Bolu Belediyesine yönelik "irtikap" soruşturması kapsamında haklarında dava açılan, aralarında belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan'ın da bulunduğu 6'sı tutuklu 19 sanığın yargılandığı davanın duruşmasının dördüncü gününde müşteki ve mağdur beyanları alındı.
Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesince, Bolu Sosyal Bilimler Lisesi'nin spor salonunda özel oluşturulan salonda yapılan duruşmaya, tutuklu sanıklar Tanju Özcan, Başkan Yardımcısı Süleyman Can, Belediye Meclis üyesi Cihan Tutal, Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan, BolSev yöneticisi Ali Sarıyıldız ile Bolu Köroğlu Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi ile Bolu Manavlar Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Mustafa Altındal, tutuksuz sanıklar, müştekiler ve tarafların avukatları katıldı.
Duruşmada, zincir marketlerin BolSev'e bağış yapmaya ya da reklam vermeye zorlandığı iddialarını içeren "marketler olayı"na ilişkin kentteki yerel ve ulusal zincir marketlerinin yetkilileri mağdur olarak dinlenildi.
Yeni Mağazacılık (A101) Bolu-Düzce Bölgesi Mağaza Geliştirme Müdürü A.K, tutuklu sanık Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can ile yaptığı birebir görüşmenin ardından market zincirlerinin temsilcilerinin katılımıyla Tanju Özcan başkanlığında toplantı gerçekleştirildiğini söyledi.
A.K, toplantıda Özcan'ın BolSev'in kuruluş amacı ve faaliyetlerinden söz ederek marketlerden reklam ya da bağış yoluyla destek talep ettiğini, katılımcılara içinde tekliflerin yer aldığı zarfların dağıtıldığını dile getirerek, "Teklif zarflarında belli kriterlere göre rakamlar belirlenmişti. 45 şubemiz bulunuyordu. Şube başına reklam verdiğimizde aylık yaklaşık 1 milyon liralık bedel ortaya çıkıyordu. Buna itiraz ettik." diye konuştu.
Toplantıdan yaklaşık bir hafta önce zabıta denetimlerinin başladığını ve en az 3 ay sürdüğünü, denetimlerle ilgili zabıta müdürüyle görüştüğünü belirten A.K, "Bunun rutin denetim olduğu ve NACE2 (iş yerinin faaliyet alanını tanımlayan sınıflandırma sistemi) kodlarının alınması gerektiği söylendi. Encümenin kapatma kararının ardından idare mahkemesinden yürütmenin durdurulması kararı aldık. Mağazalarımız kapanmadı." ifadelerini kullandı.
A.K, yürütmeyi durdurma kararı alamadıkları 14-15 şube için NACE2 kodu aldıklarını aktararak, "BolSev'e 1,5 milyon lira bağış yapıldığı görülüyor. Bunu ben yapmadım, genel merkez yaptıysa bilemiyorum." dedi.
Yeni şube açılışlarında da herhangi zorluk yaşamadıklarını belirten A.K, şikayetçi olmadıklarını kaydetti.
Nuhmar/1N marketlerinin sahibi İ.E. de diğer market zincirlerinin katıldığı toplantılara iştirak etmediklerini ancak daha sonra belediyeden aranarak BolSev ile ilgili Tanju Özcan'ın kendisiyle görüşmek istediğinin iletildiğini söyledi.
Belediyede Tanju Özcan, Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can ve bazı belediye görevlilerinin bulunduğu ortamda BolSev'e reklam vermeyi kabul ettiklerini belirten İ.E, "Şube başına 15 bin lira teklif edildi. Bunun yüksek olduğunu söyledik. Görüşmeler sonucunda rakamı 5 bin liraya düşürdük. Sözleşmemiz devam ediyor. Yıl başında da fiyat güncellemesi yapıldı." diye konuştu.
İ.E, şikayetçi olmadığını ifade etti.
CarrefourSa şube müdürü A.G. ise bölge müdürünün yönlendirmesiyle belediyedeki toplantıya katıldığını söyledi.
Tutuklu sanıklar Tanju Özcan ve Süleyman Can'ın bulunduğu toplantıda vakıfla ilgili bilgiler verilerek vakfa gelir sağlanmak istendiğini aktaran A.G. "Bunu zoraki yapmak değil, reklam almak istediklerini söylediler. Zarflar dağıtıldı, birkaç kişi 'Yüksek.' dedi." ifadelerini kullandı.
Konuyu şirket yetkililerine söyledikten bir süre sonra reklam alanlarında marketin reklamlarını görmeye başladığını dile getiren A.G, şikayetçi olmadığını belirtti.
Avantaj Market genel müdürü H.D, market zincirlerinin temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıya değinerek, şöyle devam etti:
"Tanju Özcan, 'Bolu'da para kazanıyorsunuz. Bolu'nun çocuklarına da yardım edersiniz.' dedi. Tanju başkanın 'Seve seve' kelimesini duymadım. Dışarı çıkınca da diğer marketçi arkadaşlar böyle söylediğini belirtti. 9 şubemiz var, market başına 2 bin lira verdim. Kasım ayında ilk reklamı verdim. Denetlemeye gelen de olmadı. O zaman NACE2 kodları yoktu. 2024 yılının mayıs ayının sonuna doğru bütün ruhsatları değiştirdik."
H.D, rutin dışı denetim yaşanmadığını savunarak, bu süre içinde şube kapatma kararı da alınmadığını belirtti.
O dönemde ŞOK'un bölge sorumlusu olan A.B. belediyedeki toplantıda Tanju Özcan'ın vakıfla ilgili bilgi vererek, bağış veya reklam desteği istediğini beyan etti.
Kendilerine teklif mektupları verildiğini aktaran A.B, Özcan'ın toplantıda "Seve seve vereceksiniz." anlamına gelen cümlesinden rahatsız olduğunu kaydetti.
A.B, sözleşme imzalamadığını, durumu yöneticilerine bildirdiğini anlatarak, bir hafta sonra zabıta ekiplerince denetimlerin başladığını, ardından yöneticileri tarafından aranarak reklam anlaşması için Süleyman Can ve Ali Sarıyıldız ile görüşülmesinin istendiğini söyledi.
Denetimlerin 2-3 aylık süreçte sıklaştığından bahseden A.B, "Mağaza önüne taşlar konuldu. Bu işlem A101 ve BİM mağazalarına da yapıldı diye biliyorum. Birkaç defa da sevkiyat konusunda ceza yazıldı. Mağazalarımız mühürlenip açıldıktan sonraki 1-2 aylık süreçte NACE2 izinleri alındı. Bu tarihe kadar hiçbir şubemiz kapanmamıştı. İlk defa o dönem kapatıldık." beyanında bulundu.
A.B. şikayetçi olmadığını sözlerine ekledi.
"Cafe olayı" ile ilgili müşteki ve tanıklar dinlenildi
Duruşmada, bir iş yerinin ruhsat devir sürecinde yaşanan sorunların çözülmesi için BolSev'e bağış yapma iddiasını içeren "cafe olayı" ile ilgili dinlenilen müşteki M.K. devraldığı bir kafenin ruhsatıyla ilgili belediye ile arasının iyi olduğunu bildikleri tutuklu sanık Mustafa Altındal'dan yardım istediğini söyledi.
Altındal'ın araması sonucu belediyeye giderek toplantı yaptıklarını anlatan M.K, "Mustafa Altındal, Tanju Özcan'a durumu anlatarak, 'BolSev'e de 400-500 bin lira bağış yapacaklar.' dedi. Tanju Özcan da 'Arkadaşlara söyleyelim, yapılması gereken bir şey varsa yardımcı olsunlar.' dedi. Kapıya çıkınca Mustafa Altındal bununla ilgili nasıl bir bağış yapabileceğimizi sordu. Biz de ruhsat bedelinin 400-500 bin lira olduğunu, bunu zaten gözden çıkardığımızı söyledik." diye konuştu.
M.K, görüşmenin ardından Altındal'ın önce 100 bin, ardından 200 bin liranın, başkanı olduğu Bolu Köroğlu Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi'ne teslim edilmesini istediğini iddia ederek, ruhsat işlemlerinin sonuçlanmadığını, soruşturmanın başlamasının ardından paranın iade edildiğinin söylendiğini ancak parayı ifade verdikten yaklaşık bir ay sonra kooperatif başkan yardımcısından teslim aldığını beyan etti.
M.K. kimseden şikayetçi olmadığını kaydetti.
Tanık E.Y. ise kendisine ait kafeyi M.K'ya devrettiğini ancak ruhsatının halen kendi üzerinde olduğunu belirtti.
Kafenin ruhsat konusunu çözmek için M.K'nin bazı girişimlerinin olduğunu anlatan E.Y, belediyede gerçekleştirilen toplantıda sorunun Bolsev'e bağış karşılığında çözülebileceğinin belirtildiğini savundu.
Tanık kooperatif başkan yardımcısı M.T.M. ise müşteki M.K'nin, ruhsat sorunu nedeniyle Mustafa Altındal'dan yardım istediğini, belediyedeki görüşmede Altındal'ın "Vakfa bağış yapsın." dediğini, Tanju Özcan'ın da bunu onaylar şekilde başını salladığını söyledi.
Toplantı sırasında odadan çıktığını ve içerideki konuşmaları duymadığını belirten M.T.M, birkaç gün sonra M.K'nin kendisine belediyeye 100 bin lira bağış yapacağını söylediğini ifade etti.
"Beton olayı" ve "kurban olayı" ile ilgili tanık beyanları alındı
Bir şirket yetkilisinin belediyeye bağlı şirketten beton almaya zorlandığı iddialarını içeren "beton olayı"na ilişkin tanık olarak dinlenilen Bolu Bel AŞ Yönetim Kurulu Başkanı M.Y.Y, hastane inşaatına beton temini için mağdur C.E. ile bir kez görüştüğünü anlattı.
M.Y.Y. fiyat teklifinde uzlaşamadıkları için anlaşma yapılmadığını kaydetti.
Tanık Bolu Bel AŞ Satın Alma Müdürü C.A. ise hastane inşaatı için C.E'ye beton fiyatı verdiklerini, fiyat konusunda anlaşma yapılamadığı için beton vermediklerini belirtti.
BolSev Vakfı tarafından sosyal medya üzerinden kurban bağışı kampanyası düzenlendiği, 2025 yılı Kurban Bayramı öncesinde toplanan 845 bin lira karşılığında kurban kesimi yapılmadığı iddiasını içeren "kurban olayı"na ilişkin tanık olarak dinlenilen BolSev'in eski çalışanı Y.G. Ali Sarıyıldız'ın kurban bağışı yapanların listesini verdiğini dile getirerek, bu kişileri vekalet istemek, et isteyip istemediklerini sormak için aradıklarını anlattı.
Y.G. kurban kesilip kesilmeyeceği konusunda bilgisi olmadığını savunarak, "Aramalardan sonra 'Bir kişi et istiyor.' dediğimde 'Mezbahaneye gidin alın.' dediler. İlk başta belediyenin sayfasında kurban bağışıyla ilgili paylaşımlarını gördük. Sonrasında Ali Bey billboardlarda da yayınlanmasını istediklerini söyledi. Talimatları Ali Bey'den alırdık, Naim Ayhan da bazı talimatlar verdi. Birkaç gün sonra da reklamları kaldırmamız istendi." beyanında bulundu.
Cumhuriyet savcısı mütalaasında, Belediye Meclis üyesi Cihan Tutal'ın yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliyesini, Tanju Özcan, Süleyman Can, Naim Ayhan, Ali Sarıyıldız ve Mustafa Altındal'ın tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.
Duruşmaya, tutuklu sanıklar ve avukatların mütalaaya karşı savunma yapmaları için yarına kadar ara verildi.
Süreç ve iddianame
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Bolu Belediyesine yönelik 28 Şubat'ta başlatılan "irtikap" soruşturması kapsamında 19 kişi gözaltına alınmıştı.
Tanju Özcan, başkan yardımcıları Süleyman Can ve Leyla Beykoz, belediye meclis üyeleri Cihan Tutal ve Aydan Özdemir, Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan ve BolSev yöneticisi Ali Sarıyıldız tutuklanmış, itiraz üzerine Beykoz ve Özdemir adli kontrol şartıyla tahliye edilmişti.
"Rüşvet" operasyonu kapsamında tutuklanan Bolu Köroğlu Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi ile Bolu Manavlar Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Mustafa Altındal'ın dosyası da bu dosyayla birleştirilmişti.
Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 178 sayfalık iddianamede, Tanju Özcan'ın her bir mağdura yönelik eylemi nedeniyle 6 kez "icbar suretiyle irtikap", 3 kez "irtikaba teşebbüs", 34 kez "nitelikli dolandırıcılık" ve 1 kez "rüşvet" suçlarından toplam 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Süleyman Can'ın 5 kez "icbar suretiyle irtikap" ve 2 kez "irtikaba teşebbüs" suçundan toplam 27 yıl 6 aydan 64 yıla kadar, Ali Sarıyıldız'ın 6 kez "irtikap suçuna yardım", 3 kez "irtikap suçuna yardıma teşebbüs" ve 34 kez "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından toplam 72 yıl 7 ay 15 günden 218 yıl 9 aya kadar hapis cezasına mahkum edilmesi isteniyor.
İddianamede, diğer sanıklar hakkında da bu suçlardan değişen sürelerde hapis cezası talebinde bulunuluyor.
Son Dakika › Güncel › Bolu'daki İrtikap Davasında İlk Beyanlar Alındı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?