan ıslak imzalı bir belgenin akıbeti hala netleşmemiştir. Başbakan yardımcısına suikast gibi çok ciddi bir iddia hala karanlıktadır. TSK'nın özel bir birliğinin arşivinde yapılan incelemenin sonucu belli değildir. Hal böyle iken Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan ve yapmış bir kısım personelini zan altında bırakacak, bu kurum üzerinde kuşkular uyandıracak sistematik kampanyanın yeni dalgalar halinde sürdüğü ve devamının da geleceği anlaşılmaktadır.''
-ASKERİN SİVİL YARGIDA YARGILANMASI-
Bahçeli, askere sivil yargı yolunu açan düzenlemeyi, ''AK Parti'nin gece yarısı kapkaç siyaseti'' olarak nitelendirdi ve düzenlemenin Anayasa Mahkemesinden dönmesi ile ortaya çıkan durumun, Türk Silahlı Kuvvetlerine ve askeri yargı mekanizmalarına özel bir görev yüklediğini kaydetti.
MHP Genel Başkanı Bahçeli, şunları söyledi:
''Biz, hakkındaki iddialara yönelik olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinin kamuoyu ile paylaştığı açıklamalarına güvenmek durumundayız. Ancak, son olarak kamuoyuna yansıyan ve doğruluğu konusunda birçok belirsizlik bulunan iddialarla ilgili olarak Genelkurmay Başkanlığının açıklamalarını tatminkar bulmak mümkün değildir. Eğer, bir üst karargah maiyetindeki gelişmelerden haberdar değilse bu çok ciddi bir sevk ve idare kusurudur, yok eğer bu vahim iddialar gerçek ise bu da kontrol dışı tehlikeli sapmalara ve niyetlere işaret etmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik bir karalama kampanyası olduğu açıktır. Ancak bu karalamalara istinat eden suç ve kusurların da alenileşmeden ortaya çıkartılmasında kendi iç denetim ve idari yapısını devreye sokması artık kaçınılmaz bir zorunluluk haline gelmiştir. Adına ne denirse denilsin, ister plan, ister tatbikat, ister tasarı, isterse tahayyül, bizim kendi milleti üzerinde harekat planlayan bir anlayışı gerekçesi ne olursa olsun hoş görmemiz mümkün değildir. Dileriz ve ümit ederiz ki bu zırvalar gerçek değildir, hepsi birer iftiradır. Türk Silahlı Kuvvetleri asla hak etmediğini düşündüğüm bu ağır ithamlardan ve vebalden derhal kurtulmalıdır.''
-"MHP HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERMEYE HAZIR"
Gelişmelerden, kimlerin ne yarar sağlamayı umduklarını, hangi çatışma ortamlarını hazırladıklarını ve varsa siyasete müdahaleden nasıl bir sonuç almayı ümit ettiklerini açığa çıkarmakta öncelikle sorumluluğun, yürütme erkini temsil eden Hükümete ait olduğunu belirten Bahçeli, MHP, ucu kime dokunursa dokunsun, gerçeğin bütün yönleriyle ortaya çıkarılmasında ve üzerine düşen her türlü desteği vermeye sonuna kadar hazır ve kararlıdır'' dedi.
-MGK'NIN OLAĞANÜSTÜ TOPLANMASI...-
''Zira demokrasinin alternatifi yoktur. Milletin iradesi dışında bir siyasal iradenin varlığı asla ve asla kabul edilemez'' diyen Bahçeli, şunları kaydetti:
''Konu Cumhuriyetin temel kurumlarını yıpratacak ve birbirine düşürerek zafiyet oluşturacak kadar ağır bir milli güvenlik meselesi haline gelmiştir. Bu sorunun adı 'devlet krizi'dir. Özellikle Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik ithamlar ve gerçeklerin ortaya çıkartılması hususunda hükümetin laftan öteye bir girişiminin olmadığı ve bundan sonra da olamayacağı anlaşılmıştır. Devletin temel kurumları ve organlarının da sonunda büyük zarar göreceği çok ciddi bir yönetim kargaşası tehlikesi görünmeye başlamıştır. Özellikle suçlamalara maruz kalan Türk Silahlı Kuvvetlerinin üzerlerinde uygulandıklarını öngördükleri psikolojik harekat tehdidi karşısında hükümetin tedbir almaktan çok aciz kaldığı ve bundan sonra da çözemeyeceği anlaşılmaktadır.''
Anayasanın 104. maddesinin, Cumhurbaşkanlığı makamına ''devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetme'' görevini ve Milli Güvenlik Kurulunu toplantıya çağırma yetkisini verdiğini anımsatan Bahçeli, Cumhurbaşkanına, hükümete, devlet kurumlarına ve kamuoyuna önerilerini şöyle sıraladı:
''MHP, Sayın Cumhurbaşkanını, Milli Güvenlik Kurulunu olağanüstü toplantıya davet etmesini önermektedir. Toplantıya, Kurulun yasal üyelerinin yanı sıra görüşlerini almak üzere TBMM Başkanı, yüksek yargı organlarının başkanları, emniyet ve istihbarat teşkilatının yöneticileri katılmalı ve sorun bütün yönleriyle ele alınmalıdır. Toplantı veya devam edecek toplantılar sonunda oluşacak tavsiye kararları hükümete bildirilmeli, kamuoyu ile paylaşılmalı, iktidarın konuya ilişkin icraatları TBMM zemininde takip edilmelidir.
Konu, 'devlete uyum' adı altında öğle yemekleriyle geçiştirilemeyecek kadar vahim hale gelmiş olup, bu sancılı sürece milletimiz tarafından daha fazla katlanılamayacağı ortadadır. Karşılaşılan bu kriz halinin tespiti ve çözümü yönünde devleti yönetenlerin konunu aciliyetini ve ciddiyetini idrak etmiş olmaları hem devletin hem de demokrasimizin geleceği açısından çok önemli hale gelmiştir.''