(ANKARA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz Teknofest gençliği dedikçe, biz dinine, kültürüne, ruh köküne bağlı imanlı, ahlaklı, nitelikli gençler yetiştirmeliyiz dedikçe birileri bundan hep rahatsız oldu. Batı'dan kopyaladıkları gardırop modernleşmesini yıllarca bu ülkeye ilericilik diye, çağdaşlık diye pazarladılar." dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'ndaki "Birlik Vakfı 40. Kuruluş Yıldönümü Programı"na katıldı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş bazı kabine üyeleri ve AK Partili siyasetçilerin de yer aldığı programa Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu da katıldı.
Erdoğan, burada yaptığı konuşmasında özetle şunları kaydetti:
"1985'te kutlu fethin yıl dönümünde kurulan Birlik Vakfı teessüs ettiği yıldan itibaren daima milletin ve milli iradenin safında yer aldı. 28 Şubat'ın yasakçı zihniyetinden vesayet odaklarıyla mücadeleye, Gezi olaylarından 15 Temmuz kanlı ihanetine en kritik dönemeçlerde ateşten gömlek giydiğimiz tüm imtihan günlerinde Birlik Vakfı'nı hep milletin yanında, hakkın ve hakikatin cephesinde gördük.
Küresel ölçekte kültür emperyalizminin dayatmaları sebebiyle bireyden aileye, aileden de topluma uzanan bir tefessüh riskiyle karşı karşıyayız. LGBT gibi sapkın akımlardan bağımlılığa, mahremiyetin yok olmasından aile kurumuna dönük saldırılara, 7'den 70'e tüm insanlığı, bununla birlikte 86 milyon vatandaşımızı da tehdit eden meydan okumalarla yüz yüzeyiz.
"Sanal bahis ve kumar belasının kökünü kurutmak için eylem planını uygulamaya koyduk"
Tehdit yalnızca şekil ve boyut değiştirmiştir. Lakin hedef her zaman olduğu gibi aynıdır. Hedef insandır, hedef ailedir, hedef milli ve manevi değerlerimizin tahrip edilmesidir. Buna karşı devlet ve hükümet olarak kuşkusuz her seviyede tedbirlerimizi aldık, alıyoruz. Mesela, insanımızı bataklığa sürükleyen sanal bahis ve kumar belasının kökünü kurutmak için kapsamlı bir eylem planını uygulamaya koyduk. Aynı şekilde, toplumun çekirdeği olan aileyi güçlendirmek amacıyla farklı projeleri hayata geçirdik. Çocuk başına yapılan ödemelerin artırılmasından yuva kurmak isteyen gençlerimize yardımcı olunmasına kadar pek çok destek paketini devreye aldık.
Fakat şurası bir gerçek ki, bağımlılık gibi, aile kurumuna yönelik saldırılar gibi, uyuşturucu, sanal bahis, kumar gibi küresel boyutu olan tehditlerle mücadele yalnızca devlet eliyle yürütülemez. Yürütülse dahi arzu edilen neticeye ulaşılamaz. Bilhassa, bağımlılık denilen modern zaman vebasının başını erkenden ezmezsek Allah korusun, yarın daha derin sosyal krizlerle karşılaşabiliriz. Çok açık söylüyorum. Gençlerimizi, neslimizi, geleceğimizi hedef alan bu saldırı dalgasını ancak bir olursak, birlikte hareket edersek, birlikte savaşırsak püskürtebiliriz.
"Siyasi partilerimizin ülkenin can yakıcı sorunlarına odaklanmasına ihtiyacımız var"
Sadece kendi evinin önünü temizlemek yetmez. Komşularımızı da özellikle el ele verip onlara da el uzatmak, onlara da yardımcı olmak mecburiyetindeyiz. Bunun için toplumun her kesiminin desteğine ve katkısına ihtiyacımız var. Gönüllü kuruluşlarımızın, medyamızın, üniversitelerimizin bu mücadelede bize omuz vermesine ihtiyacımız var. Siyasi partilerimizin abuk sabuk gündemleri terk edip ülkenin ve milletin can yakıcı sorunlarına odaklanmasına ihtiyacımız var. Gençlerimizin rol model gördüğü sporcularımızın, sanatçılarımızın, kanaat önderlerinin bu mücadeleyi sahiplenmesine ihtiyacımız var. Hepsinden öte, ailelerimizin bilinçlenmesine, meselenin farkına varmasına ihtiyacımız var.
Dijital tekno kültürün bilhassa gençlerimizin üzerindeki olumsuz etkilerini sadece topyekun bir dayanışma ruhuyla engelleyebiliriz. Aileyi önemsiz hale getirmeyi, değerlerimizi yıpratmayı, gençlerimizi manen ve ruhen çökertmeyi, böylece adım adım bireyi köleleştirmeyi hedefleyen bu melun kuşatmayı ancak el ele verirsek kırabiliriz
"23 yıldır birikmiş bu yanlışları da düzeltmeye çalışıyoruz"
Biz şu muhasebenin de artık cesaretle yapılması gerektiği inancındayız. Biz Teknofest gençliği dedikçe, biz dinine, kültürüne, ruh köküne bağlı imanlı, ahlaklı, nitelikli gençler yetiştirmeliyiz dedikçe birileri bundan hep rahatsız oldu. Batı'dan kopyaladıkları gardırop modernleşmesini yıllarca bu ülkeye ilericilik diye, çağdaşlık diye pazarladılar. Hem Batı'yı hem Doğu'yu bilen bir ayağı bu topraklarda diğeriyle de tüm dünyayı dolaşabilen bir gençliği, ideolojilerine tehdit olarak gördüler. Kimse kusura bakmasın. Bugün yaşadığımız pek çok sorunun temelinde kendi öz değerlerinden ve milletin hassasiyetlerinden tiksinen işte bu çarpık zihniyet bulunmaktadır. Jakoben, elitist, üstenci anlayışın egemen olduğu dönemlerde toplumu bir arada tutan çimento zayıfladı. Milli bünyemiz daha kırılgan hale geldi. 23 yıldır, aynı zamanda birikmiş bu yanlışları da düzeltmeye çalışıyoruz.
Biz milli meselelerde güç birliği yapalım dedikçe, maalesef muhalefette aynı hüsnüniyeti göremiyoruz. Türkiye'deki muhalefetin, milletin dertlerini dert edinmek, memleketin sorunlarına çözüm üretmek gibi bir alışkanlığı yok. Bilhassa iktidarın alternatifi olması gereken ana muhalefet partisinin böyle bir gündemi, kaygısı, tasavvuru, niyeti mevcut değil. Dünyada ne olup bittiğini, insanlığın nereye gittiğini, gençleri hangi tehdit ve tehlikelerin beklediğini takip bile etmiyorlar. Belediyeleri haraca bağlamış, rüşvetsiz selam dahi almayan bir avuç rant şebekesinin gündemine tamamen hapsolmuş vaziyetteler.
Meselenin daha vahim tarafı şudur. Alkolün, uyuşturucunun, kumarın yuvaları dağıttığı ortadayken bunlar çıkıyor, grup kürsülerinden kumarı meşrulaştırıyor, içkiyi özendiriyorlar. Mezar başında kadeh tokuşturmak gibi saçmalıkları savunuyorlar. LGBT denilen aile ve fıtrat düşmanı akımlara hamillik yapanlar yine bunlar. Sokak eylemlerinde öne sürdükleri gençler üzerinden prim toplamaya çalışanlar yine bunlar.
"En büyük eserleri olarak onlardan geriye sadece hacimli bir hakaret sözlüğü kalacak"
Görevini yapan jandarma personeline, yolsuzlukların peşine düşen yargı mensuplarına, baklava kutularına gizlenen rüşveti deşifre eden polislere hakaret eden, şiddet uygulayan, tehdit eden aynı şekilde yine bunlar. Ne bir fikir ne bir öneri ne de siyasetin ufkunu açan bir proje; her gün on yerde konuşuyorlar ama ortada elle tutulur hiçbir şey yok. Durum öyle vahim ki, böyle giderlerse en büyük eserleri olarak onlardan geriye sadece hacimli bir hakaret sözlüğü kalacaktır. Ana muhalefet yönetimi eğer gerçekten Türkiye merkezli siyaset yapmak istiyorsa kendilerini düzeltmeli, bu anormallikten kurtulmalı, iradelerine vurulan vesayet zincirlerini parçalayıp atmalıdır. Diğer türlü uzaktan kumandayla kontrol edilenleri ne millet ciddiye alır ne de biz muhatap oluruz."
Son Dakika › Güncel › Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Batı'dan Kopyaladıkları Gardırop Modernleşmesini İlericilik Diye Pazarladılar' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.