Dilek Kaya İmamoğlu, ADA'nın 48. buluşmasında toplumun güvensizleştiğini söyledi - Son Dakika
Son Dakika Logo

Dilek Kaya İmamoğlu, ADA'nın 48. buluşmasında toplumun güvensizleştiğini söyledi

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Dilek Kaya İmamoğlu, ADA\'nın 48. buluşmasında toplumun güvensizleştiğini söyledi
 Güncelleme: 

19 Mart operasyonu mağdur yakınlarının kurduğu Aile Dayanışma Ağı (ADA), 48. buluşmasını Saraçhane Parkı'nda yaptı. Buluşmada konuşan Dilek Kaya İmamoğlu, belediye operasyonlarını, okul saldırılarını eleştirip toplumun güvensizleştiğini söyledi; Ekrem İmamoğlu'nun mektubu okundu.

Kamera: Umut Emre GÖKBULUT

(İSTANBUL) 19 Mart operasyonu mağdur yakınları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı (ADA), 48'inci buluşmada Saraçhane Parkı'nda bir araya geldi. Buluşmada konuşan Dilek Kaya İmamoğlu, "Hemen hemen her gün belediyelere yapılan operasyonlar, yargı-siyaset iş birliğiyle milletin iradesini yok sayan anlayışla ve okullara yapılan saldırılarla karşı karşıyayız. Diken üstünde yaşayan; güvensiz, ümitsiz, mutsuz bir topluma dönüştük. Seçmenin iradesine yönelik saldırılar artık gizlenmeye bile çalışılmıyor. Her şey apaçık gözümüzün önünde oluyor. Artık kılıfına uydurma, en azından görüntüde adil olma gayretinden bile tamamıyla vazgeçilmiş durumda."

19 Mart operasyonu mağdur yakınları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı (ADA), 48'inci buluşmasını Saraçhane Parkı'nda gerçekleştirdi. Buluşmaya; YENİ Parti milletvekilleri Gökan Zeybek, Suat Özçağdaş, Turan Taşkın Özer, Yeni Parti Kurucu İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Yeni Parti İstanbul Kurucu Kadın Kolları Başkanı Hatice Selli Dursun, Yeni Parti İstanbul Gençlik Kolları, tutuklu yakınları, sanatçılar, gazeteciler ve vatandaşlar katıldı. Bir yılı aşkın süredir Silivri'de tutuklu bulunan Cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, yaptığı konuşmada şunları söyledi:

"OKULLARIMIZDA BİRBİRİ ARDINA TARİHİMİZDE DAHA ÖNCE ÖRNEĞİNİ GÖRMEDİĞİMİZ SALDIRILAR YAŞANIYOR"

"Aylardır bir aradayız. Aile Dayanışma Ağı olarak hemen her hafta buluşmalarımızı gerçekleştiriyoruz. İçinde bulunduğumuz adaletsizliğin ve eşitsizliğin yalnızca bizleri değil, tüm toplumu derinden etkileyeceğini sürekli dile getirdik, getiriyoruz. Bugün ne yazık ki söylediklerimizde ne kadar haklı olduğumuzu çok acı örneklerle, ne kadar haklı olduğumuz çok acı çok acı örneklerle karşımıza çıkıyor. Toplumda giderek derinleşen eşitsizlikten, ayrımcılıktan, umutsuzluktan ve geleceğe duyulan güvensizlikten en çok etkilenenlerin başında çocuklarımız var. Okullarımızda birbiri ardına tarihimizde daha önce örneğini görmediğimiz saldırılar yaşanıyor. Gencecik yaşta evlatlarımız en güvende olmaları gereken yerde, okullarında saldırıya uğruyor, yaralanıyor, hayatlarını kaybediyor. Hayatını kaybeden evlatlarımızın acısını tarif etmek mümkün değil. Bir annenin, bir babanın yaşayabileceği en büyük acıyla karşı karşıya kalan ailelerimizin üzüntüsünü yürekten paylaşıyorum. Evlatlarımıza Allah'tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum. Yaralanan çocuklarımızın da bir an önce sağlıklarına kavuşmalarını diliyorum. Hiçbir anne, hiçbir baba bu acıları yaşamamalı. Ancak toplumumuzda kanayan bir yara haline gelen adaletsizliği ve eşitsizliği gidermeden çocuklarımızın kendilerini güvende hissedeceği, geleceğe umutla bakacağı bir toplumu inşa edebilmemiz ne yazık ki mümkün değil.

"NE ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNE NE KADINLARA NE İNSAN HAKLARINA NE DE KANUNLARA GEREKEN SAYGI GÖSTERİLİYOR"

Hemen hemen her gün belediyelere yapılan operasyonlar, yargı-siyaset iş birliğiyle milletin iradesini yok sayan anlayışla ve okullara yapılan saldırılarla karşı karşıyayız. Diken üstünde yaşayan; güvensiz, ümitsiz, mutsuz bir topluma dönüştük. Seçmenin iradesine yönelik saldırılar artık gizlenmeye bile çalışılmıyor. Her şey apaçık gözümüzün önünde oluyor. Artık kılıfına uydurma, en azından görüntüde adil olma gayretinden bile tamamıyla vazgeçilmiş durumda. Üstelik milletimizin en temel değerleri, gelenekleri, ahlak anlayışı bile ayaklar altında. Sabaha karşı evine polisler tarafından baskın yapılan, pijamalarıyla kapıyı açan bir kadının görüntüleri, kameraların kapatılmasını istemesine rağmen kaydedilmeye devam ediliyor. Bu görüntüler birileri tarafından basına sızdırılarak yayımlanıyor. Ne özel hayatın gizliliğine ne kadınlara ne insan haklarına ne de kanunlara gereken saygı gösteriliyor. Bu asla kabul edilemez. Devletin kurumları eliyle insanların haklarının çiğnenmesine, toplumun vicdanını yaralayan uygulamalara son verin! Bütün bunların sorumluluğunu kim üstlenecek?

"HİÇ KİMSENİN AİLESİNDEN, SEVDİKLERİNDEN VE HAYATINDAN KOPARILMADIĞI, HUKUKUN HERKES İÇİN EŞİT İŞLEDİĞİ BİR DÜZENİ İSTİYORUZ"

Ne insanlarımızın birikimlerinin bir günde yok edilmesi ne öğrencilerimizin güvenliklerinin tehdit altında olması ne emekçilerimizin çalışma koşulları ve iş cinayetleri ne de emeklilerimizin kendilerini çaresiz hissetmesi gereken karşılığı buluyor. Bütün bunlar toplumda giderek büyüyen bir kaygıya ve güvensizliğe neden oluyor. İnsanlar yaşadıkları sorunların görülmesini, seslerinin duyulmasını ve sorumluluk alınmasını bekliyor. Aynı şekilde seçmenler de iradelerine saygı gösterilmesini, seçtikleri yöneticilerin görevlerini özgürce sürdürebilmesini bekliyor. İstanbul'un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu 19 Mart 2025'ten bu yana tutuklu. Yol arkadaşları da aylardır ailelerinden ve sevdiklerinden ayrı. Yaklaşık iki yıldır dile getirdiğimiz adalet talebimizin temelinde tam da şu var: Hiç kimsenin ailesinden, sevdiklerinden ve hayatından koparılmadığı, hukukun herkes için eşit işlediği bir düzeni istiyoruz."

Dilek Kaya İmamoğlu, Silivri'de tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu'nun gönderdeği mektubu da okudu. Mektupta şu ifadeler yer aldı:

"Sevgili Aile Dayanışma Ağı üyeleri, benim koca yürekli dostlarım; hep birlikte hayatın en ağır yüklerinden birini taşıyoruz. İster içeride ister dışarıda hiç fark etmiyor. Nerede, hangi şartlar altında olursak olalım sevdiklerimizin maruz kaldığı haksızlıklar kendi yaşadıklarımızdan daha çok canımızı yakıyor. Birbirimizi düşünüp gözetmekten, ülkenin halini dert etmekten kendimize sıra gelmiyor. Ama bundan şikayetçi olacak değiliz. Sevmek ve sevilmek böyle bir şey. Bizler insanız; sevmek ve sevilmek bizim en büyük gücümüz. İçlerinde insan, vatan, millet sevgisinin kırıntısı kalmamış, kalpleri kötülükle dolu bir avuç insan adaletsizliğin ve haksızlığın iktidarını kalıcı hale getirmek istiyorlar. Onların sevgi ve cesaretimizi... Onları sevgi ve cesaretimizin büyüklüğüyle, dayanışmamızın gücüyle durduracağız. Bunu biliyor, bunun huzurunu ve güvenini yaşıyorum.

"ZOR GÜNLER ELBET GEÇECEK. TÜRKİYE ÖZGÜRLÜĞÜN VE ADALETİN, HUZURUN VE BEREKETİN ÜLKESİ OLACAK"

Aile Dayanışma Ağı ile ilgili haberleri aldıkça içim umutla doluyor. Sizler büyük bir adaletsizliğin yükünü metanetle taşıyan onurlu, güçlü insanlarsınız. Yalnız kendiniz için değil, hiç kimse sevdiklerinden haksız yere ayrı kalmasın, adaletin terazisi herkesi eşit tartsın diye mücadele ediyorsunuz. Siz başınızı eğmediğiniz, birbirinizin elini bırakmadığınız sürece bu ülkede yaşayan herkes için umut vardır. Umut, her şeyden önce insanın kendi içindeki iyiliğe güvenmektir. Kötülüğün, haksızlığın asla kalıcı olmayacağını bilmektir. Elbet gün gelir bütün kapılar özgürlüğe açılır. Gün gelir yollar yeniden eve çıkar. Ağzımızdaki o buruk tat uçar gider, sofralarımız kavuşmanın tadıyla lezzetlenir. Zor günler elbet geçecek. Türkiye özgürlüğün ve adaletin, huzurun ve bereketin ülkesi olacak. Siz başınızı eğmediğiniz, birbirinizin elini bırakmadığınız için her şey çok güzel olacak. Sizleri çok seviyorum, hasretle kucaklıyorum. Ekrem İmamoğlu."

"HUKUK HERKESE EŞİT İŞLESİN VE SEVDİKLERİMİZ TUTUKSUZ YARGILANSIN. O MAHKEMEDE TAHLİYE BEKLİYORUZ. BERRA VE SERRA BABALARINA KAVUŞSUN İSTİYORUM"

Ardından söz olan Şile Belediyesi Şehir Plancılarından tutuklu bulunan Evren Buçan'ın eşi Esma Buçan söz aldı. Buçan, "Eşim, 15 ay önce Şile Belediyesi soruşturmasında tutuklandı. ve yaklaşık 15 aydır Maltepe Cezaevi'nde. 10 gün sonra mahkememiz var. Hepimiz burada adalet arıyoruz. Hukuk herkese eşit işlesin ve sevdiklerimiz tutuksuz yargılansın. O mahkemede tahliye bekliyoruz. Berra ve Serra babalarına kavuşsun istiyorum. Herkese çok teşekkür ediyorum" dedi.

Bayrampaşa Belediyesi'ne yapılan operasyonla gözaltına alınarak tutuklanan Özkan Kanbay'ın babası ise, "14 aydır oğlum Silivri'de tutuklu. Benim oğlum, ne foncudur ne gemicidir ne de okçudur. Benim oğlum hırsız olsa önce ben evlatlıktan reddederim" şeklinde konuştu.

Kaynak: ANKA

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.