Mısır'da ordunun yönetime el koymasının ardından ABD ve Avrupa ülkelerinin durumu "darbe" olarak adlandırmaktan kaçınmaları, Batı'nın demokratik değerlerin evrenselliğini tutarlı biçimde savunması konusunda tartışmalara neden oluyor.
Gelişmeleri değerlendiren Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Şahin, Batı'nın Mısır ordusunun yönetime el koymasını bir darbe olarak algılamamasının en büyük sebebinin, Arap Baharı'yla Müslüman Kardeşler'in "siyasal İslam" kimliğinin öne çıkması olduğunu söyledi. Batı devletlerinin, Müslüman Kardeşler'in güçlenmesini kendi bölgesel çıkarları açısından uygun görmediklerine işaret eden Şahin, şu görüşü paylaştı:
"Müslüman Kardeşler'in güçlenmesi bölgede ABD'nin müttefik olduğu ülkelere de zarar veriyordu ki bunların başında İsrail geliyordu. ABD'nin en yoğun ilişki içinde olduğu devletlerin başında Suudi Arabistan geliyor ki onlar da Müslüman Kardeşler'in güçlenmesinden memnun değil."
"Siyasal İslam"a 11 Eylül saldırılarından sonra daha temkinli yaklaşan Batı'nın Mısır'daki darbeye sessiz kaldığına dikkati çeken Şahin, ABD ve Avrupa ülkelerinin darbe yapan güçleri açıktan desteklemeseler de en azından zımni bir desteklerinin olduğunu vurguladı. Şahin, Batı'nın idealizm açısından değerlendirildiğinde demokrasiyi desteklediğini ifade ederek, "Ancak hiçbir zaman Ortadoğu'da Batı demokrasiyi doğrudan desteklememiştir. Nitekim bugün de öyledir. Realizm açısından bakarsak, Batı çıkarının peşinde koşan bir yapıdır."
-"ABD dolaylı yoldan darbeye destek verdi"
Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ertan Efegil, Mısır'da olanların apaçık bir darbe olduğuna işaret ederek, "Batı'nın son gelişmeleri darbe olarak adlandırmamasının nedeni Müslüman Kardeşlerdir. Batılı güçler bazı bölgelerde katılımcı demokrasiden ziyade daha ılımlı gördükleri, İslamcı tehlikeden kendilerini koruyacakları bir rejime, askerlerin yardımıyla ulaşıyorlar" ifadelerini kullandı. Batı'nın Mısır'da olanlara bakış açısının tamamen çıkarcı bir yaklaşım barındırdığını savunan Efegil, "En büyük endişeleri radikal İslam tehlikesinin yayılması. Demokratik söylemleri ise tamamen kendi çıkarları ile bağdaştığı sürece söz konusudur" diye konuştu.
Efegil, seçimle gelen bir hükümetin ancak seçimle gidebileceğine dikkati çekerek, Mısır'da ordunun muhtıra vermeden önce ABD ile görüşüp görüşmediğinin sorgulanması gerektiğini belirtti. ABD'nin olaylardan endişe duyduğu ve bir an önce Mısır'da seçimler yapılması gerektiği yönündeki açıklamasının sonuç olarak darbeyi onayladığını gösterdiğini ifade eden Efegil, "Sen ordusun, sen bunu yapamazsın gibi sert bir mesaj vermiyorsun ki. ABD'nin verdiği mesaj dolaylı yoldan darbeye destektir" dedi.
Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nden Doç. Dr. Rasim Dönmez ise ABD'nin Mısır'daki darbeyi haklı gördüğünü söyleyerek, "ABD insan hakları ve demokrasi gibi kavramların Mursi tarafından benimsenmesini istemişti. Ancak Mursi beklentilerini karşılayamayınca ABD hayal kırıklığına uğradı. Mursi'nin yerine daha ılımlı birisi gelecektir" ifadelerini kullandı. - Ankara
Son Dakika › Güncel › Batı Ülkelerinin Mısır'daki Olaylara Yaklaşımı Tartışılıyor - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.