- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesinde, "darbe" suçunun Yargıtay'da ilk kez incelendiği belirtilerek, bu nedenle suçun yasal unsurlarıyla ilgili tespitler yapıldı
-Herhangi bir kişinin bu suçun faili olabileceği ifade edilen tebliğnamede, vatandaş, yabancı, belirli bir görevle yükümlü kimsenin suç faili olabilmesi bakımından bir ayrıcalık bulunmadığı kaydedildi
-Tebliğnameden:
-"Bu suçun oluşabilmesi için sonucu gerçekleştirmeye elverişli icra hareketleri aranacaktır. İcra hareketlerinin tespitinde bu eylemlere katılanların nitelikleri ve sayısı neticeyi gerçekleştirmeye elverişli olmalıdır. Dolayısıyla herhangi bir kimse tekil olarak bu suçu işleyemez"
-"Darbe suçu için terör örgütünün varlığı şart değil. Sonucu elde etmeye elverişli yapıdaki tüm oluşumlar, askeri cunta, sendika, kulüp, dernek gibi oluşumlarda yer alan tüm kişiler diğer koşulları sağlamak kaydıyla bu suçun faili olabilir"
-"Siyasi iktidarın ortadan kaldırılması için bir araya gelen oluşum tarafından icra edilecek stratejilerin bulunması gerekir. Öncesi ve sonrası planlanmadan ani bir hareketle bu suçun işlenmesi mümkün değildir"
Tebliğnamede, bazı sanıkların plan seminer çalışmasında yer almadıklarının görüldüğü, bu sanıkların Balyoz Harekat Planının hayata geçirilmesi için gerekli görülen kargaşa ortamının oluşturulması ve ortamın şekillendirilmesi amacıyla eylem planlarının hazırlanması, istihbari çalışmalara katılma, bu çalışmalarda görev yapacak personelin belirlenmesi, bir kısım çalışmalara ilişkin belgelerin hazırlanması şeklinde farklı görev alanlarında aktif rol aldıklarının anlaşıldığı belirtildi. İddia ve kabulde suçun sübutu bakımından sadece plan seminerine katılma esas alınmadığından, emir komuta zinciri altında çalışmanın, astın üst tarafından verilen emirleri yapmak zorunda kalması şeklinde bir savunmanın yapılamayacağı ifade edilen tebliğnamede, Anayasa'nın 137. maddesindeki amir hükme göre, kanunların suç kabul ettiği konularda amirin emrinin yerine getirilmesinin, astı sorumluluktan kurtarmayacağı vurgulandı.
Tebliğnamede, "Sanıkların emir gereği seminere katıldıkları, bu nedenle de ceza verilemeyeceğine ilişkin savunmalarına itibar edilemez. İddia ve kabulde de suçun sübutu bakımından sadece plan seminerine katılma esas alınmamış, sanıkların hukuki durumları bilerek, isteyerek gerçekleştirilen suç konusu diğer eylemlerle birlikte değerlendirilmiştir" denildi.
-Darbe suçu Yargıtay'da ilk kez inceleniyor-
Tebliğnamede, "darbe" suçunun Yargıtay'da ilk kez incelendiği, bu nedenle suçla ilgili bilgi vermek gerektiği belirtildi. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunundaki adıyla "hükümete karşı suç" şeklinde isimlendirilen sanıklara atılı suç nedeniyle karara bağlanan davanın, genel adliye mahkemelerinde ilk kez görülmesi ve daha önce Yargıtay tarafından bu konuda verilmiş bir içtihat bulunmadığı anımsatılan tebliğnamede, bu nedenle suç vasfının ve sanıkların hukuki konumlarının belirlenmesi yönünden, atılı suçun yasal unsurları üzerinde durmanın faydalı olacağı kaydedildi.
Darbe suçunun mağduru hükümetin, 5237 sayılı TCK'nın 312. maddesi ile korunmak istendiği belirtilen tebliğnamede, şu tespitler yapıldı:
"Hükümetin ortadan kaldırılması fiili, Bakanlar Kurulunu oluşturan tüm üyeler aleyhine işlenirken, hükümetin görevlerini yapmasının kısmen veya tamemen elgellenmesi fiili, başbakan veya bakanlıklar aleyhine işlenebilir. Ancak bu durumda tüm Bakanlar Kurulunun etkilenmesinin amaçlanıp amaçlanmadığına bakılmalıdır.
765 sayılı TCK'nın 147 ve 5237 sayıl TCK'nın 312/1. maddelerinde suçun faili açısından asil bir sıfat veya görev zikredilmediği için herhangi bir kimse bu suçun faili olabilir. Vatandaş, yabancı, belirli bir görevle yükümlü kimsenin suç faili olabilmesi bakımından bir ayrıcalık yoktur. Maddenin himaye ettiği konu, siyasi iktidarın mevcudiyet ve devamı olduğuna göre, bu menfaatleri ihlal eden her kimse, vasfına bakılmaksızın suç faili olabilir. Ancak bu suçun oluşabilmesi için sonucu gerkçekleştirmeye elverişli icra haraketleri aranacaktır. İcra haraketlerinin tespitinde bu eylemlere katılanların nitelikleri ve sayısı neticeyi gerçekleştirmeye elverişli olmalıdır. Dolayısıyla herhangi bir kimse tekil olarak bu suçu işleyemez. Bu suç, çok failli suçlardandır. Amaç suçun yerine getirilmesi konusunda çok iradenin belirlenmesi gereklidir."
-"Darbe suçu için terör örgütünün varlığı şart değil"-
Darbe suçunun oluşumu için bir terör örgütünün varlığının şart olmadığı belirtilen tebliğnamede, amaç suçun gerkçekleştirilmesi için oluşturulan yapının elverişli bulunmasının yeterli sayılacağına işaret edildi. Tebliğnamede, şöyle devam edildi:
"Bu elverişlilik, suçun mahiyeti, aşamalarda görev alacak kişilerin sayısı ve nitelikleri, yapı içerisinde geçerli disiplin, gizliliğe riayet, özel iletişim metodlarının kullanılması ve sahip olunan araç ve gereçler açısından aranmalıdır. Sonucu elde etmeye elverişli yapıdaki tüm oluşumlar, askeri cunta, sendika, kulüp, dernek gibi oluşumlarda yer alan tüm kişiler diğer koşulları sağlamak kaydıyla bu suçun faili olabilir."
-Sivas Davası örneği-
Tebliğnamede, Sivas Davası olarak bilinen davanın temyiz aşamasında, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 4 Mayıs 2001 tarihli kararında, 765 sayılı TCK'nın 146. maddesinde düzenlenen hükümeti cebren ıskat suçuyla aynı mahiyetteki Anayasayı ihlal suçunu işlemek için önceden oluşturulmuş, silahlı olsun veya olmasın, bir örgüt veya çete bulunmasında zorunluluk olmadığı"nın belirtildiği vurgulandı.
5237 sayılı TCK'nın 302/1, 309/1, 311/1 ve 312/1 maddelerinde düzenlenen ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası öngörülen suçlarla ilgili bir terör örgütünün varlığının şart olmadığı belirtilen tebliğnamede, "Yeter ki sonucu gerçekleştirmeye elverişli sayıda ve nitelikte kişi elverişli vasıtalarla ve suç teşkil eden cebir ve şiddete dayalı fiillerle amaç suçun icra hareketine başlamış olsun" denildi.
-"Darbe suçu ani bir haraketle işlenmez"-
Neticenin gerçekleşmesine elverişliliğin, tekil olarak her sanığın eylemi üzerinden değil, tüm sanıklarca paylaşılan görevler doğrultusunda gerçekleştirilen veya gerçekleştirilmesi planlanan eylemler üzerinden değerlendirilmesi gerektiği vurgulanan tebliğnamede, "Siyasi iktidarın ortadan kaldırılması için bir araya gelen oluşum tarafından icra edilecek stratejilerin bulunması gerekir. Öncesi ve sonrası planlanmadan ani bir hareketle bu suçun işlenmesi mümkün değildir" ifadeleri kullanıldı.
- Ankara
Son Dakika › Güncel › Balyoz Planı Davasında Onama İstemi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.