Adalet Bakanı Sadullah Ergin, 11 yıllık iktidarı boyunca, AK Parti'nin ülkeye yaptığı en büyük hizmetin demokrasinin konsolide edilmesi olduğunu belirterek, "Bu büyük icraat, bu ülkede demokrasinin kesintiye uğramadan sürdürülebilir kılınması sonucu AK Parti'nin hizmet döneminin en önemli eseri olarak inşallah Türkiye'ye armağan olacaktır" dedi.
Ergin, Stratejik Düşünce Enstitüsünde düzenlenen Demokratikleşme Paketi ve Türkiye'de Demokrasinin Konsolidasyonu Paneli'nin açılışında konuştu.
Türkiye'nin bu konuyla ilgili çok önemli aşamalardan geçtiğini, çok önemli badireler atlattığını belirten Ergin, bugün önemli kavşaklardan birinde olduğunu söyledi.
Bunun daha iyi anlaşılabilmesi için Osmanlı'ya bakılması gerektiğini ifade eden Ergin, Osmanlı'nın 600 yıl hüküm sürdüğü coğrafyada bugün 50 devlet kurulduğunu, bu ülkelerde çok farklı sosyal katmanlar, farklı ırklar, farklı renkler, farklı dinlerin yaşadığını vurguladı.
Bu kadar farklılığı barış, huzur ve kardeşlik coğrafyasında yaşatan anlayış ve yöntemlerin incelenmesi, derinlemesine tetkik edilmesi gerektiğini dile getiren Ergin, "Cumhuriyet'in 90. yılını idrak ediyoruz. Bu 90 yılda genç Cumhuriyet'in başına gelenler, yaşadığımız sıkıntıları sıralayalım. Neler yaşandı? Hangi isyanlar, hangi sıkıntılar, hangi müdahaleler, müdahale girişimleri... Bunları alt alta koyduğmuzda 624 yıl çok daha komplike, çok daha kozmopolit toplulukları bir arada yaşatan anlayış, yönetme biçimi, gerçekten bizim bugün geleceğe güvenle yürümemiz açısından derinlemesine tetkik edilmesi gereken süreç" diye konuştu.
Çok partili siyasi hayata geçilmesinin ardından Demokrat Parti'nin milletle barışık olduğu bir dönem yaşandığını ancak o güne kadar ülkeye şekil veren vesayet organlarının, sandık sonucuyla yönetimin değişmeyeceği endişesine kapılıp darbeye zemin hazırladığını anlatan Ergin, 1960 darbesinin ardından "evet biz de yapabiliriz" duygusunun aynı kadroların diğer mensuplarına sirayet ettiğini kaydetti. Ergin, sonraki darbe girişimlerinin bundan kaynaklandığını dile getirdi.
-"Kamuoyuna yansımayan müdahale girişimleri var"
Kamuoyuna yansımayan darbe girişimleri bulunduğunu da belirten Ergin, "Gerçekte müdahale girişimlerinin sayısı bu bilinenlerden çok fazla ama siyasetçiler bu müdahale girişimlerini kamuoyuyla paylaşmaktan imtina etmişler ve açıklamamışlar. Gerçekte bu saydıklarımın ötesinde müdahale girişimleri de var. Siyasetçi vatandaşa gidiyor, kendi düşüncesini, partisinin felsefesini seçmenle paylaşıyor, vatandaş oyunu veriyor ama Ankara'ya geldiğinde aynı siyasetçi vatandaşa söz verdiği icraatları yapamıyordu. Vatandaşa taahhüt ettiği şeyleri yapmaya kalksa bireysel olarak başına sıkıntı geliyor ya da partisini kapattırıyordu" ifadelerini kullandı.
Avrupa'da son 60 yılda 3 siyasi parti kapatılırken aynı dönemde Türkiye'de 25-26 siyasi parti kapatıldığını anımsatan Ergin, bunun Türkiye'de siyasetin hangi şartlarda yapıldığının görülmesi bakımından çok önemli olduğunu vurguladı.
-"Bu coğrafya farklı müdahalelere muhatap olmuştur"
Türkiye'nin bulunduğu coğrafyanın da bu konuya etkisi olduğunu dile getiren Ergin, "Jeopolitik öneme sahip ülkenin kendi başına bırakılması, dünya üzerindeki güç odaklarının menfaatlerine her zaman hizmet etmeyeceği için farklı müdahalelere de muhatap olmuştur bu coğrafya" dedi.
AK Parti İktidarının Türkiye'de akla gelebilecek her noktada çok önemli değişikliklere imza attığını ifade eden Ergin, "AK Parti'nin bu 11 yıl içinde bu ülkeye yapmış olduğu en büyük hizmet bugünkü tartışmanın konusu olan demokrasinin konsolide edilmesidir. Bu büyük icraat, bu ülkede demokrasinin kesintiye uğramadan sürdürülebilir kılınması sonucu AK Parti'nin hizmet döneminin en önemli eseri olarak inşallah Türkiye'ye armağan olacaktır" diye konuştu.
Partisinin 2002-2013'te yaşadıklarının, Türkiye siyaset tarihinin bir muhassalası olduğunu söyleyen Bakan Ergin, geçmiş dönemlerden farklı olarak statükonun dayatmalarına teslim olmadıklarını ve ülkenin her alanda dönüştürülmesi için çok güçlü bir mücadele verdiklerini kaydetti.
AK Parti'nin bu mücadeleyi verirken halkı dışında destekçisi olmadığını ifade eden Ergin, bu mücadeleyi halkla barışık olarak gerçekleştirdiğini ve gerçekleştirmeye devam ettiğini bildirdi.
"Türkiye'de o kadar kökleri derine inmiş bir vesayet anlayışı ve o kadar kökleşmiş bir yapı vardı ki gerçekten siyasetçilerin işi çok zordu" diyen Ergin, "Sorumluluk, mesuliyet siyasette ama yetki siyaset dışı organlardaydı. Böyle bir ülkede siyaset yaptık, yapmaya gayret ettik. Bu paradigmayı kıran ana noktalardan biri 27 Nisan bildirisinden sonra Hükümetin yaptığı açıklamadır. 28 Nisan'da siyasi tarihimizde bir ilk yaşanmıştır. 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' diyordu Hükümet. O egemenliği milletimiz sandıkta bu dönem için AK Parti'ye tevdi etmiştir" ifadelerini kullandı.
Bunun Türk siyaset tarihinde bir ilk, Türk siyasetinde süregelen bu geleneği kıran, buna son veren bir çıkış olduğunu vurgulayan Ergin, "Belli riskleri barındırıyordu ama bu böyle gidemezdi" dedi.
Ergin, 28 Nisan'da ilk çıkışın yaşandığını arkasından, Türkiye'de gerçekten demokrasinin sürdürülebilir kılınması adına bir takım reformlara ihtiyaç olduğu gerçeğinden hareketle adımlar atılmaya başlandığını söyledi.
AK Parti'nin 2002'de Hükümeti kurmasının ardından bütün göstergeler iyiye giderken, bir milletvekilinin kendisine, "2003 Mart ayında seçim var" dediğini aktaran Ergin, "Nasıl olur, her şey iyi gidiyor" diye karşı çıktığında, "Senin bilmediğin çok önemli şeyler var" karşılığını aldığını anlattı. Ergin, "2 aylık Hükümet... O süreçte bile psikolojik operasyonlara başlanmıştı" dedi.
- Ankara
Son Dakika › Güncel › Demokratikleşme Paketi ve Türkiye'de Demokrasinin Konsolidasyonu Paneli - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.