Bütçe Görüşmelerinde Son Gün - Son Dakika
Son Dakika Logo

Bütçe Görüşmelerinde Son Gün

20.12.2012 22:04

"Ama gerekirse süre uzatılabilecektir" dedi.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye'ye konuşlandırılacak Patriot füzelerinin süresinin bir yıl olduğunu belirterek,

"Ama gerekirse süre uzatılabilecektir" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, 2013 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı üzerindeki son konuşmalarda, Hükümet adına söz alan Babacan, milliyetçiliğin, ülke borcunun milli gelirin yüzde 74'ünden yüzde 36'sına, yüzde 66'ya çıkmış faizlerin de yüzde 5,77'ye indirmek olduğunu söyledi. Babacan, "Eğer milliyetçilik bu milleti, bu ülkeyi sevmekse bunu da rakamlarla görüyoruz, çok çok açık bir şekilde' dedi.

Ekonomi ve finans alanında eleştirilerin çok dikkatli ve çok hesaplı-kitaplı yapılması gerektiğini vurgulayan Babacan, "Bütün dünyanın artık, bütün Avrupa'nın kabul ettiği bir Türkiye ekonomisini, hele hele en sağlam noktalarından eleştirmeye çalışmak, bu eleştiriyi yapanlar adına bir güven kaybıdır, Türkiye muhalefeti adına da iyi bir tablo değildir" diye konuştu.

Babacan, kuvvetler ayrılığı ile ilgili tartışmalara da değinerek, bu kapsamda Anayasa'nın 125. maddesinin 4. fıkrasını okudu. Babacan, şunları söyledi:

"Bizim istediğimizde tam bu. Her kuvvetin kendi anayasal sınırları içerisine çekilmesi. Her taş kendi yerinde ağır. Yasama, yürütme ve yargı sistemin birbirine dengeleyen ve tamamlayan parçaladır. Kuvvetler ayrılığı ilkesi, devlet organları arasında çatışmanın gerekçesi, farklı kuvvetler arasındaki çekişmenin mazereti olarak da algılanmamalıdır. Yargının kendi yetki alanını kendi kendine genişletecek kararlar alması ve görev alanına girmeyen konularda kuvvetler ayrılığını mazeret gösterip yasama ve yürütmeye müdahil olması, böylesi bir gelişme, güvensizlik ve belirsizlik duygularını besleyeceği gibi keyfiliği, normatif bir değer haline de getirebilir. Sayın Başbakanımızın itirazları da bu çerçevede değerlendirilmelidir. Yargı erkleri kendi anayasal sınırları içinde uygulamaya bunu yansıtmalıdır."

Babacan, konuyla ilgili daha önceki dönemlerden olumsuz tecrübeler bulunduğunu anımsatarak, 367 milletvekili bulunmadan Cumhurbaşkanı seçilemeyeceğine yönelik bir 367 vakasının yaşandığını, halkın yüzde 47'sinin oyunu almış iktidar partisinin kapatılmaya çalışıldığını ve 411 milletvekilinin oyuyla kabul edilen bir anayasa değişikliğinin iptalinin görüldüğünü söyledi.

- Suriye politikası-

Türkiye'nin en uzun sınırını paylaştığı Suriye halkının taleplerinin dikkate alınması, değişim sürecinin zararsız şekilde atlatılması için her türlü girişimde bulunduğunu anlatan Babacan, ancak tüm dostane uyarılara rağmen Suriye rejiminin reformları yapmak yerine oyalama taktikleriyle sorunun üstesinden gelebileceğini ve meseleyi baskıyla çözebileceğini zannettiğini kaydetti. Babacan, "Ne zaman Esed rejimi halkına karşı silah doğrulttu, kadınları, masum sivilleri, çocukları katletmeye başladı, o zaman biz de Suriye halkının yanında yerimizi aldık. Zulümden kaçan Suriyeli kardeşlerimizin mezhebine, meşrebine bakmadan, dinine bakmadan kapılarımızı, evlerimizi en önemlisi gönüllerimizi açtık" dedi.

Babacan, ayrıca bu trajedinin sona ermesi ve akan kanın durması için de yoğun olarak çalıştıklarını söyledi.

Suriye meselesinin uluslararası toplumda hak ettiği ilgiyi görmesi için de büyük çaba sarf ettiklerini vurgulayan Babacan, şöyle devam etti:

"İşte Türkiye, Suriye Ulusal Koalisyonu'nu, Suriye halkının meşru temsilcisi olarak tanımış ve destek taahhüdünü yinelemiştir. Ama bunu tanıyan sadece Türkiye değildir. En son Marakeş'te yapılan toplantıda, 114 ülkenin ve 13 uluslararası kuruluşun katılımıyla yapılan Suriye Dostları Grubu'nun 4. toplantısında Suriye muhalefet ve devrimci güçler ulusal koalisyonunu Suriye halkının meşru temsilcisi olarak tanımıştır.

Yani dünyada artık büyük ekseriyette rejim değil, Suriye halkının gerçek temsilcileri bugün tanınmaktadır. Zaten kendi halkını uçaklarla bombalayan, sahilden harp gemileriyle kendi halkını bombalayan, hatta en son dönemde Scout füzelerini de kendi halkı üzerinde kullanmaya başlayan bir rejimin artık meşruiyeti kalmamıştır. Bu rejim artık gidicidir. Tamamen zamanlama meselesidir."

Suriye yönetiminin her seviyesinde, özellikle de askeri kanatta her gün kaçışlar olduğunu ifade eden Babacan, muhalefetin ülkenin her bölgesinde etkinliğini artırdığını kaydetti. Babacan, "Aciz kalan rejimin halkına karşı yürüttüğü bu kirli savaşa komşu ülkeleri müdahil kılmaya dönük niyetlerinin de farkındayız" dedi.

-Patriot füzeleri-

Türkiye olarak Suriye halkıyla kardeşlik hukukunun gereği olan dayanışmayı bundan sonra da devam ettireceklerini ifade eden Babacan, Suriye ile ilgili özellikle Patriot füzeleri konusunun sık sık gündeme geldiğini söyledi. Suriye'deki durumun ciddiyetini koruduğuna dikkati çeken Babacan, 3 Ekim'de düşen bomba nedeniyle Türkiye'nin 5 vatandaşını kaybettiğini anımsattı.

"Yine halkımızı ve topraklarımızı korumak sorumluluğumuz olduğu kadar meşru hakkımız' diyen Babacan, hükümetin bu çerçevede tamamen savunma amaçlı olmak üzere üyesi olduğu NATO'dan, NATO çerçevesinde konuşlandırılacak Patriot füze savunma bataryalarının takviyesini istediğini ve 4 Aralık tarihinde de NATO Dışişleri Bakanları'nın NATO Konseyi'nde bu talebi onayladığını kaydetti.

Babacan, sürenin 1 yıl olduğunu ama gerekirse uzatılabileceğini belirterek, bu önlemlerin savunma amaçlı önlemler olduğunu söyledi. Babacan,"Onun ötesinde kimse bir şey aramamalıdır. Buradaki amacımız da Suriye'deki krizin daha fazla tırmanmasına engel olmaktır. Türkiye, Suriye krizinin barışçıl yollardan bir an önce çözümü amacıyla da yapmış olduğu girişimlerini bundan sonra da aynen kararlılıkla uygulamaya devam edecektir" dedi.

Babacan, İranlı yetkililerin açıklamalarına da değinerek, "Kendisi 2 bin, 2 bin 500 kilometrelik füzelere sahipken, bu konuda bazı açıklamalar yapması, farklı bir tutum sergilemesi de kuşkusuz bizim için kabul edilemez" diye konuştu.

(Bitti)

Muhabir Esin Işık

Yayıncı: Kudret Topçu - TBMM

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Bütçe Görüşmelerinde Son Gün - Son Dakika


Advertisement