Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre, Batı Afrika'da mart ayında baş gösteren Ebola salgını yüzünden bugüne kadar yaklaşık 4 bin kişi yaşamını yitirdi.
Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği (TİHUD) tarafından, Titanic Deluxe Otel'de düzenlenen 16. Ulusal İç Hastalıkları Kongresi'ne üç binin üzerinde bilim insanı katıldı. Kongrede, kronik hastalıklara yaklaşım ile tıptaki yeni gelişmeler ele alındı.
Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Serhat Ünal, basın toplantısında, dünyada birçok ülkede Ebola virüsünün yayılmaya devam ettiğini belirterek, "Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre, Batı Afrika'da mart ayında baş gösteren Ebola salgını yüzünden bugüne kadar sekiz bini aşkın vakadan yaklaşık 4 bin kişi hayatını kaybetti" dedi.
Askeri önlemlere başvurulmasına rağmen salgının kontrol altına alınamadığına dikkati çeken Ünal, virüsün bulaştıktan sonra belirti vermesinin 20 güne kadar uzayabildiğini ve hastalık etkeninin kişiden kişiye doğrudan temasla bulaşabildiğinin altını çizdi. Ünal, Ebola virüsünün insandan insana çok hızlı bulaşabildiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Hastalık şimdilik Batı Afrika'da 5 ülkede sınırlı. İlk olarak yaklaşık 1,5 yıl kadar önce olgular ortaya çıkmaya başlamıştır. Salgından en fazla etkilenen Batı Afrika ülkeleri Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 4 bin 24, çeşitli bölgelerden ise 9 kişinin virüsün bulaşması sonucu yaşamını yitirdiği, toplam sayının 4 bin 33'e ulaştığı bildirilmiştir.
DSÖ, şimdiye kadar 7 farklı ülkede yaklaşık 9 bin Ebola vakası ile karşılaşıldığını kaydederken, dünyanın çeşitli yerlerinden Ebolayla ilgili haberler de gelmeye devam etmektedir."
-Aşı çalışmaları-
Ünal, Ebola virüsünün, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi'nden farklı olarak çok daha ağır ve ölümcül bir hastalık olduğuna işaret etti. Hastalığın, henüz bir tedavisinin olmadığını ifade eden Ünal, şöyle devam etti:
"Hastalığın öldürücü olmasından dolayı ABD'de geliştirilmekte olan bir ilaç, çaresizce hastalığın tedavisinde denenmektedir. Bu ilacın içerisinde virüse karşı etkili olacak çeşitli antikorlar mevcuttur. Ayrıca, Ebola virüsüne karşı geliştirilen aşının güvenlik deneyleri insanda yapılmaya başlanmıştır. 18 Eylül 2014 tarihinde İngiltere'de insan üzerinde ilk kez Ebola virüs aşısı denenmiştir. Şimdilik ciddi bir yan etki gözlenmemiştir.
Ayrıca geçtiğimiz günlerde ABD Maryland'deki Uluslararası Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü tarafından geliştirilen aşı, virüsle yürütülen savaşta kaderin tersine dönmesine yönelik umutları artırdı. Aşı sadece birkaç hafta önce ABD ve İngiltere'deki gönüllülerde de test edilmişti. Ayrıca, geçtiğimiz ay maymunlardaki testler de başarıyla sonuçlanmış, herhangi bir hastalık belirtisine rastlanmamıştı. Ebola virüsünün gövdesinden alınan ve aktif olmayan bir parçanın vücuda verilmesinden oluşan virüsün 10 bin gibi yüksek miktarda dozunun yıl sonuna kadar hazır edileceği ifade ediliyor.
Bu arada aşının öncelikli hedefi, bölgede faaliyette bulunan doktorları ve diğer sağlık çalışanlarını korumak. Güvenilir bir aşının daha fazla sağlık çalışanının bölgeye gelmesini sağlayabileceği umuluyor."
Türkiye'de şu anda endişe edilecek bir durum olmadığının altını çizen Ünal, salgın bölgesine gitmek zorunda olunduğunda alınacak tedbirleri şöyle sıraladı:
"Alkol bazlı el dezenfektanları ile elinizi sık sık dezenfekte edin. Özellikle hasta kişilere (ateşli, halsiz, kanaması olan) ve onların çıkartılarına (tükürük, salya, kan, kusmuk, idrar, dışkı gibi) dokunmayın. Hasta kişilerin şahsi eşyalarına dokunmayın, cesetlere dokunmayın.
Özellikle maymun ve yarasa gibi hayvan etlerini yemeyin, bu hayvanların ne canlılarına ne de ölülerine dokunun. Ebola hastalığının tedavisi yapılan hastanelere gitmeyin. Riskli bölgede yaşarken ateşiniz çıkarsa, baş ağrısı, halsizlik, ishal, karın ve kas ağrısı veya kanama gibi belirtiler ortaya çıkarsa hemen tıbbi yardım için hastaneye başvurun. Eğer bu belirtileri gösterirseniz lütfen kimseye temas etmeden, kimseye dokunmadan hatta mümkün mertebe etrafa dokunmadan hastaneye ulaşın. Eğer sizde de hastalık ortaya çıkarsa son 10 gün içerisinde kimlerle temas ettiğinizi sağlık personeline bildirin."
-Hacı adaylarına uyarı-
MERS virüsü hakkında da bilgi veren Ünal, hastalığın solunum ve solunumla ilgili temasla bulaştığını belirterek, halsizlik, bitkinlik, burun akıntısı ile kendini gösterdiğini ve zatürre sonucu akciğer yetmezliğine bağlı ölümle sonuçlandığını söyledi. MERS'in yüzde 40 oranında ölümle sonuçlandığının altını çizen Ünal, 15 gün içinde ateşin yükselmesi durumunda mutlaka hekime başvurulması gerektiğini vurguladı.
Ünal, Hatay'da MERS tanısıyla hayatını kaybeden vakanın iyi incelenmesi gerektiğine dikkati çekti.
Hac döneminin başladığını belirten Ünal, bu bölgeye gidecek olanların çok dikkatli olması gerektiğini ve ülkeye dönüşte hastalığa ilişkin belirtilere karşı duyarlı olunması ve yüksek ateş durumunda en yakın hastaneye başvurulması gerektiğini kaydetti. - Ankara
Son Dakika › Güncel › Batı Afrika'daki Ebola Salgını - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.