Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Balkanlar kalıcı bir barışı gerçekten hak ediyor ve bunu sağlayacak ortak bir zemine de sahip" dedi.
Hilton Oteli'nde düzenlenen "Balkan Savaşları'ndan Balkan Barışına Konferansı" kapsamında Türkiye, Arnavutluk, Makedonya ve Karadağ dışişleri bakanları ortak basın toplantısı düzenledi.
Basın toplantısında konuşan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Balkan halklarının uzun asılar boyunca iç içe yaşadığını ama 20. yüzyılda yaşanan savaşların bu halkları birbirinden ayırdığını belirterek, "Ancak son yıllarda, özellike Güney Doğu Avrupa Ülkeleri Platformu'nda kapsamlı bir Balkan barışını ihdas etme, inşa etme yönünde çalışmalar başladı. Biz Türkiye olarak bu çalışmalara her zaman öncülük etme, yardımcı olma çabasında olduk. Gelen her teklifi büyük bir şevkle destekledik. Çünkü Balkanlar bu acılardan sonra kalıcı bir barışı gerçekten hak ediyor ve bunu sağlayacak ortak bir zemine de sahip" dedi. Davutoğlu, "Tarih, ders alındığında geleceğe ışık tutan bir tecrübeler yığınıdır, birikimidir" ifadesini kullandı.
Balkanlar'da kalıcı barışa yönelik çalışmaların siyasi, entelektüel ve ekonomik ayaklardan oluştuğuna işaret eden Davutoğlu,"Devletlerin, başbakanların, cumhurbaşkanlarının güçlü bir siyasi iradeyle barış kavramına sahip çıkmaları"nın önemini vurguladı. Davutoğlu, "Bugün böyle bir güçlü irade var Balkanlar'da. Bir akademik toplantı için beş dışişleri bakanının bir araya gelmiş olmaları bu siyasi iradenin açık göstergesidir" diye konuştu.
Davutoğlu, bugün düzenlenen konferansta birçok saygın Balkan tarihçisinin bir araya geldiğine dikkati çekerek, bunların Balkanlar'da "barış fikrini", "yeni bir tarih anlayışı", "yeni bir zihniyetin nasıl devreye sokulabileceğini" tartışacaklarını kaydetti.
Bakan Davutoğlu, iş adamlarının da "ekonomik ilişkiler üzerinden barışı inşa etme"de rol üstlendiğini belirterek, "Bu alanda da bölgesel işbirliği platformlarını artırıyoruz. Balkanlar'da bir daha acıların yaşanmaması, dost ve kardeş hakların birlikte Balkanlar'da bir altın çağın yaşanmasını temin etmek üzere NATO'da, AB'de, BM'de, bütün zeminlerde omuz omuza çalışmaları için her türlü gayreti göstermeye kararlıyız" diye konuştu.
-"Karaciçler'in dönemi bitti"-
Lahey'de uluslararası mahkemede savaş suçlusu olarak yargılanan Sırp lider Radovan Karaciç'in Serebrenitsa katliamıyla ilgili olarak, kendisinin Müslümanalar'ı kurtarmak için elinden geleni yaptığını, katliamın sorumlusunun dönemin Bosna hükümeti olduğunu ileri sürdüğü açıklamalarıyla ilgili yorumu sorulan Davutoğlu, "Radovan Karaciç'in Lahey'de yaptığı açıklamalar bizim de tam Balkanlar'da yıkmak istediğimiz anlayışı yansıtıyor" dedi.
"Karadziç Balkanlar'da eski çatışmacı kültürün, eski dışlayıcı kültürün, etnik ve dini bağnazlığın sembolü bir kişiliktir" diyen Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Serebrenitsa'da yaşananlar hepimiz için bir utanç vesilesidir. Sadece oradaki Bosna-Hersek halkı için değil, bütün Avrupa, bütün insanlık için, Serebrenista, bir daha olmaması için herkesin elinden geleni yapması gereken ama hafızalardan da çıkmaması gereken kötü bir tecrübedir. Karaciç bu söylediklerini keşke o savaş esnasında söyleyebilmiş olsaydı. Ancak savaş esnasında kendisinin ve Miladiç'in tutumlarını biliyoruz. Bir daha Balkanlar'da hangi kökenden olursa olsun yeni Karaciçler'in, yeni Miladiçler'in çıkmasına izin vermememiz lazım. Aksine, kültürleri barıştıran, değişik tarihi geçmişe sahip toplumları birbiriyle daha yakından tanıştıran yeni bir atmosfere ihtiyacımız var. Karaciçlerin dönemi bitti ve bir daha Balkanlar'a geri gelmeyecek. Bizim dışişleri bakanları, siyasi yetkililer olarak bugün sahip olduğumuz vizyon aslında Karaciç'in, Miladiç'in o zaman o katliamı yapanların zihnindeki vizyonun tam tersidir. Bir daha bunlar ümit ederiz bölgemizde bir daha yaşanmaz, bütün halklar hep beraber yeni bir Balkanlar inşa ederiz."
-Bosna ve Suriye -
Suriye'de uluslararası toplumun gösterdiği tavır ile Bosna savaşı sırasında yaşananların benzerliğinin sorulması üzerine de Bakan Davutoğlu "Bosna Hersek'te 3 yıl yaşanan katliamlara duyarsız kalan uluslararası toplum orada akan kandan, yapılan katliamlardan daha sonra nedamet göstermek, özür dilemek zorunda kalmıştır. Sayın Ban Ki-mun bu sene Serebrenitsa'ya yaptığı ziyarette orada öldürülen Boşnaklar için özür dilemiştir" dedi.
Uluslararası toplumun birinci sorumluluğunun bu tür katliamları engellemek olduğunu vurgulayan Davutoğlu, "Maalefef Bosna Hersek'te çok geç kalmıştır. Serebrenitsa'da bir gecede 7-8 bin Boşnak'ın katledilmesiyle ile ancak uluslararası toplum kendine nispeten gelebildi ve daha bir ortak tavra yöneldi" diye konuştu.
"Bugün Suriye'de yaşadıklarımız birçok açıdan Bosna-Hersek tecrübesini hatırlatıyor" diyen Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Çevredeki dağlardan Saraybosna'nın sniperlar ve ağır silahlarla ateş altında tutulması ile bugün Hama'nın, Halep'in, Şam'ın, Humus'un kuşatmayla meskun mahallerin top ateşi, tank ateşi, hatta havadan helikopter ve uçak bombardımanıyla tahrip edilmesi arasında büyük benzerlik var. Aynen Saraybosna gibi Halep de insanlığın ürettiği en eski kültürlerden biri, büyük bir şehir, büyük bir tarihi zenginlik. Şam da öyle, Hama, Humus da öyle. Bugün Halep'te o tarihi zenginliğin nasıl tahrip edildiğini hep beraber görüyoruz. Hepimize düşen görev bir an önce bu katliamın durdurulması noktasında elimizden gelen her türlü çabayı göstermek. Öncelikli görev, sorumluluk da BM'ye ait. BM'nin bu konuda daha önce Bosna-Hersek'te olduğu gibi gecikmemesini diliyoruz. BM genel kurulunda yaptığım konuşmada da vurguladığım gibi, aksi taktirde bundan 10 sene, 20 sene sonra bir başka BM genel sekreteri Halep halkından, Şam halkından da özür dilemek zorunda kalacak. BM'nin bu anlamda geçmiş tecrübelerden de ders alarak bir an önce devreye girmesini bekliyoruz."
-Nikola Poposki: Bölgemizde karşılıklı saygı ve anlayışı temelinde ortak kültürü inşa ediyoruz"
Toplantıda konuşan Makedonya Dışişleri Bakanı Nikola Poposki, Balkan Savaşları'nın 100. yıl dönümünde bugün düzenlenen konferansın, bölge ülkelerine barış, bölgesel uzlaşma, refah ve birleşik Avrupa projesi üzerinde görüş alışverişinde bulunma imkanı sağladığını söyledi.
"Bölgemizde karşılıklı saygı ve anlayışı temelinde ortak kültürü inşa ediyoruz" ifadesini kullanan Poposki, ortak çıkarların bulunduğu alanlarda işbirliğini artıracaklarını kaydetti.
Poposki, "Bölge ülkeleri kendi içlerinde reform süreçlerine odaklanmış durumda. Bölgesel iş birliklerinin merkezi de daha büyük Avro-Atlantik yapılarla entegrasyon. Bu, bölgede hayal edilebilecek en büyük barış projesi. Balkanlar'da herkesin bunun ortak çıkarımıza olduğunu fark ettiğine inanıyorum" dedi.
Poposki, Radovan Karaciç'in Serebrenitsa'yla ilgili açıklamalarıyla ilgili bir soru üzerine de, "Bugün bir entegrasyon döneminde yaşıyoruz. . Bu bağlamda anahtar değerler demokratikleşme ve hukukun üstünlüğü. Adalet, bu konuda kararını vermelidir. Siyasetçiler olarak bize düşen sorumlu hareket etmektir" dedi.
Muhabir: Tayfun Salcı
Yayıncı: Sabri Çelebioğlu - İSTANBUL
Son Dakika › Güncel › 'Balkan Savaşları'ndan Balkan Barışına Konferansı' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.