Bakan Ersoy, Aleksandre Jaba Koleksiyonu ve Rami Kütüphanesi Kitap Lansmanı'nda konuştu:
- "2010 yılından bu yana Kürtçe klasik eserleri Türkçe çevirileriyle birlikte yayımlıyoruz. 2025 yılına kadar bu kapsamda 17 başlık eserin yayımlanmış olması, bu alandaki çalışmalarımızın sürekliliğini ortaya koyuyor"
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "2010 yılından bu yana Kürtçe klasik eserleri Türkçe çevirileriyle birlikte yayımlıyoruz. 2025 yılına kadar bu kapsamda 17 başlık eserin yayımlanmış olması, bu alandaki çalışmalarımızın sürekliliğini ortaya koyuyor." dedi.
Milli Kütüphane'de düzenlenen tanıtım programında 69 Kürtçe eseri içeren 15 ciltlik "Aleksandre Jaba Koleksiyonu" ile Rami Kütüphanesi'nin tarihini ve dönüşümünü anlatan "Rami Kütüphanesi" adlı kitap tanıtıldı.
Programda konuşan Bakan Ersoy, kültür alanındaki kamu hizmetinin yalnızca mevcut değerleri muhafaza etmekten ibaret olmadığını, kültürel değerlerin araştırılması, korunması, yaşatılması ve yayılmasının da temel görevleri arasında bulunduğunu söyledi.
Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğünün yazılı kültür kaynaklarını erişilebilir hale getirmek ve kültürel üretimi desteklemek amacıyla çalışmalar yürüttüğünü belirten Ersoy, yayımcılığın yalnızca bir metnin basılı ürüne dönüştürülmesinden ibaret olmadığını vurguladı.
Ersoy, yayımcılık penceresinden bakıldığında da bu faaliyetin, metnin basılı bir ürüne dönüştürülmesinin ötesinde olduğuna işaret ederek, "Bir kitabın ortaya çıkmasıyla birlikte bazen unutulmaya yüz tutmuş bir kaynak yeniden araştırmacıların kullanımına açılır, bazen bir yapının tarihi ve mimari hikayesi gelecek için kayıt altına alınır, bazen de farklı dillerde ve kültürel çevrelerde üretilmiş eserler daha geniş bir okuyucu kitlesiyle buluşur." ifadelerini kullandı.
Lansmanı yapılan birbirinden çok farklı iki eserin, bu bilinç ve anlayışın birer yansıması olduğunu dile getiren Ersoy, şunları kaydetti:
"Aleksandre Jaba Koleksiyonu üzerinden, farklı bir dil ve kültür çevresinde meydana getirilmiş geniş bir yazılı mirası araştırmacıların ve okuyucuların erişimine sunuyoruz. Rami Kütüphanesi eseri ile de İstanbul'un tarihi yapılarından Rami Kışlası'nın kapsamlı bir dönüşümle çağdaş bir kütüphane ve kültür merkezine dönüşümünü kayıt altına alıyoruz."
"69 Kürtçe eser 15 ciltte bir araya getirildi"
Aleksandre Jaba Koleksiyonu'nun özgün halinin 13 cilt olduğunu anımsatan Ersoy, yayım çalışmasının kapsamı ve formatı doğrultusunda 15 cilt olarak okuyuculara sunulduğunu söyledi.
Koleksiyonun Aleksandre Jaba'nın Erzurum'daki görevi sırasında Kürtçeye duyduğu ilgiyle başlayan ve Molla Mahmud Bayezidi'nin katkılarıyla genişleyen bir birikimi barındırdığını anlatan Ersoy, St. Petersburg Bilimler Akademisi arşivinde bulunan 69 Kürtçe eserin tıpkıbasımlarını içeren koleksiyonun, Mardin Artuklu Üniversitesi Türkiye'de Yaşayan Diller Enstitüsü iş birliğiyle hazırlandığını aktardı.
Koleksiyonda, dil ve edebiyatın yanı sıra halk kültürü, folklor, sözlü anlatı geleneği ve dönemin toplumsal hayatına ilişkin kaynakların bulunduğunu belirten Ersoy, her ciltte yer alan Türkçe ve Kürtçe inceleme ve tavsif metinlerinin de eserlerin araştırmacılar açısından kullanım değerini artırdığını ifade etti.
Kültür tarihini tek bir alan veya anlatıyla sınırlamadan farklı katmanlarını görünür kılmayı önemsediklerini vurgulayan Ersoy, şunları kaydetti:
"Anadolu ve çevresinde yüzyıllar boyunca farklı dillerde, farklı edebi geleneklerde ve farklı kültürel ortamlarda ortaya çıkan eserlerin her biri, bu coğrafyanın kültür tarihini anlamamız açısından çok değerli kaynaklardır. Bunların bilimsel yöntemlerle ortaya çıkarılması, değerlendirilmesi ve yayın yoluyla erişime açılması da kamu yayıncılığının önemli sorumluluklarından biridir. Nitekim 2010 yılından bu yana Kürtçe klasik eserleri Türkçe çevirileriyle birlikte yayımlıyoruz. 2025 yılına kadar bu kapsamda 17 başlık eser yayımlanmış olması, bu alandaki çalışmalarımızın sürekliliğini ortaya koyuyor. "
"Geleceğe katkı sunmaya devam edeceğiz"
Aleksandre Jaba Koleksiyonu'nun bu çalışmaların devamı niteliğinde olduğunu belirten Ersoy, kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasının toplumsal birlik ve beraberliğe katkı sağladığının altını çizdi.
Ersoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliği ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin desteğiyle ilerleyen Terörsüz Türkiye hedefine işaret ederek, şunları kaydetti:
"Terörsüz Türkiye hedefi, milletimizin huzur içinde, birlik ve beraberlikle geleceğe yürümesi iradesinin ifadesidir. Biz de kültürün birleştirici gücüyle ortak aidiyetimizi güçlendirmeye, her vatandaşımızın kendisini bu ülkenin kültürel hayatında bulabildiği bir geleceğe katkı sunmaya devam edeceğiz."
Rami Kütüphanesi'nin dönüşümü kitaplaştırıldı
Programda tanıtılan "Rami Kütüphanesi" adlı kitaba da değinen Ersoy, eserin tarihi yapının geçirdiği dönüşümü bütün yönleriyle ele aldığını söyledi.
Rami Kütüphanesi'nin yalnızca bir restorasyon projesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Ersoy, yapının kitapları, yazma eserleri, araştırma ve kültür-sanat faaliyetlerini, eğitimi ve sosyal yaşamı aynı çatı altında buluşturan önemli bir merkeze dönüştüğünü dile getirdi.
Ersoy, tarihi yapının geçmişten gelen hafızasını koruyarak bugünün ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde yeniden işlevlendirildiğini ifade ederek, şöyle konuştu:
"2026 yılında Rami Kütüphanesi'nin büyük ölçekli proje kategorisinde, Uluslararası Kütüphane Dernekleri ve Kurumları Federasyonu Yeşil Kütüphane Ödülü'nde dünya birinciliğine layık görülmesi de bu yaklaşımın uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu göstermiştir. Bugün tanıttığımız kitap işte Rami'nin bütün bu yönlerini sayfalarında kayıt altına almış bulunuyor."
Kitabın, Rami Kışlası'nın tarihini, mimarisini, restorasyon sürecini ve bugün üstlendiği işlevleri akademik yazılar, mimari çizimler, planlar, fotoğraflar ve uzman değerlendirmeleriyle ele aldığını aktaran Ersoy, eserin araştırmacılar için kapsamlı bir başvuru kaynağı niteliği taşıdığının altını çizdi.
"Kamu yayıncılığının farklı bir sorumluluğu vardır"
Kamu yayıncılığının özel yayıncılık sektöründen farklı sorumlulukları bulunduğuna işaret eden Ersoy, "Ticari olarak yayımlanması güç olan, uzun bir hazırlık süreci gerektiren, sınırlı fakat uzmanlaşmış bir okuyucu kitlesine hitap eden veya kültürel açıdan taşıdığı değer nedeniyle mutlaka kayıt altına alınması gereken çalışmalar bu sorumluluğun çok önemli bir bölümünü oluşturuyor." dedi.
Bakanlık yayınlarında kültürel ve bilimsel değer ile kalıcı kaynak niteliğinin temel ölçütler olduğunu belirten Ersoy, editoryal hazırlık, tasarım, baskı teknikleri, dijital yayıncılık, erişilebilirlik ve metadata yönetimi gibi alanlarda yaşanan dönüşümün kamu yayıncılığını da geliştirmeyi gerektirdiğini ifade etti.
Ersoy, kamu ve özel sektör arasındaki iletişimi güçlendirmeyi önemsediklerini vurgulayarak, eserlerin hazırlanmasında emeği geçen akademisyenlere, araştırmacılara, editörlere, çevirmenlere, tasarımcılara ve ilgili kurumlara teşekkür etti.
"Gelecek nesillere aktarılması açısından önemli"
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gülşen Orhan da tanıtımı yapılan eserlerin tarihi ve kültürel mirasın korunarak gelecek nesillere aktarılması açısından önem taşıdığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın öncülüğünde kültürel mirasın gün yüzüne çıkarılmasına yönelik önemli çalışmalar yürütüldüğünü belirten Orhan, "Kürt dili, kültürü ve edebiyatı açısından paha biçilmez bir hazine olan Aleksandre Jaba Koleksiyonu'nun neşredilmesi, tarihe karşı borçlu olduğumuz bir vefanın ifasıdır." dedi.
Orhan, koleksiyonun hazırlanmasında Mardin Artuklu Üniversitesi akademisyenlerinin önemli katkıları bulunduğunu hatırlatarak, emeği geçenlere teşekkür etti.
Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özcoşar da çalışmanın, Kürt dili, edebiyatı, tarihi ve kültürüne ilişkin önemli bir yazılı miras ortaya çıkardığını belirterek, koleksiyonun sözlü kültürün kayıt altına alınması ve toplumsal hafızanın korunması açısından büyük önem taşıdığının altını çizdi.
Koleksiyondaki 69 eserin üniversitenin Türkiye'de Yaşayan Diller Enstitüsü akademisyenlerince yürütülen kapsamlı çalışmalar sonucunda yayıma hazırlandığını aktaran Özcoşar, eserlerin farklı disiplinlerden araştırmacılar için önemli bir başvuru kaynağı olacağını dile getirdi.
Özcoşar, çalışmanın yeni bilimsel araştırmalara zemin hazırlayacağını belirterek, koleksiyonun yayımlanmasına katkı sunanlara teşekkür etti.
Konuşmaların ardından Bakan Ersoy'a, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Taner Beyoğlu tarafından kitapların takdimi gerçekleştirildi.
Sizin düşünceleriniz neler ?