CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, 30 Mayıs 2012'deki "Avukatlar İçin Adli Yargı Hakim ve Savcı Adaylığı Yarışma Sınavı'nda usulsüzlükler yapıldığı ve sorularının servis edildiği" iddiasıyla yürütülen soruşturmada daha önce takipsizlik kararı veren Ankara Cumhuriyet Savcısı Ömer Faruk Tezel, o dönemin Ankara Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Ethem Kuriş ile soruşturmanın yeniden açılmasına karar veren Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Fethi Şimşek suç duyurusunda bulundu.
Kart, HSYK'ya verdiği suç duyurusu dilekçesinde, "sınav sorularının önceden servis edildiği, eş-dost ve ahbap ilişkileriyle, AKP ve cemaat kadrolarının işbirliğiyle sınavda usulsüzlükler gerçekleştirildiği iddiasıyla" 3 Temmuz 2012'de suç duyurusunda bulunduğunu belirtti.
Suç duyurusuyla birlikte başvurulan ÖSYM ve Adalet Bakanlığından da idari yönden tahkikat yapmaları istendiği bildirilen dilekçede, ÖSYM'nin, tahkikat sonucu 2012'de rapor düzenlediği kaydedildi.
Raporda, "soruların sınavdan önce bir kısım adaya ulaştırıldığına dair, görsel ve işitsel bir bulgu elde edilmese de analize dayalı bulguların, soruların sınavdan önce bir kısım adaya ulaştırıldığı, sınavın ölçme ve seçme niteliğini kaybettiği, gizlilik ve güvenlik içerisinde gerçekleşmediği kanaati için yeterli olduğu" değerlendirmelerinde bulunulduğuna işaret edilen dilekçede, yine raporda "soruları sınavdan önce elde eden adayların tespitinin bu aşamada mümkün olmadığı, bu sebeplerle sınavın iptaliyle yerine eşdeğer bir sınav yapılmasının uygun olacağı" görüşüne yer verildiği aktarıldı.
Başsavcılığın, rapordaki somut bulgular ve kendi kararındaki gerekçelere rağmen, dosya kapsamının, soyut ve genel nitelikteki iddialardan ibaret olduğu gerekçesiyle 5 Mart 2013'te takipsizlik kararı verdiği anımsatılan dilekçede, "Daha sonra, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında değişiklik yapılması ve müteakiben de 17 Aralık 2013 tarihinde hükümet-cemaat ilişkileri boyutunda yaşanan gelişmelerden sonra, bu kez göreve yeni başlayan başsavcı, dosya kapsamında hiçbir somut bulgu ve değişiklik söz konusu olmamasına rağmen, 5 Şubat 2014 tarihli tutanak ile yeniden soruşturma açılmasını sağlamıştır" denildi.
-"Soruşturma doğru ve yerinde"
Soruşturmanın yeniden başlatılmasının doğru ve yerinde olduğu ve başsavcılığın ÖSYM, Adalet Bakanlığı ve suçun işlenmesine katılan yargıç adayları yönünden inceleme yapılmasını içerir nitelikte tutanak tuttuğu belirtilen dilekçede, ancak bu aşamada tamamen konjonktürel ve iç hesaplaşma amacıyla sınırlı bir soruşturma yapıldığı, fail ve sorumluların bir bölümünün korunmak, hükümetin talepleri doğrultusunda soruşturmanın yönlendirilmek istendiği iddia edildi.
Başsavcılığın, soruşturmanın yeniden açılmasına ilişkin tutanağı ile ÖSYM inceleme raporunda, suç bulgu ve ilişkilerinin somut olarak belirlendiği savunulan dilekçede, şöyle denildi:
"Ancak, AKP döneminde benzeri pek çok soruşturmada olduğu gibi suç ve suç ilişkileri ortaya konulmasına rağmen, her nasılsa ve her nedense suçlular bir türlü bulunamamıştır. Aslında bu çelişkinin anlamı ve nedeni gayet açıktır. Bu suç ilişkileri başından itibaren siyasi otoritenin bilgi ve talimatları doğrultusunda oluşmuştur. Zira, o dönemde parti ve cemaat işbirliğiyle devletin yönetim kadrolarının ele geçirilmesi amacı söz konusuydu. Bu sebepledir ki, o dönemde fail ve sorumlular korunmuştur."
Dilekçede, "Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmanın yeniden açılmasına ilişkin tutanağının, daha önce soruşturmada takipsizlik kararı veren Savcı Tezel ile o dönemde görev yapan, bu çalışmalar hakkında bilgi sahibi olan Başsavcı Kuriş'in, 2802 Sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nu ihlal ettiklerini" belgelendirdiği öne sürülerek, "Bu durumu tevsik eden mevcut Başsavcı Fethi Şimşek'in, bu kişiler yönünden de idari ve yasal süreci başlatması gerekirken, salt ÖSYM ve Adalet Bakanlığı yetkilileri yönünden soruşturmayı başlatması, yine 2802 sayılı Yasanın 68/b,c maddelerinin ihlali niteliğinde olmuştur" denildi.
"Soru çalarak yargıç olan adayların da belirlenerek, haklarında adli sürecin başlatılması gerektiğine" yer verilen dilekçede Kuriş, Tezel ve Şimşek hakkında, Hakimler ve Savcılar Kanunu'nda yer değiştirme cezasının, "yaptıkları işler veya davranışlarıyla görevini doğru ve tarafsız yapamayacağı kanısını uyandırmak" ve "Hatır ve gönüle bakarak veya kişisel duygulara kapılarak görev yaptığı kanısını uyandırmak" hallerinde uygulanacağına ilişkin 68/b,c maddeleriyle, TCK'nın, görevi kötüye kullanmak suçuna ilişkin 257. maddesi kapsamında soruşturma yapılması istendi. - Ankara
Son Dakika › Güncel › CHP Milletvekili Kart'tan Ankara Cumhuriyet Başsavcıları Hakkında Suç Duyurusu - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.