(ANKARA) - CHP İstanbul Milletvekili Türkan Elçi, son şiddet olaylarını değerlendirerek, toplumda değerler erozyonunun derinleştiğini ve cezasızlık kültürünün şiddeti normalleştirdiğini söyledi. Elçi, öfke ve şiddetin bireysel değil, toplumsal ve sistematik sorunların sonucu olduğunu vurguladı.
Elçi, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada toplumda artan şiddet olaylarına ilişkin değerlendirmede bulundu. Elçi, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Toplum olarak çok ağır bir şekilde değerler erozyonuyla karşı karşıyayız. Bildiğimiz tek şey: öfke normalleşiyor, normalleştikçe şiddet sıradanlaşıyor ve buna bağlı olarak da gayriinsani toplumsal bir iklim oluşuyor. Cezai müeyyideler yok sayılarak birinin canına kastetmeye teşebbüs davranışının altında birden çok sebep vardır. Bir gün içinde Çekmeköy'de bir meslek lisesinde öğretmen Fatmanur Çelik, 17 yaşındaki bir öğrenci tarafından bıçaklanarak hayatını kaybediyor."
Antalya'da 16 ve 17 yaşlarındaki iki çocuk, 'Neden selam almadın' diyerek 70 yaşındaki bir vatandaşı bıçaklıyor. Oysa yıllarca bize öğretilen en önemli değerlerimizden biri, öğretmene ve yaşlılara karşı saygılı olmak değil miydi? Belli bir andan sonra saygılı olmayı bir yana bırakalım, bir insan öğretmenini veya 70 yaşındaki yaşlı birini bıçaklamaya, öldürmeye nasıl cüret edebiliyor. Gençleri, insanları bu davranış biçimine, içinde bulundukları öfkeli ruh haline yönelten meseleyi yaratılan cezasızlık politikalarından, şiddet kültüründen ayrı düşünemeyiz.
Şiddetin kültüründeki sonuç yalnızca mağdur ile de sınırlı değildir. Toplumsal şiddet iklimi ve cezasızlık kültüründe yetişen bir çocuk öğretmenini de öldürür, yoldan geçen yaşlı bir adamı da bıçaklar. Şiddetin bireysel psikolojide bıraktığı iz aynı zamanda toplumsal belleğe mal olur. Ama özellikle kadına yönelik şiddet hukuksal siyasal kültürel alanlarda sürekli üretilmenin yanında ekonomik buhranların da sonucudur. Ne evde karısına yönelik şiddet uygulayan babanın ne de çocuğun öğretmenini öldürmeye kalkışması bireysel öfke sorunuyla tanımlanamaz. Bu aynı zamanda bir bakıma ataerkil düzende hukuka adalete olan güven yitiminin sonucudur.
Şiddet vakalarının münferit olmadığını bunun haktan, hukuktan, adalet duygusundan uzak bir düzenin ürünü olduğunu tekrarlamakta bir beis görmüyoruz. Şiddet uygulayanlar kitlesel şiddetin çokluğuna katılmakla kendilerini daha güçlü hissederler. Son zamanlarda sık sık karşılaştığımız şiddet hadiseleri ne yazık ki işlemeyen çürüyen bir sistemin ürünüdür. Toplumlar ekilen söylemlerin kurulan düzenlerin hasadını toplarlar. Topraklarımıza her gün acı hukuksuzluk adaletsizlik ekiliyor ve biz hasat zamanında şiddet vakalarını topluyoruz."
Son Dakika › Güncel › Cezasızlık ve Şiddet Kültürü - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?