Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı demokratikleşme paketinde, kamu kurumlarında başörtü yasağının kaldırılmasını, bazı başörtülü avukatlar olumlu değerlendirirken, bazıları da yetersiz bulduğunu savundu.
Başörtülü avukatlardan Şule Gökkılıç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, demokratikleşme paketinin olumlu bir adım olduğunu söyledi. Gökkılıç," Türkiye'nin demokratikleşmesine önemli bir katkıda bulunacak bir adım ancak yeterli değil. Kapsam dışında bırakılan hakimlik, savcılık konusunda yeterli değil. Başörtüsü, avukatlara serbestken hakim ve savcılara serbest olmaması eşitlik ilkesine aykırılık oluşturur" dedi.
Başörtü yasağının savcıları da kapsamasını eleştiren Gökkılıç, "Çünkü savcılar avukatlarla aynı statüdeler. Savcılar iddia makamıyken avukatlar da savunma makamı sonuçta" ifadesini kullandı.
-"Türkiye buna alışalı uzun zaman oldu"
Danıştay'ın başörtülü avukatların duruşmalara girebilmesi yönünde aldığı kararın ardından, başörtülü bir avukat olarak adliyelerde hiçbir problemle karşılaşmadığını aktaran Gökkılıç, "Türkiye buna alışalı uzun bir zaman oldu. Hükümetin çekinmesi gereken bir şey yoktu zaten. Adım atmasını engelleyecek bir toplumsal refleks de yoktu. Çok da sürpriz değil bu paket ve kesin çizgilerle belirlenmiş ikinci bir paketin çıkması gerekiyor" diye konuştu.
Başörtülü avukatlardan Şebnem Kurt da "Bu demokratikleşme paketi, eski duruma nazaran gayet olumlu. Zaten beklenen de bir şeydi. Artık günümüzde, başörtüsünün problemmiş gibi konuşulması da doğru değil aslında. Kamu çalışanlarının başörtüleriyle çalışabilmesi gayet olumlu ve olması gereken de buydu zaten" değerlendirmesinde bulundu.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak'ın avukat eşi Zübeyde Kamalak da demokratikleşme paketini yetersiz bulduğunu savundu.
Zübeyde Kamalak, şunları söyledi:
"Demokratikleşme Paketi, yasağın yasallaştırılmasıdır ve eşitlik ilkesine aykırıdır. Türk Silahlı Kuvvetleri ve yargı dışındakiler ile resmi kıyafet dışındakiler gibi kısıtlamalar, sınırlamalar, temel hak ve özgürlüklere aykırıdır. TSK'daki askerler, yargıçlar insan değil midir ki insan haklarından faydalanmasınlar. İnsan haklarından eşit bir şekilde faydalanırız ve doğuştan sahip olduğumuz haklarımızı kimse kısıtlayamaz. Hakimin, savcının, askerin inanç özgürlüğü yok mudur? Onlar inananmazlar mı? İnançlarının gereklerini yerine getiremezler mi? Onlar güruh mudur? Sonuçta onlar da temel insan haklarından eşit ve objektif olarak yararlandırılmak zorunda olan insanlardır."
-Saadet Partisi Genel Başkanı Kamalak
Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak da pakette kendi beklentileri ve tahminlerinin dışında bir şey olmadığını savunarak, şunları kaydetti:
"Türkiye'de darbe yapmak ne kadar meşruysa, başörtüsü yasağı da ancak o kadar meşrudur. Yani keyfidir. Hükümet, güya kamuda başörtüsüne serbestlik getireceğini söylüyor ama asıl itibarıyla yasak getiriyor. Çünkü, 'resmi kıyafet gerektiren kurumlarda başörtüsü yasağı devam edecek' diyor. Emniyeti, askeriyeyi, hakimlik ve savcılığı kastediyor. Avukatlık da resmi kıyafeti gerektiriyor. Emniyette, askeriyede, hakimlikte ve savcılıkta çalışanların inançları yok mu, onların inanç hakları yok mu? Kısacası, paket bu kapsamda olmayan bir yasağı meşru hale getiriyor." - İstanbul
Son Dakika › Güncel › Demokratikleşme Paketi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.